Fault defleetion türkçesi Fault defleetion nedir

  • Kırık sapması.
  • Başka bir kırıkla kesişen kırığın doğrultusunu değiştirmesi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Fault defleetion ingilizcede ne demek, Fault defleetion nerede nasıl kullanılır?

Fault : Kabahat. Çatlak. Yanılgı. Suç. Yönetmeliğe aykırı hareket. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Kınamak. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Hatası olmak.

Fault analysis : Kusur çözümlemesi. Bozukluk çözümleme. Arıza çözümlemesi.

Fault block : Karşılıklı iki sınırında, kırık düzlemleri bulunan dağ ya da kayaç kütlesi. Kırıklı tomruk. Kırıklı kaya kütlesi. Fay bloğu.

Fault caption : Ty. uygulayımsal aksaklığı izleyicilere duyurmak için kullanılan saydam resim. Teknik arıza diyası. Uygulayımsal aksaklık resmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fault dam spring : Kırık kaynağı. Kırıkla ayrılmış bir kuyu yatağının geçirimsiz bir katman ile karşılaştığı yerde, suların aşağıdan yukarı çıkmasıyle oluşan kaynak. Fay-barajı gözesi.

İngilizce Fault defleetion Türkçe anlamı, Fault defleetion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fault defleetion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Abyss : Dipsiz gibi görünen yer. Varta. Tamu. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Hufre.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Salt yaş. Kesin yaş.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi. Parazitik koni.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

Fault defleetion synonyms : absolute chronology, acid fumarole, after shock, advance of aglacier, adjacent rock, aggregats.