Greaves türkçesi Greaves nedir

  • Donyağı tortusu.

Greaves ingilizcede ne demek, Greaves nerede nasıl kullanılır?

Greave : Baldır zırhı.

Grease : Yağıltı. Yağ sürmek. Yağlamak. Briyantin. Olağan koşullarda katı durumda bulunan yağlama yağı. Katı yağ. Para yedirmek. (hayvansal) yağ. Yağ. Gresyağı.

Grease basin : Yağ tutucusu. Lokanta, kışla v.b. yerlerin mutfaklarından gelen kirli sulardaki yağları ayıran araç.

Grease box : (silindirik rulmanlı) dingil yatağı. Buatagres. Yağdanlık. Yağ kutusu.

Grease cup : Gresör. Vidalı gresör. Yağ kabı. Gres kutusu. Yağdanlık.

Greaseball : İğrenç olma. İtalyan asıllı serseri. Yağ çuvalı. Güney avrupalı veya latin amerikalı birisine söylenen kaba söz. Yağ tulumu. Göbekli herif.

Grease nipple : Gresörlük. Gres nipeli. Yağlık memesi. Gresör memesi. Gres rekoru. Gres memesi. Katıyağın, yağlanacak olan yere doldurulmasını sağlayan delikli küçük meme. Gresör. Çatal.

Grease tinning : Gresli kalaylama. Katıyağlı kalaylama.

Grease wool : Yağıltılı yapak. Kirli yün. Doğal halde bulunan yapağı. Kirli yapağı. Yağıltılı kapak.

Grease wrestling : Yağlı güreş.

İngilizce Greaves Türkçe anlamı, Greaves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Greaves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crackling : Kızarmış jambon kabuğu. Cazırtı. Çatlama. Çıtırtı. Çatırtı. Güzel veya çekici kadın. Hışırtı. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Kıkırdak. Çatırdama.

Residue : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Artık. Çökelti. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan. Küspe. Kalan kısım. Arta kalan. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Kalıntı. Tortu.

Greaves ingilizce tanımı, definition of Greaves

Greaves kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sediment of melted tallow. It is made into cakes for dogs` food. In Scotland it is called cracklings.