Francophone türkçesi Francophone nedir

  • Fransızca konuşma.
  • Fransızca konuşan.
  • Fransızca konuşan kimse.

Francophone ingilizcede ne demek, Francophone nerede nasıl kullanılır?

Francophobe : Fransız düşmanlığı. Fransız düşmanı.

Francophobia : Fransa veya fransız kültürüne duyulan korku veya nefret. Fransız düşmanlığı.

Francophil : Fransız hayranı kimse.

Francophile : Fransız hayranı.

İngilizce Francophone Türkçe anlamı, Francophone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Francophone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Friend : Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Ahbap. Tanıdık. Yaren. Dost. Yardımcı. Yoldaş. Arkadaş. Can. Destek.

Booster : Dönüştürgecin, akımı daha yüksek gerilime çeviren çeşidi. Bir ilacın etkinliğini arttıran madde. İteç. Artış. Yükseltici. Hız kazandırıcı (roket). Destekçi. Bir elektrik çevriminin erkilini yükseltmek ya da alçaltmak için dizgeye ardışık bağlanan aygıt. Destek. Destekleyen.

Protagonist : Başkişi. Kahraman. Taraftar. Elebaşı. Başkahraman. (roman veya oyun vb 'de) kahraman. Hikayedeki kahraman. Önder. Destekçi. Bir oyunun gelişmesinde, seyirciyi kendiyle özdeşleştiren, en önemli oyun kişisi.

Champion : Şampiyon. Müdafaa etmek. Destek olmak. Savunucu. Savunmak. Tarafını tutmak. Desteklemek. Üstün niteliklere sahip kimse. En iyi. Çok yetenekli kimse.

 

Supporter : Taraftar. Arka çıkan kimse. Süspansüvar. Suspansuvar. Arka. Bileklik. Lehdar. Sponsor. Savunucu. Korse.

Hater : Kinci. Kinci kimse.

Admirer : Aşık. Takdir eden. Hayran. Takdir eden kişi. Beğenen.

Francophil : Fransız hayranı kimse.