Sail under false colors türkçesi Sail under false colors nedir

  • Numarası yapmak.
  • Olduğundan başka türlü görünmek.
  • Kandırmak.
  • İkiyüzlü bir şekilde hareket etmek.
  • Kuzu postuna bürünmek.
  • Olduğundan farklı göstermek.
  • Aldatmak için başkasının bayrağını veya flamasını çekerek yelken açmak (korsanların başka gemileri güvende oldukları hissi vermek için yaptıkları).
  • Yapar gibi görünmek.
  • Aldatmak.

Sail under false colors ingilizcede ne demek, Sail under false colors nerede nasıl kullanılır?

Sail : Gururla hareket etmek. Seyretmek. Süzülmek. Yelkenli. Yelkenli ile gitmek. Havada süzülmek. Denize açılmak. Uçurmak. Uçmak. Gemi ile yola çıkmak.

Under : Taşıyıcı. -den az. Etkisi altında. Altına. Altı. Altından. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. -in yönetiminde. -in altında. -den eksik.

False : Takma. Taklit. Yalandan yapılan. Uydurma. Düzmece. Suni. Göstermelik. Hatalı. Hileli. Yanlış.

Colors : Forma. Takı. Sancak. Renkli. Renkler. Bayrak. Simgesel giysi (okul veya takım). Üniforma. Şapka. Renkliler.

Sail under false colours : Olduğundan farklı göstermek. Kuzu postuna bürünmek.

Under false colors : Sahte bir kimlikle. Yapmacık olarak. Olduğundan farklı göstererek.

İngilizce Sail under false colors Türkçe anlamı, Sail under false colors eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sail under false colors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feigns : Gibi yapmak. Rol yapmak. Gibi görünmek (yapar). Uydurmak. Vurmak. Davranışta göstermek. Taklit etmek. Yalandan yapmak. Taslamak.

Put on : Artırmak. Yapmak (makyaj). Atfetmek. Abartmak. Binmek (otobüs veya tren veya uçak). Giymek. Takınmak. Sayı yapmak. Katmak. İleri almak.

Bamboozle : Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Kafeslemek. İşletmek. Kazıklamak. Yamuk yapmak.

Befools : İşletmek. Aptal yerine koymak.

Betrays : Ağzından kaçırmak. Ele vermek. Hainlik etmek. Hiyanet etmek. Açığa vurmak. Kötüye kullanmak. Hıyanet etmek. İhanet etmek. Yanlış yola sevk etmek.

Make a show of : Gibi yapmak. Gösteriş yapmak. Gösterişinde olmak. -mişçesine davranmak. Gibi oynamak. Hava atmak. Numara yapmak.

Act : Yasa. Numara yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Hareket etmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Oynamak. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Edim. Rol yapmak.

Plays : Kımıldamak. Turneye çıkmak. Hareket etmek. Rol almak. Tutmak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Çalmak (müzik terimi). Bahis yapmak. Oyunlar.

Bait : Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Yem. Tuzak. Fabrikasyon, rafinerasyon gibi yöntemlerle işlenip balık avı için kullanıma hazır halde sunulan cansız organik yemler. Kasten kızdırmak. Olta yemi. Kışkırtmak. Yapay olta yemi. Mola.

 

Pretend : (yalandan) -miş gibi yapmak. İddiada bulunmak. Olmak. Numara yapmak. Hak iddia etmek. Yalandan yapmak. Gelmek. Bahane etmek.

Sail under false colors synonyms : let on, bilked, played, argue, shams, play on, argues, play at, simulate, acted, baited, befool, pretending, beguiles, affects, blear the eyes, make as if to, betray, bamboozles, beguile, shamming, befooled, bamboozling, arguing, pretends, feign, make pretense of doing, argued, bilking, play, affect, sail under false colours, befooling.