Gerge nedir, Gerge ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bostan gölgeliği.

Gerge ile ilgili Atasözü veya Deyim

gergef işlemek : gergefle nakış işlemek.

Gerge kısaca anlamı, tanımı

Ak gergedan : Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından, 5 m kadar uzunlukta, 2 m kadar yükseklikte, iki boynuzlu, Afrika'da yaşayan bir tür. (Ceratotherium simus), Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 5, yüksekliği 2 m. İki boynuzu vardır. Orta Afrikada yaşar

Alaca gergen : Saksağan.

Aynalı gergef : Tütün kurutmak için özel olarak yapılmış kurutaç.

Endonezya gergedanı : Tek parmaklılar (Perissodacryla) takımının, gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 140 cm kadar yükseklikte, bir boynuzu bulunan bir tür. (Rhinoceros sondaicus) Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 250, yüksekliği 140 cm. Bir boynuzludur. Malayada yaşar.

Gergeç olmak : Dertop olmak: Gergeç olasın.

Gergedanböceği : Dört santimetreye yakın boyda olup, erkeklerinde sert bir boynuz bulunan ve kurtçuk evresini yaşlı ağaç kökü kemirerek geçiren kınkanatlı böcek.

Gergede : Büyük kazan.

 

Gergek bulmak : Ölmek.

Gergele : Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.

Gergelek : Dere ve ırmakların getirdiği küçük ağaç parçaları.

Gergelmek : Öküz döğüşe hazırlanmak: Bizim öküz gergeliyor.

Gergeme : Paravana.

Gergen : Tahta raf. Yönleçsel bir niceliğin birleşenlerini bir yerlemler çatkısından başka bir çatkıya dönüştürmeye yarayan bir büyüklük ya da bir işlevler kümesi. Kastamonu ili, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Gergendi : Kiraza benzer bir çeşit meyve.

Gergenek : Atmacaya benzer bir çeşit kuş.

Gergenez : Atmacaya benzer bir çeşit kuş.

Gergep : Ayakkabı çivisi. (Azot Kütahya).

Gerget : Kurutulmak üzere ipe dizilen tütün yapraklarını asmaya yarayan özel çerçeve. Pencere çerçevesi.

Ölçü gergeni : Bir uzayın ölçüsünün tanımlanmasında kullanılan gergen.

Sumatra gergedanı : Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, 120 cm kadar yükseklikte, iki boynuzlu, Sumatra ve Borneo'da yaşayan bir memeli türü. (Ceratorhinus sumatrensis) Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının gergedangiller (Rhinocerotidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 2 m, yüksekliği 120 cm. İki boynuzu vardır. Sumatra ve Borneoda yaşar.

Sürme gergef : Tahta raylar üstünde yatay olarak uzatılan bir çeşit portatif tütün kurutma aygıtı, aynalı gergef.

Gergedan : Gergedangillerden, sıcak ülkelerde yaşayan, burnunun üstünde bir veya iki boynuzu bulunan, kalın derili, saldırgan bir hayvan (Rhinoceros inducus).

Gergedan böceği : 4 santimetreye yakın boyda, erkeklerinde sert bir boynuz bulunan ve kurtçuk evresini, ağaç kökü kemirerek geçiren kın kanatlı böcek (Oryctes nasicornis).

 

Gergedangiller : Tek parmaklılar takımına giren gergedanları içine alan bir familya.

Gergef : Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar, çoğu dikdörtgen biçiminde olan çerçeve.

Gerger : Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.

Gergevşet : Birbirine yaklaşık bükülü vücut bölümlerini, gerici kasların çalışmasıyla birbirinden iyice uzaklaştırma.

Hint gergedanı : Hindistan'da bulunan bir tür gergedan (Rhinoceros unicornis).

Diğer dillerde Gereza anlamı nedir?

İngilizce'de Gereza ne demek ? : guereza