Faulted structure türkçesi Faulted structure nedir

  • Kırıklı yapı.
  • Faylı yapı.
  • Kırıklarla parçalanarak kendine özgü çeşitli görünüşler kazanan yerey parçası.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Faulted structure ingilizcede ne demek, Faulted structure nerede nasıl kullanılır?

Faulted : Kusur bulmak. Kırıklı. Kusurlu olmak. Hatası olmak. Faylı. Kınamak. Suçu olmak. Ayıplamak.

Structure : Örgü. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Oyun dokusu, işlenişi, çatısı. konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo. Şekillendirmek. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. Bünye. Düzenlemek. Kuruluş. Bir halkbilim olay ya da ürününün örge öbeği, örge tümgesi ya da örge tümgeleri biçimindeki içyapısı. bk. örge, örge tümgesi. krş. dışyapı. İçyapı.

Faulted junction : Kırıkla değinme. İki katman ya da oluşuğun, bir kırıkla yan yana gelmesi.

Acicular structure : İğnemsi yapı.

Aircraft structure : Uçak yapısı. Uçağın gövdesi. Uçağın dış çemberi.

Amorphous structure : Amorf yapı. Biçimsiz yapı.

İngilizce Faulted structure Türkçe anlamı, Faulted structure eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Faulted structure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ. Alüvyon.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

 

Agricultural production : Zirai üretim. Sebze. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Taze meyve. Tarım üretimi. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Faulted structure synonyms : agrarian geography, abrasion platform, altimetric profile, afforestation, aluvial terrace, abandoned meander.