Forland türkçesi Forland nedir

  • Dağoluş deviminin yönelmiş bulunduğu alan.
  • Önbölge.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Forland ingilizcede ne demek, Forland nerede nasıl kullanılır?

Forlorn : Üzgün. Perişan. Ümitsiz ve üzgün. Ümitsiz. Sahipsiz. Yalnız. Terkedilmiş ve mutsuz. Terkedilmiş. Terkedilmiş ve harap. Mahzun.

Forlorn hope : Boş ümit. Boş umut. Gerçekleşmeyecek umut. Ümitsiz girişim. Fedailer takımı (savaş).

Forlornly : Ümitsizce. Terkedilmiş halde. Harap bir halde. Terkedilmiş bir halde. Çaresizce. Üzüntülü bir şekilde. Perişan halde. Sahipsizce. Perişan bir şekilde. Ümitsiz ve üzgün halde.

Forlornness : Mahzunluk. Issızlık. Sahipsizlik. Üzgünlük.

For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.

For a kick off : İlk olarak. Öncelikle. Başlangıç olarak.

For a little : Azıcık. Kısa bir zaman için.

For a change : Fark için. Değişimin hatırı için. Değişiklik olsun diye.

For a keepsake : Hatıra olarak.

For a consideration : Para karşılığı.

İngilizce Forland Türkçe anlamı, Forland eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

 

Prussia : Prusya.

Adventive cone : İlerleme konisi. Ek koni. Parazitik koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü.

Breslau : Bir soyadı. Nebraska eyaletinde şehir. Wroclaw. Güneybatı polonya'da oder nehri üzerinde bir şehir. Louise breslau (1856-1927). Alman bir ressam.

Frontwards : İleriye yönelik. Öne doğru. Cepheye doğru. İleri yöne veya öne doğru. İleriye doğru.

Absolute age : Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş. Salt yaş.

Abyss : Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Abis. Uçurum. Tamu. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

Carpathians : Orta ve doğu avrupa'da bir dağ sırası (coğrafya). Karpat dağları. Karpatlar. Gözde bir yazlık alan. Karpatyalı.

Forland synonyms : krakow, preussen, bromberg, forrard, czestochowa, forrad, cracow, warszawa, capital of poland, vistula river, zabrze, polska, oder river, krakau, lublin, bydgoszcz, republic of poland, after shock, forwards, europe, lodz, alcalic fumarole, gdansk, frontward, absolute chronology, oder, algonkian, auschwitz, warsaw, abysal environment, aggregats, advance of aglacier, adjacent rock.

 

Forland zıt anlamlı kelimeler, Forland kelime anlamı

Backward : Ters. Gelişmemiş. Geriye doğru yapılan. Tersine. İsteksiz. Geri kalmış. Geriye. Geç kavrayan. Başlangıca yönelmiş.

Aft : Arka. Kıçta (gemi). Arka tarafta (gemi). Arkasında. Arkaya doğru (gemi). Kıça doğru (gemi). Kıç tarafta (gemi). Geriye doğru. Arka taraf. Gerisinde.

Regressive : Geriye yönelik. Azalan oranlı. Gerileyici. Tepki oluşturan (dümen vb.). Geriye giden. Gerileyen. Gerileyen, bir hastalık sürecinin şiddetinin azalması. Regresif. Geriletici.