Foresails türkçesi Foresails nedir
- Tirinket.
- Ön yelken.
- Tirinket yelkeni.
- Pruva yelkeni.
- Trinketa yelkeni.
- Velestralya yelkeni.
- Trinketa.
Foresails ingilizcede ne demek, Foresails nerede nasıl kullanılır?
Foresail : Tirinket yelkeni. Trinketa. Velestralya yelkeni. Ön yelken. Trinketa yelkeni. Tirinket. Pruva yelkeni.
Aforesaid : Adı geçen. Söz konusu. Bahsi geçen. Daha önce belirtilen. Yukarıda geçen. Yukarıda bahsi geçen. Anılan. Yukarıda bahis konusu edilen. Mezkur. İsmi geçen.
The aforesaid : Yukarıda bahis konusu edilen. Daha önce söylenilen. Yukarıda bahsi geçen. Daha önce belirtilen. İsmi geçen. Söz konusu. Adı geçen. Bahsi geçen. Mezkur. Anılan.
Foresaw : Önceden görmüş. Önceden görmek. Geleceği görmek. İleriyi görmek.
Foresaw the future : Gelecekte ne olacağını görmüş. Geleceği görmüş.
Foresee : İleriyi görmek. Geleceği görmek. Ummak. Önceden bilmek. Önceden görmek. Sezmek. Önceden sezmek. Tahmin etmek. Hissi kablel vuku. Öngörmek.
Foresees : Geleceği görmek. İleriyi görmek. Sezmek. Öngörmek. Önceden bilmek. Tahmin etmek. Hissi kablel vuku. Önceden sezmek. Ummak. Önceden görmek.
Foreseers : Kahin. Tahminler yapan kehanette bulunan kimse. Geleceği söyleyen kimse.
Foreseen : Öngörülen. Önceden söylenmiş. Önceden görülmüş. Önceden haber verilmiş. Tahmin edilmiş. Ön görülmüş.
Foreseeable : Sezilebilen. Önceden görülebilir. Öngörülebilir. Önceden görülebilen. Tahmin edilebilir. Tahmin edilebilen.
İngilizce Foresails Türkçe anlamı, Foresails eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foresails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Headsail : Direğe bağlı yelken (denizcilik).
Sail : Denize açılmak. Seyretmek. Havada süzülmek. Yelkenli ile gitmek. Süzülmek. Uçmak. Yelken. Yüzdürmek. Gemi ile yol almak. Yelkenli.
Canvas : Çadır. Bezem bezi. Kanaviçe. Kaputbezi. Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez. Brandayla örtmek. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yelken. Tuvale yapılmış tablo. Kanava.
Sheet : Sarmak. Sicim gibi yağmak. Kaplamak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Kağıt yaprağı. Örtmek. Levha. İskota. Çarşaf. Saç tabakası.
Canvass : Tartışmak. Görüşmek. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Reklam yapmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Soruşturmak. Oy toplamak. Gözden geçirmek. Propaganda yapmak. Sipariş toplamak.
Foresails synonyms : foresail, head sail.

Bu kısımda Foresails kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foresails ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foresails anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foresails ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.