Give a warning türkçesi Give a warning nedir

  • Uyarı vermek.
  • Uyarı yapmak.

Give a warning ingilizcede ne demek, Give a warning nerede nasıl kullanılır?

Give : Armağan etmek. Eğilmek. Esneklik. Koparmak. Ödemek. Tanımak. Uçlanmak. Bel vermek. Yapıvermek. Bulaştırmak.

A : (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. Bir. Miktar belirtir. Argonun simgesi. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Warning : Nasihat. Uyarı. İhtar. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Uyartı. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye, cezayı gerektiren bir davranışta bulunduğunu ve yinelemesinden kaçınması gerektiğini yazılı olarak bildirme. İkaz. Tembih. İbret. Uyarma.

Give a bad name : Adını karalamak. Ad takmak. Adını kötüye çıkarmak.

Give a beating : Ayağının altına almak. Dövmek. Yenmek. Sopa çekmek. Dayak atmak.

Give a cold shoulder to : Sert davranmak. Soğuk davranmak. -e karşı kayıtsızca davranmak.

Give a chance : Fırsat sunmak. Şans vermek. Şans tanımak. Fırsat tanımak.

Give a bribe : Parmağını oynatmak. Rüşvet vermek.

Give a black eye : Gözünü morartmak.

Give a break : Fırsat vermek. Huzur vermek. Mola vermek. Şans tanımak.