Fara nedir, Fara ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Büyük sıçan.

Fara ile ilgili Cümleler

  • Lütfen faraşı süpürge dolabına koy.
  • Faraza, bütün arılar öldü; yaşam yine de devam edebilir mi?
  • Bu sadece bir farazi soruydu.
  • Bana süpürge ve faraşı ver lütfen. Yere bazı kırıntılar döktüm.

Fara ile ilgili Atasözü veya Deyim

faraş gibi (veya kadar) : normalinden fazla açılan (ağız).

Fara tanımı, anlamı

Farabi : Farap adlı ilden olan kimse. 870-950 yılları arasında yaşamış büyük Türk İslâm düşünürünün adı

Faraç : Mısır kavurmak için tenekeden yapılan tava.

Farad : Elektrik sığa birimi. Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. SI, sisteminde kondansatörlerin sığa birimi. 1 kulonluk (C) yük yüklenerek 1 V’luk potansiyel farkı oluşturulmuş kondansatörün sığası 1 farad’dır. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.

Faradak yanmak : Birdenbire yanıp geçmek, parlayıp sönmek.

Faradan : Herhangi bir hayvan sürüsünün birden ve toplu olarak kalktığı zaman çıkardığı ses.

Faraday : 6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.

 

Faraday elektroliz kanunları : Elektrotlarda açığa çıkan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik yükü miktarı ile orantılıdır. Aynı miktar elektrik farklı çözeltilerden geçtiğinde, onların eşdeğer kütleleri ile orantılı olarak madde açığa çıkartır.

Faraday karanlık bölgesi : Düşük basınçlı uçunlarda elektriksel boşalım sırasında oluşan eksi ışınlar bölgesi ile artı dikeç arasındaki karanlık bölge.

Faraday sabiti : Elektrolizde 1 eşdeğer gram metalin katotta açığa çıkmasını sağlayan elektrik yükü miktarı. 1 faraday=96487 coulomb/eşd.

Faraday üşerçözüşüm yasaları : Bir üşerli çözeltiden geçen akımın yol açtığı kimyasal etkilerle ve çözeltiden ayrılan özdek tutarları ile ilgili iki yasa.

Faradayik akım : Bir elektrokimyasal hücrede, yükseltgenme veya indirgenme reaksiyonlarından kaynaklanan akım.

Faradayik olmayan akım : Bir elektrot yüzeyinde yükseltgenme veya indirgenme dışı olaylardan kaynaklanan akım.

Faragöz : Sofa. Mutfakla salon arasında olan kapı.

Faralak : İçi boş, kurtlu ceviz, fındık ve benzerleri yemişler.

Faraşderesi : Sivas ilinde, Akçakışla bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Faraşköy : Tekirdağ ili, Hayrabolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Faraşlı : Kırıkkale şehri, Sulakyurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat kenti, Sorgun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Faraş : Toplanan süprüntüleri alıp atmak için kullanılan teneke veya plastikten yapılmış kısa saplı bir kürek türü.

Faraza : Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki.

Farazi : Varsayımsal.

Faraziye : Varsayım.

Diğer dillerde Fao anlamı nedir?

İngilizce'de Fao ne demek ? : food and agriculture organisation of the united nations, food and agriculture organization