Posa nedir, Posa ne demek

  • Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı.
  • Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık.
  • Tortu, çökelti

Yerel Türkçe anlamı:

Akarsuların getirdiği birikinti, mil.

Ekmek pazısı konulan, uzun, göz göz tahta tabla.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Meyve, kök veya dallardan öz suyun çıkarılmasından sonra geriye kalan katı kalıntı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Bir ip türü. (*Güdül -Ankara)

İngilizce'de Posa ne demek? Posa ingilizcesi nedir?:

pulp

Fransızca'da Posa ne demek?:

magma

Posa kısaca anlamı, tanımı:

Posasını çıkarmak : Birini çok dövmek. bir kişi veya şeyi sonuna kadar sömürmek.

Posalanma : Posalanmak işi.

Posalanmak : Tortu durumuna gelmek, tortulanmak.

Posalı : Posası olan.

Posasız : Posası olmayan.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne.

 

Tortu : Kalıntı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Çökelti.

Çökelti : Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

Ezilmiş : Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış. Ezik duruma gelmiş.

Pancar : Bu bitkinin şeker elde edilen kalın ve etli kökü. Ispanakgillerden, vitamince zengin bir bitki (Beta vulgaris).

Sıkılma : Utanma ve çekinme duygusu, hicap. Sıkılma işi.

Posada : Beceriksiz, pasaklı, dağınık (kimse).

Posadas- wernickehastalığı : Koksidiomikozis.

Posadashastalığı : Koksidiomikozis.

Posak : Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava.

Posalak : Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar.

Posalamak : Eti kokmaması için azıcık pişirmek.

Posalmak : Posalaşmak, (meyva) çürümek.

Posarık : Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık, ılgım.

Posarmak : Küflenmek. Rengi bozulmak

Posaruk : Sıcak, sisli ve bunaltıcı hava.

Diğer dillerde Posa anlamı nedir?

İngilizce'de Posa ne demek? : [Poša] v. put, put down, lay down; set; pose, put forth (a question); lay, place

n. laying, setting, position, pose, exposure, placing; attitude, posture

v. put, put down, set, set down, place, lay; land, alight

Fransızca'da Posa : marc [le]

Almanca'da Posa : Bodensatz, Überbleibsel

Rusça'da Posa : n. жмых (M)