Striking türkçesi Striking nedir

  • Vuran.
  • Göze çarpan.
  • Dikkati çeken.
  • Göz alıcı.
  • Çakma.
  • Vurma.
  • Grev yapan.
  • Geçici desteklerin alınması.
  • Yamyamlık.
  • Şaşırtıcı.
  • Çarpan.
  • Grevdeki.
  • Usturuplu.
  • Çarpıcı.
  • Gözalıcı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dikkat çekici.

Striking ile ilgili cümleler

English: The striking workers protested their pay cut.
Turkish: Grev yapan işçiler ücretlerinin kesilmesini protesto etti.

English: The workers are striking.
Turkish: İşçiler grev yapıyorlar.

English: It was a bright cold day in April, and the clocks were striking thirteen.
Turkish: Nisanda aydınlık soğuk bir gündü ve saat on üçü vuruyordu.

English: The workers are striking for better pay.
Turkish: İşçiler daha iyi bir maaş için grev yapıyor.

English: She bears a striking resemblance to Ingrid Bergman, one of the great cinema beauties.
Turkish: O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,

Striking ingilizcede ne demek, Striking nerede nasıl kullanılır?

Striking clock : Çalar saat.

Striking force : Vurucu güç. Vurucu kuvvet.

Striking off : Listeden çıkarmak. Çıkarmak. Silmek. Uçurmak. Baskı. Kesip koparmak. Basmak.

Striking price : Alım seçme yetkisinde hisse senedi veya dövizi satınalma veya satma fiyatı. İşleme koyma fiyatı. Uygulama fiyatı. İcra fiyatı.

 

Within striking distance : Darbe indirecek mesafede. Çok yakın. Çok yakın mesafede. Bir adım mesafede. Birkaç adım mesafede. Vurulacak mesafede.

Strike a balance : Hesaplan dengelemek. Bilanço çıkarmak. Uzlaşmak. Ortak taban bulmak. Ortak noktada buluşmak. Hesapları dengelemek. Anlaşmaya varmak. Dengeyi bulmak. Ortak nokta bulmak. Denge sağlamak.

Strikingly : Vurarak. Dikkat çekici bir şekilde. Çarpıcı şekilde. Çarpıcı biçimde. Şaşırtıcı bir biçimde.

Nonstriking : Dikkat çekici olmayan. Çarpıcı olmayan. Göz alıcı olmayan. Şaşırtıcı olmayan.

Strike a bargain : Pazarlıkta anlaşmak. Mutabakat yapmak. Anlaşmak (pazarlık). Pazarlıkta anlaşmaya varmak. Mutabakata varmak. Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak. Bir pazarlıkta uyuşmak. Sonuca varmak. Pazarlığı bağlamak.

Strikingness : Dikkat çekicilik.

İngilizce Striking Türkçe anlamı, Striking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Striking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banging : Dövme. Çakma (cinsel anlamda). Darbe indirme.

Egregious : Korkunç. Kötülük. Fevkalade kötü. Çok kötü. Berbat. Muazzam. Yaman.

Cryings : İvedi. Çığlık. Apaçık. İğrenç. Acil. Ağlama. Büyük. Ağlayan.

Exotisms : Tuhaf. Yerli olmayan. Başka ülkelere ait olanları benimseme eğilimi. Alışılmamış. Dışarıdan gelme. Garip. Ecnebi. Ekzotizm. Harici.

Distractive : Çekişme veya kavgaya neden olan. Oyalayan. Eğlendirici. Kafa karıştırıcı. Dikkat dağıtan. Saptırma eğiliminde olan. Çekici. Eğlendiren. Kafa karıştırma eğiliminde olan.

Ostentatious : Gösterisçi. Dikkat çekmek isteyen. Çalımlı. Gösteriş budalası. Azametli. Gösterişçi. Cakalı. Gösterişli. Havalı.

 

Bolder : Koyu renk yazılmış. Küstah. Dik. Cesur. Atılgan. Cesaret isteyen. Cüretli. Daha cesur. Utanmaz.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Brilliant : Üç puntoluk harf. Işıl ışıl. Parlak zekalı. Pırlanta. Parlak. Berrak. Hayranlık uyandırıcı. Şaşaalı. Harika.

Nailing : Yakalamak. Meydana çıkarmak. Çivi çakmak. Vurmak. Çivileme. Çivilemek. Kakma. Kavramak. Mıhlamak.

Striking synonyms : dumbfounding, abdomen, a amplitude mod, salients, blips, demonstratives, a c syndrom, flashier, flashover, bobbish, becoming, glam, intensest, multiplicities, prominent, a band, colossal, bump, pulsators, grandiose, discrete, cannibalism, devastating, buffetings, amazing, pulsatory, intense, demonstrative, batting, hitter, feather eating, eyeful, abdominal fat necrosis.

Striking zıt anlamlı kelimeler, Striking kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Inconspicuous : Farkedilmez. Göze çarpmayan. Farkedilmeyen. Önemsiz.

Striking ingilizce tanımı, definition of Striking

Striking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Surprising. Forcible. Affecting with strong emotions. Impressive. As, a striking representation or image. Very noticeable. A striking resemblance.