Foreskins türkçesi Foreskins nedir

Foreskins ingilizcede ne demek, Foreskins nerede nasıl kullanılır?

Foreskin : Penisin ucundaki deri. Prepuce. Sünnet derisi. Gulfe. Penisin başını örten deri.

Fores : Öndeki. Başta. Önde. Önde olan. Ön taraftaki. Başa doğru. Baş taraf. İlk. Ön. Pruva.

Foresail : Ön yelken. Pruva yelkeni. Tirinket yelkeni. Trinketa yelkeni. Trinketa. Tirinket. Velestralya yelkeni.

Foresails : Pruva yelkeni. Tirinket. Tirinket yelkeni. Trinketa yelkeni. Velestralya yelkeni. Ön yelken. Trinketa.

Foresaw : Geleceği görmek. Önceden görmüş. Önceden görmek. İleriyi görmek.

Foreseers : Tahminler yapan kehanette bulunan kimse. Kahin. Geleceği söyleyen kimse.

Foreseeable : Tahmin edilebilen. Önceden görülebilen. Önceden görülebilir. Tahmin edilebilir. Sezilebilen. Öngörülebilir.

Foresee : Geleceği görmek. Sezmek. Tahmin etmek. Önceden bilmek. Hissi kablel vuku. Ummak. Önceden sezmek. Önceden görmek. İleriyi görmek. Öngörmek.

Foreseer : Geleceği söyleyen kimse. Tahminler yapan kehanette bulunan kimse. Kahin.

Foreseen : Tahmin edilmiş. Önceden söylenmiş. Öngörülen. Ön görülmüş. Önceden haber verilmiş. Önceden görülmüş.

İngilizce Foreskins Türkçe anlamı, Foreskins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreskins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Prepuces : Penis uç derisi. Guffe. Prepüs.

Cutis : Derma. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Alt deri. Deri. Cildin ikinci tabakası. Kütis. Derinin iç tabakası. Altderi. Dermis.

Foreskin : Penisin başını örten deri.

Member : Uzuv. Ört.penis. Eleman. Aza. Öğe. Üye. Çubuk. Taraf (denklem). Mensup. Organ.

Phallus : Çük (argo sözcük). Cinsel güç sembolü. Penis. Erkeklik organı. Çük. Bızır. Fallus. Kamış. Falus.

Skin : Derisini soymak. Soymak. Cilt. Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kazıklamak. Zar. Yüzmek. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Sıyırmak.

Penis : Erkeklik uzvu. Zeker. Kamış. Dıştan pigmentli deriyle örtülü, derinin altında tunika albugineayla sarılı ve iç yapısında endotelle kaplı düzensiz boşluklar bulunan erektil, erkek çiftleşme organı, kamış, fallus, edeagus. büyük ve küçük kavernli erektil doku korpus kavernozum penis ve üretranın son bölümünde korpus kavernozum üretra yer alır. Çük. Çük (argo sözcük). Erkeklik organı. Kamış (argo sözcük). Sinkaf.

Clitoris : Dilcik. Vajinanın küçük dudaklarının birleşme yerinde bulunan, erektil özelliğe sahip küçük ve duyarlı, kısraklarda oldukça gelişmiş, erkeklerdeki glans penisin dişilerdeki karşılığı organ, klitoris. Dılak. Klitoris. Bızır. Dilak.

 

Tegument : Kabuk. Bir oluşumu dıştan örten tabaka. Tegument. Zar. İçerisinde dev bir çekirdek veya çekirdek fragmentlerinin oluşabildiği sinistiyal sitoplazmik tip vücut örtüsü. tegument yassı solucanların (monogenea, digenea, cestoda) ve akantosefalaların larvalarının ve erişkinlerin yüzeyini kaplar, ancak erişkin paraziter yassı solucanların tegumentinde çekirdek bulunmaz. Tohum zarı. Deri.

Button : Filiz. İliklemek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Tomurcuk. Elektriksiz kılıçoyunu savutlarında, namluların ucuna sivriliğini gidermek için konan düğmecik. Buton. Düğmelemek. Düğme. Sayı. Namlu düğmesi.

Foreskins synonyms : clit, preputium, prepuce.