Fracture spring türkçesi Fracture spring nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Çatlak gözesi.
  • Suları, kayaçların oldukça büyük çatlaklarından çıkan kaynak.
  • Çatlak kaynağı.

Fracture spring ingilizcede ne demek, Fracture spring nerede nasıl kullanılır?

Fracture : Kırma. Çatlatmak. Kırık. Çatlak. Kırılmak. Kemik dokusunun bütünlüğünün bozulması, fraktür. Yarılmak. Kırılma. Fraktür.

Spring : Atlama. Kaynak. Bükmek. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Zemberek. Bahar. Tuzlu su kaynağı. Yeraltı suyunun doğal olarak yeryüzüne çıktığı yer. Şafak sökmek. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su.

Fracture grain size : Kırılma tanesi büyüklüğü. Kırılmada tane büyüklüğü.

Fracture plane : Kırılma düzlemi.

Fracture strength : Kırılma dayanımı. Kırılma direnci. Kırılma dayancı. Kırılma mukavemeti.

Fracture test : Kopma deneyi. Kırılma deneyi.

İngilizce Fracture spring Türkçe anlamı, Fracture spring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fracture spring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

 

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

Adventive cone : İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni.

Abyss : Hufre. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Tamu. Varta. Derinlik. Boşluk. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur.

After shock : Artçı şok. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra).

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Absolute age : Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş.

Fracture spring synonyms : algonkian, abysal environment, adjacent rock, alcalic fumarole, agricultural geology, acrozone.