Geochemistry türkçesi Geochemistry nedir

  • Jeokimya.
  • Yerkimyası.
  • Yer kimyası.
  • Yerdeki kimyasal öğeleri ve dağılışlarını inceleyen yerbilim dalı.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Geochemistry ingilizcede ne demek, Geochemistry nerede nasıl kullanılır?

Biogeochemistry : Biyojeokimya. Yer dirim kimyası. Yaşayan organizmalar ile bulundukları yerdeki kimyasal elementler arasındaki bağlantıyı araştıran bilimsel çalışma.

Geochemist : Yerkabuğunun kimyasal bileşimini inceleyen kimse. Coğrafya kimyacısı. Jeokimya uzmanı.

Geochemists : Coğrafya kimyacısı. Yerkabuğunun kimyasal bileşimini inceleyen kimse. Jeokimya uzmanı.

Geochemical : Yerkabuğunun kimyasal bileşiminin incelemesi ile ilgili. Jeokimya ile ilgili. Jeokimyasal.

Biogeochemical cycle : Biyojeokimyasal devir. Diğer organizmaların kullanması için mikroorganizmalar tarafından kimyasal elementlerin yeniden kullanılır hale getirilmesi.

İngilizce Geochemistry Türkçe anlamı, Geochemistry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geochemistry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.

 

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi.

Abyss : Uçurum. Boşluk. Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Tamu. Cehennem. Hufre.

After shock : Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı. Artçı şok. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Absolute age : Salt yaş. Kesin yaş. Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Algonkian : Alkongien. Algonkiyen. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

 

Geochemistry synonyms : chemical science, adventive cone, agricultural geology, advance of aglacier, alcalic fumarole, chemistry, abysal environment, acid fumarole.

Geochemistry ingilizce tanımı, definition of Geochemistry

Geochemistry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The study of the chemical composition of, and of actual or possible chemical changes in, the crust of the earth.