Grounder türkçesi Grounder nedir
- Yere vurulunca zıplayan top.
- Yerden giden top.
- Yerde yuvarlanması amacıyla vurulan top (spor).
- Yerde yuvarlanan top.
- Temelini atan veya kuran kimse.
Grounder ingilizcede ne demek, Grounder nerede nasıl kullanılır?
Grounders : Yerde yuvarlanan top. Yerden giden top. Temelini atan veya kuran kimse. Yerde yuvarlanması amacıyla vurulan top (spor).
Backgrounder : Arka plan bilgisi sağlayan rapor veya brifing. Hükümet veya iş çevresinden resmi bir sözcünün bir durumla ilgili olarak basın mensuplarına arka plan bilgisi verdiği gayriresmi basın toplantısı. Arka plan bilgisi veren kimse. Bilgi notu. Resmi bir sözcünün açıklama yaptığı gayri resmi basın toplantısı.
Grounded : Gerçekçi. Evde kalma cezası almış. Topraklı. Oturmuş veya ayakları yere basan. (evden çıkamama) cezalı. Topraklanmış. Havalanamayan. Karaya oturmuş. Çakılıp kalmış. Aklı başında.
Ill grounded : İyi nedenlere dayanmayan. Temelsiz. Temeli kötü olan. Dayanaksız. Dayanağı kötü olan.
Well grounded : Sağlam temelli. İyi bir nedeni olan. Müdellel. İyi bilgilenmiş. Sağlam bir temele dayalı.
Ground antenna : Toprak anteni.
Ground beetles : Karafatmalar. Tarım yönünden kimi zararlı, kimi yararlı birçok türü içine alan ve asalak soluncanlara arakonakçı olanlarıyle ayrıca ilgimizi çeken, genellikle gececi, kınkanatlılar familyası.
Ground air communications : Yer hava haberleşmesi. Yer-hava iletişimi.
Ground angle shot : Alıcının, yatay ekseni üzerinde, merceği yukarıya dönük olarak yerleştirilmesi, böylece aşağıdan yukarıya doğru eğik bir görüşün ortaya çıkması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alttan görüş.
Ground breaking ceremony : Temel atma töreni.
İngilizce Grounder Türkçe anlamı, Grounder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grounder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hit : Çarpma. Vurmak. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Sanat ya da tecim yönünden başarı kazanmış film. Vurulmak. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Başarılı film. Ulaşmak. Rastgelmek. Olmak.
Daisy cutter : Tırıs giden atın hafifçe ayaklarını kaldırması.
Roller : Sahile çarpan dalga. Tekerlek. Merdane. Sarma çubuğu. Oklava. Sahile çarpan büyük dalga. Silindir. Yuvarlak çubuk. Gök kuzgun. Vals.
Chopper : Motosiklet. Kuter. Kısa saplı balta. Dilici. Balta. Çapır. Akım kesici alet. Dikuçar. Takma diş.
Hitting : Vuruş. İsabet. Vurma. Vurucu.
Chop : Balta ile kesmek. Dalgalar için çırpınmak. Söyleyivermek. Baltayla kesmek. Kıymak. Yormak. Kesmek. Pat diye söylemek. Baltalamak. Yandan vuruş yapmak (kriket).
Striking : Çakma. Dikkat çekici. Şaşırtıcı. Geçici desteklerin alınması. Göz alıcı. Yamyamlık. Çarpıcı. Usturuplu. Grev yapan.
Hopper : Sıçrayan şey. Besleme hunisi. Hoper. Tahıl ambarı. Silo. Dansçı. Çamur ve çöp mavnası. Bunker. Hoplayıp zıplayan kimse. Besleme gözü.
Grounder synonyms : ground ball, groundball, grounders.

Bu kısımda Grounder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grounder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grounder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grounder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.