Banging türkçesi Banging nedir

Banging ile ilgili cümleler

English: Ali started banging on the door.
Turkish: Ali kapıya vurmaya başladı.

English: Ali and Mary's little boy loves sitting on the kitchen floor banging pots and pans.
Turkish: Ali ve Mary'nin küçük oğlu mutfak zemininde oturmayı ve kap kacağa vurmayı seviyor.

English: The neighbours have been banging about next door all morning.
Turkish: Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.

English: Ali continued banging on the door.
Turkish: Ali kapıya vurmaya devam etti.

Banging ingilizcede ne demek, Banging nerede nasıl kullanılır?

Bang about : Gürültü yapmak.

Bang against : -e toslamak. -e dalmak. -e karşı vurmak. -e vurmak. -e çarpmak.

Bang away : (piyano veya klavye) tuşlarına basmak. Bir şeyi vurgulamak. Çok çalışmak.

Bang disease : Bang hastalığı. Brusellozis.

Bang in the face : Tam yüzüne. Suratının ortasına.

Bang the drum : Davula vurmak. Davulu (vurmalı bir çalgı) çalmak. Bir fikrin veya şahsın reklamını yapmak. Şevkle veya heyecanla tanıtımını yapmak. (bir şeyi veya birisini) övmek. Birisini desteklemek.

Bang out : Gürültüyle çalmak. Gürültülü müzik yapmak.

Bang on : Bir şeye vurup durmak. Tamamen. Tamamen doğru. Şüphesiz doğru. Çok doğru. Tam. Tümüyle doğru. Aynen öyle.

 

Bang the door on : Bütün kapıları kapatmak. Kapıyı suratına çarpmak. İmkansızlaştırmak.

Bang on time : Tam zamanında. Dakikası dakikasına.

İngilizce Banging Türkçe anlamı, Banging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Banging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drubbing : Dayak. Sopa. Yenilgi. Kötek.

Beatings : Vuruş. Kötek. Yenilgi. Bozgun. Pataklama (argo terim). Dayak atma. Sopa. Dayak.

Forged : Düzmece. Taklit edilmiş. Sahte. Sahtesi yapılmış. Düzme. Kalp. Dövülmüş.

Floggings : Kırbaç cezası. Kamçılama. Sopa. Kamçı ile cezalandırma. Kırbaçlama. Kırbaçlama cezası. Dayak.

Combat : Savaş. Savaşım. Vuruşma. Mücadele. Çarpışmak. Muharebe. Çarpışma. Savaşmak. Muharebe etmek.

Impact : Tesir. Etkileme. Vuruşma. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Sıkıştırmak. Güçlü etki. Vuruş. Çarpma şiddeti. Çarpma.

Beaten : Yenilmiş. Mağlup. Çekiçlenmiş. Ayak izleriyle belirgin. Dövülmüş. Vurularak biçimlendirilmiş. Çiğnenmiş. Aşınmış. Hırpalanmış.

Fight : Savaşmak. ...ile savaşmak. Savaşım. Savaş. Mücadele. Mücadele etmek. Uğraşmak. Didişmek. Dövüş. Savunmak.

Hitting : Vurucu. İsabet. Vuruş.

Scrap : Hurda. Kapışma. Hurdaya ayırmak. Kırık dökük eşya. Atışma. Paçavra. Peletlendikten sonra parça irilikleri granül forma küçültülmüş olan yem. Ç.yemek artıkları. Kırıntı. Dövüş.

Banging synonyms : flatting, buffeting, flogging, beating, noise, battering, battings, batting, dash, dressing down, blip, bump, dunt, battery, fighting, blips, flagellata, impingements, buffetings, bastings, impingement, impacting.

 

Banging zıt anlamlı kelimeler, Banging kelime anlamı

Small : Sıradan. Önemsiz. Küçücük. Fakir. Zayıf. Ufak. Hafif. Küçük küçük. Ufacık. Basit.

Little : Az miktar. Birazcık. Cici. Ufak şey. Ufak. Değersiz. Be.az miktarda. Önemsiz. Kısa. Az miktarda.

Banging ingilizce tanımı, definition of Banging

Banging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Great in size. Huge.