Residue türkçesi Residue nedir

  • Küspe.
  • Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler.
  • Kalıntı.
  • Arta kalan.
  • Kalan.
  • Kalan kısım.
  • Tortu.
  • Artık.
  • Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça.
  • Çökelti.
  • Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı.
  • Net tereke.
  • Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan.

Residue ile ilgili cümleler

English: They found gunshot residue on Tom's hands.
Turkish: Onlar Tom'un ellerinde barut izi buldu.

English: Gunshot residue was found on Tom's hands.
Turkish: Tom'un ellerinde barut izi bulundu.

English: The police found gunshot residue on Tom's hands.
Turkish: Polis Tom'un ellerinde barut izi buldu.

Residue ingilizcede ne demek, Residue nerede nasıl kullanılır?

Residue check : Sayı ile denetim. Artık denetimi. Kalıntı denetimi. İşlem doğruluk sınaması.

Residue class : Artık bölüğü. Kalan sınıfı.

Residue of an approximation : Yaklaşıklığın kalıntısı.

Residue theorem : Artık teoremi. Artık savı.

Barley malt cleaning residue : Arpa malt temizleme kalıntısı. Maltlaştırılmış arpanın temizlenmesinden veya malt çiminin malttan yeniden temizlenmesinden elde edilen temizleme kalıntısı.

Pesticide residue : Canlı veya cansız cisimler üzerinde yaşayan veya besin maddelerinin üretimi ve depolanması sırasında besin değerlerini azaltan her türlü böcek, kemirgen, mantar ve toprak kurdu ile yabani ot gibi tarım zararlılarıyla mücadele etmek amacıyla kullanılan kimyasallara bağlı olarak bitkisel veya hayvansal kökenli gıda maddelerinde oluşan maddelerin ortak adı. Zirai ilaç kalıntısı. Tarım ilacı kalıtnısı. Pestisit kalıntısı.

 

Dried potato processing residue : Patates işleme kalıntısı. Kurutulmus patates kalıntısı.

Feed with drug residue : İlaçlı yem. Hayvanların hastalıklarını iyileştirmek, hafifletmek, tedavi etmek veya hayvanları hastalıklardan korumak amacıyla kullanılan ve o etkiyi temsil eden ilaçları içeren herhangi bir yem.

Cottonseed sieving residue : Pamuk tohumunun ekilmek amacıyla ticari olarak linterinin alınması ve işlenmesi sonucu elde edilen, en az % 12 ham protein ve en çok % 30 ham selüloz içermesi gereken bir yan ürün. Pamuk tohumu eleme kalıntısı.

Carbon residue : Karbon kalıntısı. Karbon artığı. Karbon artığı bırakma özelliği.

İngilizce Residue Türkçe anlamı, Residue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Left : Kalmak. Sol kanat. Sol. Sol tarafa. Sol el. Soldaki. Be.sola. Bırakılan. Sola ait. Sol taraf.

Relic : Eski eser. Ölü kalıntısı. Bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya. Kutsal emanet. Hatıra. Yadigar. Rölik. Andaç.

Fossil : Taşıllaşmış. Fosil. Taşıl. Taşlaşmak. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Eski kafalı. Çok eski. Fosilleşmiş. Geçmiş yerbilim zamanlarına ilişkin hayvan ve da bitkilerin, yerkabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri.

 

Carcase : Leş. Bina iskeleti. Cife. Karkas. Enkaz. Kesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten, deri, kuyruk ve bütün iç organları böbrek ve yağlar hariç çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde, karkas. Enkaz (gemi vb). Ceset.

Overplus : Fazlalık. Bakiye.

From now on : Bu günden itibaren. Bu tarihten itibaren. Şu andan itibaren. Bundan böyle. Şimdiden sonra. Bundan sonrası için. Bundan sonra.

Fecula : Fekül. Posa. Nişasta. Nişasta unu.

Above : Yukarıdaki. Bir şeyin üstünde. Çok. Üst. Yukarıda. Yukarı. Fazla.

Cotton cake : Pamukyağı. Çiğit küspesi.

Meal : Kaba un. Yemek. Sofra. Öğün. Un gibi. Öğün yemeği. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Una benzer şey.

Residue synonyms : cottonseed cake, faeces, arrears, settlings, oil cake, remaining, crusts, residuals, left overs, relict, residuary, leaving, constituent, pulp, effluent, component part, deposits, residual, precipitate, crust, foots, crackling, hangover, dreg, remainder, oilcake, bottoms, cossette, ends, ever after, remanent, dross, feculence.

Residue ingilizce tanımı, definition of Residue

Residue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Remnant. Remainder. That which remains after a part is taken, separated, removed, or designated.