Gümrü nedir, Gümrü ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Küçük çömlek, güveç.
Gümrü ile ilgili Cümleler
- Bu bir gümrüksüz-mallar mağazası mı?
- Gümrük bildiriminiz, lütfen.
- Bu mallar için gümrük vergisi yok.
- Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.
- Yalnız hareketlerime değil, sözlerime de gümrük koyacak.
- Gümrükte uzun kuyruklar olacak.
- Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.
- Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.
- Gümrük memurları kutuları inceledi.
- Gümrüklenecek bir şeyin var mı?
- Gümrüksüz mağazalardan herhangi bir şey almadım.
- Bir gümrük görevlisi, bavulumu açmamı istedi.
- Burada gümrüksüz şeyler alabilir miyim?
- Gümrük nerede?
Gümrü ile ilgili Atasözü veya Deyim
gümrük koymak : engel olmak, kısıtlamak.
gümrükten mal kaçırır gibi : yangından mal kaçırır gibi.
Gümrü anlamı, kısaca tanımı
Ağırlık üzerinden alınan gümrük : Ağırlık üzerinden sayışımlanan gümrük vergisi
Aktarma gümrük işlemleri : Aktarma yönteminde uygulanan gümrük işlemleri.
Ayrımcı gümrükler : Kimi ülkelerden gelecek malları, öteki ülkelerden geleceklere göre daha elverişli ya da daha elverişsiz duruma getirme amacıyla konan gümrük vergileri.
Bileşik gümrük vergisi : Hem değer, hem de nicelik üzerinden sayışımlanan gümrük vergisi.
Çıkış gümrüğü : Malların yurttan çıkışlarına ilişkin gümrük işlemlerini yapan örgüt. Uluslararası taşınan malları dışarı çıkaran gümrük.
Çift gümrük vergisi : Hem ağırlık hem de değer birimine göre alınan birleşik gümrük vergisi.
Değişken gümrük vergileri : Dışalımı yapılan malın değerine göre oranı değişebilen ve böylece yerli ürün fiyatları ile dışalım ürün fiyatlarının dengede kalmasına olanak veren tarife.
Deniz gümrük bölgesi : Bir ülkenin, kendi yasalarına göre gümrük deneti altında bulunan deniz kesimi.
Dünya gümrük örgütü : Gümrük işlemlerine ilişkin uluslararası ölçütler oluşturmak ve bu ölçütleri etkinleştirmek amacıyla 1952 yılında Gümrük İşbirliği Konseyi adıyla kurulan ve 1994 yılında bugünkü adını alan örgüt.
Düzgeçiş gümrük işlemleri : Düzgeçiş mallarına uygulanan gümrük işlemleri, a. bk. düzgeçiş.
Eğitici gümrük vergileri : Ulusal ürünlerin daha ucuz, daha iyi nitelikte olmalarını ve yabancı mallarla yarışımını sağlamak amacıyla, yabancı mallara konulan geçici gümrük vergileri.
Ek gümrük vergisi : Gider vergisine bağlı bir malın yabancı ülke yapımlıları ile yarışabilmesi için aynı tür malların yurda sokulmasında alınan ek gümrük vergisi.
Enaz gümrük tarifesi : Dışalımda mallara uygulanan en düşük gümrük vergisi düzeyi.
Engelleyici gümrük vergileri : Yabancı malların girişini güçleştirmekle kalmayıp, onu olanaksız duruma getirecek düzeyde yüksek gümrük vergileri.
Enuygun gümrük tarifesi : Ülkenin gümrük vergisi hasılatını ençoklaştıran gümrük tarifesi.
Ezmine i atika gümrükleri : Osmanlı İmparatorluğunda Tanzimat döneminden önce, diğer ülkelerle herhangi bir anlaşma yapmadan, alınan gümrük vergileri.
Geçici gümrük tarife yükü : Bir ülkenin geçici dış ödemeler dengesizliğini gidermek amacıyla gümrük tarifelerini yükseltmesi.
Gümrüğe bildirilmemiş mal : Gümrüğe bildirimde bulunmadan, ödenen gümrük vergisine karşılık gelen mal miktarından daha fazla dışalımı yapılan veya yolcunun yanında getirmesine izin verilenin üzerinde getirilen mal.
Gümrüğe gösterme : Gereken gümrük işlemleri yapılmak üzere, malların yetkili gümrük görevlisine gösterilmesi, verilmesi.
Gümrüğe tabi mallar listesi : Gümrük tarife mevzuatına göre dışalımda gümrük vergisi ve resmine tabi olan malların listesi.
Gümrük alındısı : Gümrük vergilerini ödeyene verilen alındı.
Gümrük ambarı : Gümrüklü mallara özgü ambar. Gümrüğe gelen malların vergileri ödenene kadar depolandığı gümrük idaresinin denetimindeki depo.
Gümrük antlaşması : Gümrük vergileriyle ilgili ülkeler arasında yapılan antlaşma.
Gümrük bağışıklığı : Yurda kesin olarak giren maldan, yasası gereğince gümrük vergisi alınmaması. Bazı malların gümrük vergisine tabi olmaması.
Gümrük bildirgesi : Gümrük işlemlerinin yapılmasında kullanılan bildirge, a. bk. bildirge. [Bakınız: gümrük bildirimi]. Gümrük örgütüne verilen ve çeşitli mallarla, nesnelerin türü, kökeni ve başkaca özelliklerini belirten mal iyesinin imzasını taşıyan ve gemi kaptanı ya da hava demiryolları idaresince aynı örgüte aynı işlem dolayısıyle verilmiş olan belgeye bütünüyle uygun olması gereken bildirge.
Gümrük bildirimi : Gümrük mevzuatınca belirlenen esas ve usûller çerçevesinde gümrük rejimine tabi mallar için ülkeye giriş ve çıkışta verilen bildirim.
Gümrük bildirmeliği : Ülkeye giren mallardan alınacak gümrük vergisine ilişkin bildirmelik. (Bunda, sayılandırılacak malların niteliği ve vergi sütunları bulunur. Değer bildirmeliğindeki vergi sütununda bu verginin oranı, ölçü bildirmeliklerinde ise vergi aşaması gösterilir.). [Bakınız: gümrük bildirimi].
Gümrük bölgesi : Bir devlet gümrük yasalarının tam geçerli olduğu bölge. Gümrük mevzuatının geçerli olduğu bölge.
Gümrük çizelgesi : Dış alımcı ve dış satımcı tarafından gümrük örgütüne verilen mal ya da nesnelere ilişkin çizelge.
Gümrük dairesi : [Bakınız: gümrük idaresi]. Gümrük işlerine bakan resmi daire.
Gümrük dairesi başkanı : Osmanlı devletinde gümrük işlerine bakan resmi dairenin başında bulunan görevli.
Gümrük damgası : Gümrüklü malların özdeşliğini belirmek ya da bu mallara yetkililerden başkalarının karışmalarını önlemek ve benzerleri amaçlarla gümrük yöntem ve yasalarına göre, malların kaplarına ya da içinde bulundukları taşıtların uygun yer ve kapılarına gümrükçü vurulan damga.
Gümrük darüttalimi : Meslekte uzmanlaşmış gümrük memuru yetiştirmek amacıyla 1892 yılında kurulmuş, 1908 yılında adı Rüsumat Memurları Mektebi olarak değiştirilmiş ve 1914 yılında da kapatılmış okul.
Gümrük değer bildirim belgesi : Gümrük bildirimi amacıyla doldurulan, satıcı, alıcı, bildirimde bulunan, teslim koşulları, fatura ve değere ilişkin unsurlar hakkında bilgiler içeren belge.
Gümrük değeri : Malın değeri üzerinden gümrük vergisi alınırken,bu verginin hesaplanmasında temel olan değer.
Gümrük değeri açıklama notları : Gümrük İşbirliği Konseyi'nce yapılmış olan gümrük değeri tanımına ilişkin yine bu Konsey'in yayınlandığı açıklama notları.
Gümrük deneti : Gümrüğün uygulamakla görevli olduğu yasalara ilgililerin uymalarını sağlamak amacı ile,gümrükçe alınan önlemler ve bu önlemlere uyulup uyulmadığının gümrükçe araştırılması. Dış ülkelerden gelen ya da bu ülkelere giden taşıtların Gümrük Koruma Örgütü'nce gözetilip araştırılması.
Gümrük denetimi : Gümrük mevzuatına göre eşyanın muayenesinin, belgelerin varlığı ve gerçekliğinin kanıtlanmasının, işletme hesaplarının, defterlerinin ve diğer yazılı belgelerin incelenmesinin, nakil araçlarının, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları eşyanın kontrolünün, idari araştırmalar ve benzeri diğer işlemlerin yapılması.
Gümrük dışı sınır : Siyasi olarak ülkenin bir parçası olup gümrük mevzuatının uygulanmadığı serbest limanlar, serbest ticaret ve üretim bölgeleri ve antrepo gibi yerler.
Gümrük duvarları : Gümrük vergisinin, yabancı ülkelerden gelen malların yurda akışını kısıtlayıcı ya da önleyici niteliği.
Gümrük geçiş belgesi : Yurda geçici olarak kalmak için gelen belli yolcuların karayolu taşıtları ile, ev, spor ve gezi malları için girişte vergi inancası olarak kabul edilen ya da bu araç ve malların yurt dışına çıkarılıp belli sürelerde geri getirilmelerinde, gümrük vergisine bağlı tutulmamaları için kullanılan belge.
Gümrük geliri : Devlet hazinesince, gümrük vergisinden elde edilen gelir.
Gümrük görevlisi : Gümrüklerde, özellikle taşra örgütlerinde görevli kişi. Gümrük işlemlerini yürütmekle görevlendirilmiş kişi.
Gümrük gözetim bölgesi : Kara sınırlarından içeriye ya da deniz kıyılarından açığa doğru, üzerinde gümrüğün özel bir yetkisi bulunan bölge.
Gümrük gözetimi : Gümrük vergisi ödenmemiş ya da genellikle gümrükle ilişiği kesilmemiş mallar üzerinde gümrüğün gözetme hakkı. Gümrük idareleri tarafından, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere uygulanan işlemler.
Gümrük hakem kurulu : Gümrük yetkilileri tarafindan yapılan gümrük vergileri tahakkuklarına yönelik itirazları incelemek üzere ilgili ülkenin gümrük kanunu ile oluşturan kurullar.
Gümrük idaresi : Gümrük işlerinden sorumlu devlet dairesi.
Gümrük işgüderi : Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Yurda getirilen ve yurttan çıkarılan mallara ilişkin işlemlerle uğraşan, malların gümrükten çıkarılmalarında aracılık eden kişi.
Gümrük işlemi : Mal ve yolcuların yurda giriş çıkışlarında gümrüklerce uygulanan işlem.
Gümrük işlemleri : Yolcu, mal ve taşıtların yurda giriş, çıkış ya da düzgeçişlerine ilişkin olarak yasalarla konulmuş olan ve gümrüklerce uygulanan işlemlerin tümü.
Gümrük kaçakçılığı : Gümrüğe tabi yabancı malların vergisi ödenmeden yurtiçine sokulması.
Gümrük komisyoncusu : Bir ücret karşılığında dışalım mallarının gümrük işlemlerini sahibi adına yaparak bu malların gümrükten çıkarılmasına aracılık eden kişi.
Gümrük kontrolü altında işleme : Gümrük kontrolü altında işleme rejimi çerçevesinde işlenecek eşyanın vergilendirilmesine ilişkin her türlü işlem.
Gümrük kontrolü altında işleme rejimi : Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, dışalım vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini değiştiren işlemlerden geçirilerek elde edilen ürünlerin önceki değerleri üzerinden vergilendirilerek serbest dolaşıma girmelerinde uygulanan rejim.
Gümrük koruma görevlisi : Gümrüğün kolluk işlerini yapan görevli.
Gümrük koruma örgütü : Gümrük koruma görevlileri ile üstlerinden oluşmuş örgüt.
Gümrük kulluğu : Osmanlı devletinde gümrük muhafaza örgütünün bulunduğu yerin adı.
Gümrük muayenesi : Gümrükten geçirilmek istenen eşyanın, ilgilisi tarafından sözlü veya yazılı olarak yapılan bildirime uyup uymadığını kontrolü ve alınacak gümrük vergisinin saptanması için yapılan inceleme.
Gümrük müfettişi : Gümrük idaresinin her türlü etkinlik ve işlemleriyle ilgili denetleme, inceleme ve soruşturma işlerini yürüten kamu görevlisi.
Gümrük örgütü : Yurda giren nesnelerden vergi almak, yurt dışına gönderilen malların gözden geçirme, yoklama işlemleri ve yazılımlarını yapmak, eğleşmeden ya da geçici kabul yolu ile giren nesnelerden geçici olarak ve koruyum keseneklerini almakla görevlendirilen örgüt.
Gümrük politikası : Gümrük vergilerinin oran, kapsam ve bileşimlerinin planlanan iktisadi hedeflere ulaşmak amacıyla uluslararası mevzuat da dikkate alınarak düzenlenmesi.
Gümrük savaşı : İki ülkenin, birinden ötekine gelecek mallara önleyici, savucu ve benzerleri gümrük vergileri koymak, karşıtlama önlemleri almak, yasak ve kısıntılar koymak yoluyla giriştikleri karşılıklı yarışma, a. bk. bildirmelik savaşı. İki veya daha çok ülke arasında çıkar çatışması durumunda gümrük tarifelerinin baskı veya koruma aracı olarak kullanılması.
Gümrük sınıfları : Gümrüklerin yapabilecekleri gümrük işlemlerine ilişkin yetkilerine göre ayrıldıkları sınıflar (. sınıf gümrükler. sınıf gümrükler ve benzerleri gibi).
Gümrük sınırı : Gümrük bölgesinin dış sınırı. Gümrük kapılarından geçilerek aşılan kara, su, hava sınırı.
Gümrük statüsü : Eşyanın serbest dolaşımda bulunup bulunmaması durumu.
Gümrük tarife konumu : Dış ticarete giren malların kullanışlarına, iktisadi önemlerine ve benzerliklerine göre yapılan sınıflandırma. karşılığı Brüksel Tarife Sınıflandırma Sistemi, uyumlaştırılmış tarife sınıflandırma sistemi.
Gümrük tarife kotaları : Belli bir dışalım miktarına kadar normal gümrük vergisi bu miktarın üstündeki dışalıma ise yüksek tarife uygulaması biçimindeki dışalım kısıtlamaları.
Gümrük tarifeleri : Dışalım mallarının bir ülkeye girişinde gümrük vergisi oranlarını gösteren liste.
Gümrük tarifeleri gelir dağılımı etkisi : Bir gümrük tarifesinin konulması sonrasında, yurtiçi tüketicilerden üreticilere doğru satın alma gücü aktarımı.
Gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlaşması : Kotaları kaldırarak tarifelere dönüştürmek ve tarifeleri de zaman içinde azaltarak dünya ticaretini serbestleştirmek amacıyla anlaşmaya taraf ülkeler arasında karşılıklı ödün ilkesine göre görüşmeler yapılması ilkesiyle 1947 yılında İsviçrenin Cenevre kentinde imzalanıp 1948 yılında yürürlüğe giren anlaşma. Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması Uruguay görüşmeleri sonrasında 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını almıştır.
Gümrük uygulayımı : Her türlü gümrük yöntem ve düzeni. Gümrük bildirmeliği, malların ağırlık ya da değerlerinin saptanması yolları, sarmalaç ve benzerleri gibi, gümrük yönünden kendine özgü yanları olan işlerin tümü.
Gümrük vazifesi : Fakir ve muhtaç olan kimselere, padişaha dua etmeleri için İstanbul gümrüğü gelirlerinden ayrılan ödenekler.
Gümrük vergisi : Bir ülkeden çıkan, düzgeçen ya da o ülkeye giren mallardan alınan vergi. Dışalım mallarının ülkeye girişinde alınan vergi. Dıştan alınan, dışa satılan ya da eğleşmeden geçirilen mallardan alınan vergi.
Gümrük vergisi yansıması : İstem esnekliğinin sonsuz olmaması durumunda, dışalımcı ülkenin yeni bir gümrük vergisi koyması ya da uyguladığı gümrük vergilerini yükseltmesinin, yurtiçi fiyatları yükselterek vergi yükünün tüketicilere aktarılmasına yol açması; dışalımcı ülkenin önemli ve büyük bir pazar olması durumunda ise vergi yükünün bir kısmının ya da tamamının dışsatımcı tarafından malın fiyatının düşürülerek üstlenilmesi.
Gümrük yasaları : Gümrüğe ilişkin, yürürlükteki bütün yasa, tüzük, yönetmelik ile yönergelerin tümü.
Gümrük yasası : Her tür gümrük işlem ve görevlerine, gümrük vergilerine, gümrüklü malların konduğu yerlere ve benzerine ilişkin yöntem ve ilkeleri içine alan yasa.
Gümrük yoklama belgesi : Malın incelendiğini göstermek üzere gümrüklerce verilen belge.
Gümrük yoklaması : Giriş, çıkış, düzgeçiş ve benzerleri gümrük yöntemlerinin uygulanmasında, malların ya da kişilerin yetkili gümrük görevlisince yoklanması.
Gümrük yolları : Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları.
Gümrük yolu : Gümrük hattı ile gümrük idareleri arasında izlenmesi gereken zorunlu yol.
Gümrük yöntemi : Gümrük denetimine bağlı mallara uygulanan yöntemlerin tümü. kesin giriş, çıkış, geçici kabul, arakoruncak, düzgeçiş ve benzerleri gibi.
Gümrükdışı yerler : Açık liman, bölge ve yerler ile, gümrüklenmiş mallara ayrılan arakoruncak ya da bu tür malların konulmasına gümrükçe izin verilmiş yerler.
Gümrükleme : Gümrüklemek işi. Gümrük işlemlerini yaptırıp bitirerek, malları yurda sokma ya da yurttan çıkarma. Malın gümrüğe giriş işlemlerinin yapılması, yani gümrük vergilerinin ödenmesi. Bir malın giriş işlemlerini yapma.
Gümrüklendirme : Gümrüklendirmek işi.
Gümrüklenmemiş mal : Gümrüğe giriş işlemleri yapılmamış, yani vergi ve resimleri ödenmemiş mal.
Gümrüklenmiş mal : Gümrüğe giriş işlemleri yapılmış, yani vergi ve resimleri ödenmiş mal.
Gümrüklerden geçiş karnesi : Uluslararası karayolu yolculuklarında bulundurulması zorunlu olan; kullanılan taşıta ve karne sahibine ait bilgilerin yer aldığı belirli bir geçerlilik süresi olan belge.
Gümrüklü mal : Gümrük vergisi ödenmesi gereken, gümrük vergisinden bağışık olmayan mal. Gümrük vergisine konu olan mal. Gümrük giriş ambarlarında bulunan gümrük vergisiyle bağımlı her çeşit mal.
Gümrüksüz bölge : [Bakınız: serbest bölge]. Bir ülkeye ilişkin yerlere giren çıkan malların gümrükle bağımlı olmadığı bölge.
Gümrüksüz mal : Gümrük vergisine konu olmayan mal.
Gümrükten bağışık : Yurda girişi gümrük vergisine bağlı olmayan mal.
Gümrükten mal çekme : [Bakınız: gümrükleme].
İç gümrük : Gümrük hattından içerde bulunan gümrük idareleri.
İhtisas gümrüğü : Yetkili kurumlarca belirlenen bir eşyanın gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması amacıyla oluşturulmuş ve söz konusu eşyanın kontrolüne ilişkin özel araçlarla donatılmış gümrük.
Kambiyo karşılayıcı gümrük vergisi : Bir ülke para değerinin düşürülmesinde, o ülkeden mal sokan bir ülkece, gerektiğinde bu durumun etkilerini azaltmak üzere, olağan gümrük vergilerine kambiyo primini karşılayacak ölçüde eklenen vergi.
Karşılayıcı gümrük vergisi : Bir malın yapımı, üretim ve yurttan çıkışı için sağlanan dolaylı ya da dolaysız prim ve yardımları etkisiz bırakmak amacıyla özel olarak alınan vergi.
Karşıtlama gümrükleri : [Bakınız: savaşma gümrükleri].
Koruyucu gümrük : Dışalım mallarıyla rekabet edemeyen yerli üretimi korumak veya geliştirmek için uygulanan yüksek oranlı gümrük tarifesi.
Koruyucu gümrük vergisi : Koruyucu gümrük altında uygulanan yüksek oranlı gümrük vergisi.
Ortak gümrük tarifesi : Aralarında gümrük birliği gerçekleştiren ülkelerin birlik dışındaki ülkelere uyguladıkları ortak tarife.
Özel gümrük rejimleri : Belirli durumlarda ülkeye giren yabancı malların gümrük vergilerinden bağışık tutulduğu, yasak ve sınırlamalara konu olmayan gümrük rejimi.
Posta gümrük yöntemi : Yabancı ülkelerden posta ile gelen ya da oralara posta ile gönderilen mallara uygulanan gümrük ilke ve yöntemi.
Savaşma gümrükleri : Bir ülkenin mal satışını, aldığı özel önlemlerle olumsuz yönden etkileyen bir ülkeden gelecek mallara, o ülkeyi, bu önlemlerden vazgeçirmek üzere konulan yüksek oranlı gümrük vergileri, a. bk. karşıtlama gümrükleri.
Sınır gümrüğü : Kara sınırında görev yapan gümrük yönetimi.
Uluslararası gümrük bildirgesi tif modeli : Demiryolu ile taşınan mal, yolcu ve yolcu taşıncaklarının, sınırları geçişlerini kolaylaştırmak amacıyla yapılan 10.6.1952 günlemeli bir uluslararası antlaşmada öngörülen ve demiryolu mal düzgeçişinde kullanılan belge.
Varış gümrüğü : Gümrüklü malların yurt içinde gönderildiği ya da dışardan geldiği gümrük, a. bk. çıkış gümrüğü.
Yasaklayıcı gümrük vergisi : Bir malın dışalımını durdurmak amacıyla uygulanan ve dışalım malının fiyatını yurtiçinde üretilen dışalımı ikame eden malların fiyatının üzerine çıkaran çok yüksek oranlı gümrük vergisi.
Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.
Gümrük beyannamesi : Gümrük yönetimine verilen, ithalat ve ihracat için belirlenen malların türünü, değerini ve kaynağını belirten resmî belge.
Gümrük birliği : Belli ülkeler arasında gümrük vergilerini kaldıran, üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamalarını öngören ekonomik bütünleşme.
Gümrük kapısı : Yurt dışına gidiş veya yurt dışından dönüş sırasında gümrük işlemlerinin yapıldığı yer, sınır kapısı.
Gümrük kolculuğu : Gümrük kolcusunun yaptığı iş.
Gümrük kolcusu : Gümrüklerce gözaltında bulundurulması gerekli görülen eşya ve yolcularla beraber bulunmak, tartı, sayım ve muayene memurlarına yardım etmek vb. işlerle görevli kişi, dideban.
Gümrük tarifesi : İthal edilen mallar üzerinden alınması gereken vergi miktarı veya oranlarını gösteren liste.
Gümrükçü : Gümrük görevlisi. Başkalarıyla ilgili eşyayı bir ücret karşılığında gümrükten çıkarma işini üzerine alan komisyoncu.
Gümrükçülük : Gümrükçünün yaptığı iş.
Gümrüklemek : Bir malın gümrükte giriş işlemini yapmak.
Gümrüklendirmek : Bir malın gümrük işlemlerini yaptırmak.
Gümrüklenme : Gümrüklenmek işi.
Gümrüklenmek : Gümrükleme işlemi yapılmak.
Gümrüklü : Gümrük vergisi ödenmesi gerekli olan. Gümrük vergisi ödenmiş olan.
Gümrüksüz : Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen. Gümrük vergisi ödenmemiş, kaçak.
Gümrüksüz mağaza : Gümrük vergisi ödenmesi gerekmeyen malların satışının yapıldığı mağaza.
Diğer dillerde Gümbürdeme anlamı nedir?
İngilizce'de Gümbürdeme ne demek ? : rumbling

Bu kısımda Gümrü nedir? Gümrü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gümrü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gümrü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.