Gire nedir, Gire ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Pazar günü: Yarın gire.
Pazar günü.
Gire ile ilgili Cümleler
- O bazen bunalıma girer.
- Umarım, Mustafa Harvard'a girer.
- Girebilir miyim?
- Ali eve pencereden girebildi.
- Ali içeri giremez.
- Girebilir miyiz?
- Giremedim, çünkü kapı kapalıydı.
- Girebilir miyim.
- Tom'un mutlu olduğuna bahse girerim.
- O, odaya girer girmez Tom'u tanıdım.
- Doğrudan konuya girelim.
- Marafon gelecek yıl yüz yaşına girecek.
- Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik.
Gire ile ilgili Atasözü veya Deyim
akara kokara bakma, çuvala girene bak : iyi, kötü deme; mal ve para biriktir anlamında kullanılan bir söz.
destursuz bağa gireni sopa ile kovarlar : bir yere izinsiz girmek veya bir işe izinsiz el atmak kötü karşılanır anlamında kullanılan bir söz.
girecek delik aramak : saklanmak istemek.
güneş girmeyen eve doktor girer : güneşsiz evde hastalık eksik olmaz anlamında kullanılan bir söz.
hamama giren terler : bir işe girişen, o işin güçlüklerini veya masraflarını göze almalıdır anlamında kullanılan bir söz.
hastalık kantarla girer, miskalle çıkar : hastalık birden ve çok zorlu gelir ama yavaş yavaş iyileşir anlamında kullanılan bir söz.
köpeksiz köy bulmuş da çomaksız (veya değneksiz) geziyor köpeksiz köye (veya sürüye) kurt iner (veya girer) : koruyucusuz kalan yere veya ülkeye düşman girer anlamında kullanılan bir söz.
köpeksiz köye (veya sürüye) kurt iner (veya girer) : koruyucusuz kalan yere veya ülkeye düşman girer anlamında kullanılan bir söz.
köpeksiz sürüye kurt girer : koruyucusuz halka, bekçisiz ülkeye düşman saldırır anlamında kullanılan bir söz.
Gire anlamı, kısaca tanımı
Ele girencesi : Ele geçen miktarı
Gıran giresice : Ölesice anlamında ilenç.
Girebe : Küçük otsu bitkileri kesmeye yarayan ucu kanca gibi bir çeşit küçük balta.
Girebi : Küçük otsu bitkileri kesmeye yarayan ucu kanca gibi bir çeşit küçük balta. Meyve çekmeye yarayan ucu çengelli sopa. Burnu da olan küçük balta. Ucu karga gagasını andıran küçük balta. (Sonusa, Taşova Amasya; Alibey Mesudiye, Beyceli Fatsa, Akkuş Ordu; Derekuşculu Görele, Ladik Giresun).
Girebilme : Girebilmek işi.
Girebilmek : Girme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Girebo : Arı kovanının içine ya da çatlak delik tenekelere sıvanan siyah mum.
Gireboğlu : Frenküzümü.
Gireboli : Frenküzümü.
Girebolu : Arı kovanının içine ya da çatlak delik tenekelere sıvanan siyah mum. [Bakınız: girabolu]. Arının kovanda bıraktığı pislik.
Girebu : Küçük otsu bitkileri kesmeye yarayan ucu kanca gibi bir çeşit küçük balta.
Girebullu : Arı kovanının içine ya da çatlak delik tenekelere sıvanan siyah mum.
Giredi : Fransızca kökenli crédit: kredi.
Giregu : Salı, pazar günü, tatil.
Gireğ : Havanın bulutlu olması hali.
Gireğen : Çok giren.
Gireği : Pazar günü. Gerdek gününe rastlayan pazartesi. Haftanın günlerinden.
Gireği irtesi : Pazartesi.
Gireğiertesi : Gerdek gününe rastlayan pazartesi.
Gireğilenmek : Hava bulutlanmak.
Girek : Havanın bulutlu olması hali. Kapı. Avlu. Seyrek salkımlı, ufak taneli siyah bir çeşit üzüm. Tilkinin korunduğu taş kovuk. Hayvan tımarında kullanılan bir araç, kaşağı.
Gireli : Raf.
Girelik : [Bakınız: girellik]. Paravana, siperlik. Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.
Girelli : Manisa ili, Alaşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Girellik : Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler. Evlerde bulunan küçük hamamlık, gusulhane. [Bakınız: girenlik].
Girem : Fransızca kökenli gramme: gram; bk. ayrıca direm. Fransızca kökenli creme: krem.
Giremice gitmek : Gezmeye gitmek, sokağa çıkmak.
Girempe : Kuytu, sessiz yer. Sokulgan, becerikli, girgin kişi.
Giren hava : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Giren iğdesi : Kızılcık.
Girencik : Bursa ili, Orhaneli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Gireng : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Girengi : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali. Sıcak, sisli, boğucu hava.
Girenik : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Girenlenmek : Hava bulutlanmak.
Girenli : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Girenlik : Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler. Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali. Kiler. (Yeşilköy Gelendost Isparta; Oyaca Haymana Ankara).
Girenmek : Çok fazla yüklenmek.
Girennenmek : Hava bulutlanmak.
Girenni : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Girennik : Açık, güzel hava.
Girente : Sokulgan, becerikli, girgin kişi.
Girertesi : Gerdek gününe rastlayan pazartesi.
Giresin : Giresun.
Giresunlu : Giresun ilinden olan kimse.
Giresunluluk : Giresunlu olma durumu.
Girevat : Budanmış asma çubuğu.
Girevet : Yukarı kaldırılmış bağ çubuğu.
Girevil : Kekliklerin toplu olarak yaşaması.
Girevit : Yapağı ve yünün tarandıktan sonra kalan posa ve firesi.
Girevü : Pazar günü.
Girevüt : Yapağı ve yünün tarandıktan sonra kalan posa ve firesi.
Girey : Pazar günü. [Bakınız: gireği]. Cumartesi.
Gireyi : Pazar günü. [Bakınız: gireği]. Güveyinin gerdeğe girdiğinin ertesi günü.
Gireyiertesi : Gerdek gününe rastlayan pazartesi.
Gireylenmek : Hava bulutlanmak.
Gireyli : Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
Gireytesi : Gerdek gününe rastlayan pazartesi.
Gök gireği : Hıristiyan bayramı, yortu.
İç içe giren çatkı : Kulis ışıldaklarının konulduğu, oyuklu ayakları iç içe girip çıkabildiği için yükseltilip alçaltılabilen çatkı.
İçice giren destek : Sahne gerisindeki ışıkların konduğu ve oyuklu ayakların içice girip çıkabildiği için yükseltilip alçaltılabilen destek.
İlk giren ilk çıkan : İlk satın alınan malın, ilk gerecin ilk kez satıldığı ya da kullanıldığına ilişkin genel bir tecim varsayımı.
İlk giren ilk çıkar : Üretimde ilk defa kullanılan hammadde veya aramalının alınış sırasına göre ve alım maliyetiyle değerlendirildiği varsayılarak yapılan stok değerlendirme yöntemi. karşılığı son giren ilk çıkar 1.
Kırancıklar gire : Öl, yok ol anlamında ilenç.
Kökçe giren : Kışın lodos yeliyle ince ince yağan yağmur.
Son giren ilk çıkar : Üretim sürecinde, hammadde veya aramalının en son alınandan başlayarak kullanılacağı varsayımıyla yapılan stok değerlendirme yöntemi. karşılığı ilk giren ilk çıkar. İşgücü piyasasında iktisadi nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin sonlandırılması durumunda, işverenin son işlendirdiği işçiyi ilk olarak işten çıkarması kuralı.
Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.
Girenleme : Girenlemek işi.
Girenlemek : Hava bulutlanmak, serinlemek.
Giresun : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Diğer dillerde Girdi çıktı çözümlemesi anlamı nedir?
İngilizce'de Girdi çıktı çözümlemesi ne demek ? : input-output analysis

Bu kısımda Gire nedir? Gire ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gire tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gire hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.