Canvas türkçesi Canvas nedir

  • Kaputbezi.
  • Dekorda ve perde fonlarında kullanılan kalın bez.
  • Kanvaz.
  • Branda bezi.
  • Çadır.
  • Kanava.
  • Bezemlerin yapılmasında kullanılan kalın, sağlam bez.
  • Branda.
  • Keten bezi.
  • Tuvale yapılmış tablo.
  • Yelken bezi.
  • Tuval.
  • Tente.
  • Brandayla örtmek.
  • Çadır bezi.
  • Bezem bezi.
  • Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Çatkı bezi.
  • Kanaviçe.
  • Dekor panolara ve arka perdeleri için kullanılan kalın bez.
  • Yelken.

Canvas ile ilgili cümleler

English: A painter paints his pictures on canvas. But musicians paint their pictures on silence. We provide the music, and you provide the silence.
Turkish: Ressam resimlerini tuvalin üzerine yapar, müzisyenlerse sessizliğin üzerine. Biz müziği sunarız, siz ise sessizliği.

Canvas ingilizcede ne demek, Canvas nerede nasıl kullanılır?

Canvas connection : Bez bağlantı. Üfleç titreşiminin hava kanallarına geçmesini önlemek amacıyla yapılan bir ekleme.

Canvas hut : Ağır bir kumaştan yapılan geçici konut (yörük çadırı benzeri).

Canvas scraper : Tuvalden boyayı kazımak için kullanılan özel eğimli bir bıçağı olan alet (güzel sanatlar).

With every stitch of canvas set : Bütün yelkenler fora. Yelkenler fora olarak.

Under canvas : Yelken açmış. Çadırda. İngilizce'de halk arasında çadır konaklaması için kullanılan deyim.

 

Canvass : Reklam yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Anket yapmak. Soruşturmak. Sipariş toplamak. Propaganda yapmak. Tartışmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Gözden geçirmek. Görüşmek.

Canvasbacks : Amerikan ördeği türü.

Canvassed : Görüşmek. Kamuoyu yoklaması yapmak. Anket yapmak. Gözden geçirmek. Reklam yapmak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Soruşturmak. Oy toplamak. Tartışmak. Sipariş toplamak.

Canvasser : Tetkik eden kimse. Plasiye. Anketör. Propagandacı. Temsilci. Sipariş toplayan kimse. Oy tasnifiyle görevlendirilen memur.

Canvasback duck : Yabani ördek.

İngilizce Canvas Türkçe anlamı, Canvas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canvas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caleche : Bir taşıyıcının üstü açılır tavanı. Bir veya iki at tarafından çekilen dört tekerlekli ve üstü açılıp kapanabilen hafif at arabası (iki veya dört yolcu ve bir sürücü için). Bir taşıyıcının katlanır tavanı gibi başın arkasını örten bone (18'inci yüzyılda kadınlar tarafından giyilen).

Tarpaulins : Boyalı muşamba. Sugeçirmez muşamba. Paulin. Muşamba. Tente (branda bezinden yapılmış). Katranlı muşamba. Gemici.

Tenting : Çadır kurma. Cerrah mili ile yoklamak.

Shelter tent : İki kişilik portatif çadır. İki kişilik çadır. İki kişilik küçük çadır türü.

Twill : Kabarık dokunmuş kumaş. Kabarık çapraz dokulu kumaş. Fitilli kumaş. Kumaş. Kumaş dokumak. Kabartma çizgili kumaş. Fitilli kumaş dokumak. Kruvaze armür. Dimi.

Tarpaulin : Tente (branda bezinden yapılmış). Paulin. Gemici. Muşamba. Katranlı muşamba. Boyalı muşamba. Sugeçirmez muşamba.

 

Sun blind : Güneşlik (pencere). Güneş storu. Güneş tentesi.

Cloths : Dokuma. Kumaş. Cilt bezi. Din adamlığı. Bez. Örtü. Çaput. Sofra örtüsü. Rahiplik.

Tabernacles : Muhafaza. Direk fistanı. Beden. Sinagog. Tapınak. Ruhun geçici olarak kaldığı beden. Sığınak.

Hemp : Şeytansaçı. Kendir tarağı. Kenevirgiller (cannabaceae) familyasından, yaprakları almaşlı, parmaksı bölmeli, erkek ve dişi çiçekleri ayrı, gövde lifleri dokumacılıkta, taze sürgünleri, tohumları, erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan, bir yıllık otsu bitkiler. kendir, esrar otu. Kendir. Kendir otu. Haşhaş. Esrar. Boru eklerinde sızdırmazlık sağlamak için kullanılan lifli madde. Kenevir.

Canvas synonyms : stretchers, stretcher, oil painting, canvased, material, tarps, twilling, tentorium, calash, canopy, twills, tabernacle, awning, linen, bivvy, textile, canopies, sail, cloth, sailcloth, baldachin, awnings, canvass, toile, tent, petit point, gaff topsail, sail cloth, baldachins, marquee, dorse, sunshade, buckrams.

Canvas zıt anlamlı kelimeler, Canvas kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü açmak. Şapka çıkarmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak.

Canvas ingilizce tanımı, definition of Canvas

Canvas kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a canvas tent. A strong cloth made of hemp, flax, or cotton. Used for tents, sails, etc. Made of, pertaining to, or resembling, canvas or coarse cloth.