Sail türkçesi Sail nedir

  • Havada süzülmek.
  • Yüzdürmek.
  • Yelkenli ile gitmek.
  • Yelkenli.
  • Gemi ile yola çıkmak.
  • Yelkenliyle gitmek.
  • Uçurmak.
  • Gemi ile yol almak.
  • Uçmak.
  • Yelken.
  • Denize açılmak.
  • Seyretmek.
  • Süzülmek.
  • Gururla hareket etmek.
  • Üzerinde seyretmek.

Sail ile ilgili cümleler

English: The ship will set sail for Hong Kong tomorrow at 3 p.m.
Turkish: Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.

English: After the wind has stopped, let's sail the boat off to the open sea.
Turkish: Rüzgar durduktan sonra, tekneyle açık denize yelken açalım.

English: The ship will set sail at noon.
Turkish: Gemi öğleyin hareket edecektir.

English: I'd like to sail around the world.
Turkish: Ben tekneyle dünyayı gezmek istiyorum.

English: Can you see a sail on the horizon?
Turkish: Ufukta bir yelkenli görebiliyor musun?

Sail ingilizcede ne demek, Sail nerede nasıl kullanılır?

Sail against the wind : Bir tekneyi rüzgarın estiği istikametin tersine yüzdürmek. Denizde rüzgara karşı gitmek. Rüzgara karşı yelken açmak. Akıntıya karşı gitmek.

Sail around : (tekne ile) gezmek.

Sail away : Uzaklara yelken açmak.

Sail before the mast : Tayfalık yapmak.

Sail close to the wind : Rüzgara yakın gitmek. Tehlikeli sularda yüzmek. Kendini tehlikeye atmak. Tehlikeyi göze almak. Orsasına seyretmek. Rüzgar istikametinde gitmek. Riskli işler yapmak. Risk almak.

 

Sail cloth : Yelken bezi.

Sail under false colors : Olduğundan başka türlü görünmek. Kuzu postuna bürünmek. Aldatmak. Kandırmak. Yapar gibi görünmek. Olduğundan farklı göstermek. Numarası yapmak. İkiyüzlü bir şekilde hareket etmek. Aldatmak için başkasının bayrağını veya flamasını çekerek yelken açmak (korsanların başka gemileri güvende oldukları hissi vermek için yaptıkları).

Sail through : Bir işi kolayca yapmak.

Sail with the wind : Rüzgarla yelken açmak. Akıntı ile gitmek. Rüzgarın estiği istikamette tekneyi yüzdürmek.

Sail past : Geçmişe hareket etmek. Geçmişe yelken açmak. Yumuşak ve hızlıca geçecek şekilde hareket etmek. Hızlıca hareket etmek. İle seyahat etmek (bir gemi veya tekne hakkında). Ötesine gitmek.

İngilizce Sail Türkçe anlamı, Sail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Windjammers : Çenesi düşük kimse. Yelkenli ticaret gemisi. Yelkenli gemi. Geveze. Yelkenli bir gemi.

Chop off : Kesmek. Budamak.

Flit : Hızla geçmek. Uçuşmak. Gitmek. Taşınmak. Oradan oraya uçmak. Geçmek. Başka eve taşınmak. Geçip gitmek. Çırpınmak.

Drain : Pis su borusu. Akmak. Boşaltmak. Dren. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Tahliye etmek. Suyunu çekmek. Kurutmak. Suyu çekilmek. Akaçlamak.

Flighted : Yağmur (kurşun, ok vb). Kaçma. Akış. Uçuş. Uçakla seyahat. Basamak. Sürü. Kuş sürüsü. Böcek sürüsü.

Swum : Dolmak. Yüzmek. Islatmak. Dönmek. Yüzen. Taşmak.

 

Flew : Üzerinden atlamak. Uçuşmak. Dalgalanmak. Havalanmak. Atlayarak aşmak. Kaçmak. Saçılmak. Uçakla gitmek. Savrulmak.

Shove off : Sahilden ayrılmak. Çıkmak. İtilerek açılmak. Gitmek. Avarya etmek. Defolmak. Avara etmek. Palamarı çözmek. Kıyıdan iterek açılmak. Defolup gitmek.

Put off : Ertelemek. Soğutmak. Kaçırmak (iştah). Canını sıkmak. Savsaklamak. Şaşırtmak. Alıkoymak. Çıkarmak (elbise). Baştan savmak. Kırmak (cesaret).

Contemplating : Tasarlama. Niyet etme. Düşünüp taşınma. Süzmek. Tasarlamak. İyice düşünme. Niyet eden. Dalmak. Düşünmek.

Sail synonyms : outstands, evanish, blow, soared, fleetest, go to sea, sails, debouches, canvases, buoys, buoying, put to sea, stand off, buoyed, soars, sailed, blew, fly, debouch, canvas, flight, fleeter, striking off, flow, cut off, the swim, let fly, debouching, outstand, fade, evaporates, be filtered, strike off.

Sail zıt anlamlı kelimeler, Sail kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak.

Sail ingilizce tanımı, definition of Sail

Sail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An extent of canvas or other fabric by means of which the wind is made serviceable as a power for propelling vessels through the water. Hence, to move or journey upon (the water) by means of steam or other force. To be impelled or driven forward by the action of wind upon sails, as a ship on water. To be impelled on a body of water by the action of steam or other power. To pass or move upon, as in a ship, by means of sails.