Farabi nedir, Farabi ne demek

Farabi; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Farabi isminin anlamı, Farabi ne demek:

Farap adlı ilden olan kimse. 870-950 yılları arasında yaşamış büyük Türk İslâm düşünürünün adı. Farabi ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Farabi hakkında bilgiler

Farabi (Farsça: ابونصر محمد بن محمد فارابی‎ / Abū Nasr Muhammad al-Fārāb; Batı′da bilinen adıyla Alpharabius (adıyla ilgili kayda geçmiş diğer versiyonlar için aşağıya bakınız) (d. 872 Fārāb – 14 Aralık 950 ile 12 Ocak 951 arası Şam), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir. Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağ islam aydınları arasında Muallim-i Sânî ya da Hace-i Sâni (İkinci Üstad / Magister secundus) olarak bilinir. Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur. Farabi'nin hayatı selefi olduğu Kindi gibi çok az bilinir. Bağdat, Halep ve Mısır'da bulunduğu, hayatının önemli bir kısmında Halep'teki Şii Hamdani hanedanı tarafından desteklendiği bilinmektedir. Etnik kimliği tartışmalıdır. Kimi kaynaklara göre Fars kimilerine göre Türk kökenlidir. Ancak Farabi, bütün eserlerini Arapça yazmıştır. Farabi Aristo'nun temel eserlerinin birçoğunu Arapça'ya yeniden çevirmiş, bu eserlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan şerhler yazmıştır. Bu yanıyla hem İslam dünyasında antik felsefenin anlaşılmasını sağlamış, hem de Arapça'nın bir felsefe dili haline gelmesine büyük bir katkı yapmıştır. Farabi'nin bu büyük katkısının yanında İkinci Üstad kabul edilmesinin ana nedeni İbn-i Haldun'a göre onun mantık alanında yaptığı çalışmalardır. Farabi, Aristo'nun 6 ciltlik temel mantık kitabı Organon'un tüm bölümlerini içeren çeviriler ve şerhler kaleme aldı ve Organon'u iki bölüm daha ekleyerek 8 kitaba çıkardı. Mantık ifadeleri, onu ifade etmek için kullanılan dil ve bilgi ile ilişkili olduğu için Farabi'nin mantık dışında dil felsefesi ve epistemoloji üzerinde de yoğun şekilde durduğu görülür. Farabi'nin diğer bir çalışma alanı Doğa felsefesi, Metafizik ve Psikoloji olmuştur. Doğa anlayışı dönemin Batlamyusçu dünya merkezli görüşüne uygundur. Farabi'nin geliştirdiği sudûr teorisi ise Neoplatoncu ve İsmaili kökenlere dayanır. Bu anlayış daha sonra İbn-i Sina tarafından geliştirildi. Farabi'ye atfedilen kitapların sayısı 100 ile 160 arasındadır. Farabi, El-Kindi'nin kurucusu olduğu kabul edilen ve İslam felsefesi içinde rasyonal/Aristocu eğilimi ifade eden Meşşaîlik akımının ikinci kurucusudur. Pek çok takipçisi olduğu için bazı felsefe tarihçilerine göre bir Farabi okulundan sözedilebilir. Yahudi filozof Maymonides etkilendiği felsefeciler içinde en büyük övgüyü ona yapar: "Mantık hakkındaki eserlere gelince, sadece Ebu Nase el-Farabi'nin eserlerinin çalışılması yeterlidir. Onun tüm eserleri kusursuz ve mükemmeldir. O eserler incelenmeli ve anlaşılmalıdır. Çünkü o büyük bir adamdır." Batı'da Farabi'nin eserleri İbn-i Sina ve İbn-i Rüşd'ün eserlerinden daha az tercüme edilmişse de, Farabi'nin eserleri Aristo düşüncesinin yeniden anlaşılmasında merkezi bir öneme sahip olmuş, arkadan gelen felsefi zenginliğe ilk açılımı yapmıştır. İbn-i Rüşd ve Endülüslü filozoflar Farabi'yi mantık, psikoloji ve siyaset konularında önemli bir otorite olarak görürler.

 

Farabi anlamı, tanımı

 

Fara : Büyük sıçan

Çalışma alanı : Bir işlem sırasında, veri öğelerinin, üzerinde çalışılmak üzere geçici olarak saklandığı bellek alanı.

Dil felsefesi : Dilin özü, kökeni, anlamı, yapısı üzerine araştırmalar yapan felsefe dalı.

Harf çevirisi : Transliterasyon.

Anlaşılabilme : Anlaşılabilmek durumu.

Temel mantık : Mantıksal değişmezleri eklemler, niceleyiciler ile eşitlik; değişkenleri bireysel değişken; mantıksal olmayan değişmez türleri ad, yüklem ile işlev olan mantık dizgesi. eklemler mantığı, yüklemler mantığı, niceleme mantığı, yalınç eşitlik mantığı, yüksek basamak mantığı, felsefe mantığı.

Epistemoloji : Bilgi kuramı.

Bilim adamı : Bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse, bilim kadını, bilim insanı, bilgin, âlim.

Mantık dışı : Mantıkla hiçbir ilgisi olmayan, mantığa uymayan. Mantıkla çözümlenemeyen.

Tartışmalı : Tartışma yapılan. Tartışılmakta olan, kesinleşmemiş.

Altın çağı : Bir şeyin veya bir kimsenin en verimli, en başarılı dönemi.

Gökbilimci : Gökbilimle uğraşan bilgin.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Altın çağ : Bir şey veya bir kimse için en verimli, en başarılı dönem. Bir şeyin en çok kullanıldığı, tüketildiği dönem.

Metafizik : Doğaötesi.

İncelenme : İncelenmek işi.

Çalışılma : Çalışılmak işi.

Sayesinde : Aracılığıyla, yardımıyla.

Psikoloji : Ruh bilimi, ruhiyat. Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü. Herhangi bir edebiyat ürününde, kişilerin kişiliklerini belirleyen duyuş, düşünüş, davranış biçimi. Ruhsal.

Felsefeci : Felsefe incelemeleri yapan kimse. Felsefe öğretmeni.

Diğer dillerde Fao anlamı nedir?

İngilizce'de Fao ne demek ? : food and agriculture organisation of the united nations, food and agriculture organization