Uçurmak nedir, Uçurmak ne demek

  • Uçma işini yaptırmak.
  • Gizlice alıp gitmek.
  • Hızlı götürmek, hızlı sürmek

"Uçurmak" ile ilgili cümleler

  • "Uçurtmayı uçurmak."
  • "Arabayı kuvvetli atlar tenha yolda uçuruyordu." - Ö. Seyfettin

Yerel Türkçe anlamı:

Çalmak, aşırmak.

Uydurmak, söz çıkarmak

Över gibi görünüp alay etmek.

Kuş, yavrusunu kanatlandıktan sonra bırakmak.

Yıkmak.

Yitirmek.

Koyuvermek, bırakmak salıvermek.

Kesici ya da koparıcı bir şeyle vurup düşürmek.

Diğer sözlük anlamları:

Koşturmak, süratle göndermek.

Kaçırmak.

Yüksek göstermek, çok medhetmek.

Uçurmak tanımı, anlamı:

Uçurma : Uçurmak işi.

Arma uçurmak : Armayı rüzgâra kaptırmak.

Balon uçurmak : İlgililerin ne diyeceklerini ve nasıl davranacaklarını anlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

Haber uçurmak : Gizlice haber göndermek.

Kafasını uçurmak : Kellesini uçurmak.

Kellesini uçurmak : Kafasını keserek koparmak.

Papaz uçurmak : İçkili eğlence düzenlemek.

Yaptırmak : Satın almak. Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek.

Götürmek : Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Öldürmek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Tümüyle sahip olmak. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Bir sonuca vardırmak. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek.

 

Sürmek : Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. Devam etmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman geçmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Önüne katıp götürmek. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Zaman almak. Dokundurmak, değdirmek. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Olmaya devam etmek.

Hızlı : Uçarı, çapkın, hovarda. Çabuk, seri, süratli. Güç kullanarak. Çabucak.

Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.

Gitmek : Satılmak. Ölmek. Yürümek, yol almak. Herhangi bir durumda olmak. Geçmek. Dayanmak. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Makine, işlemek, çalışmak. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Götürülmek, gönderilmek. Yakışmak, yaraşmak. Çıkmak, ulaşmak. Bir yere doğru yönelmek. Bir şey zarar görmüş olmak. Başvurmak, yapmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Yok olmak, elden çıkmak. Sürmek, devam etmek. Tüketilmek, harcanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Yapmak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak.

Uçurmak ile ilgili Cümleler

  • Uçurtmalar uçurmak tehlikeli olabilir.
  • Bir uçurtma uçurmak tehlikeli olabilir.
  • Uçak uçurmak için ehliyetin var mı?

Diğer dillerde Uçurmak anlamı nedir?

İngilizce'de Uçurmak ne demek? : v. fly, let fly, whip off, blow, blow away, sail

Fransızca'da Uçurmak : évaporer

Almanca'da Uçurmak : v. sprengen, wehen

Rusça'da Uçurmak : v. упускать, упустить