Hana nedir, Hana ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Halı, kilim ya da bez dokuma tezgâhı.

Şaşma bildirir ünlem, vay.

Hani: Hana benim papuçlarım.

“doğrusunu söylemek gerekirse” anlamına.

Hane, ev.

Hane, ev, bk. hanâ.

Teknik terim anlamı:

Halı, kilim, namazlağa ya da bez tezgâhı. (Amasya; Susuz, Bölükbaşı Selim Kars; Yeşilova Aksaray Niğde).

Hana ile ilgili Cümleler

  • "Kim daha genç, Hanako mu yoksa Taro mu?""Taro."
  • Hanako keki çok fazla seviyor.
  • Küçük erkek kardeşim kedisine Hanako adını verdi.
  • Taro ve Hanako arasında aşk başladı.
  • Biz Hanako'nun piyano çalmasını rica ettik.
  • Akiko'nun adı Hana olan bir teyzesi var.
  • Hanako'nun Taro ile evlenmek istemediği açıktı.
  • Ben bugün havanın görünümünü sevmiyorum. Hanami partisinin iptal olabilmesinden endişeliyim.
  • Hanako ve Taro suşi yiyorlar.
  • Hanako gerçekten kek seviyor.
  • Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.
  • Taro ve Hanako önümüzdeki bahar evlenecekler.
  • Hanako yine şemsiyesini unuttu.

Hana anlamı, kısaca tanımı

Hana geçmek : Hoşa gitmek, işe yaramak

Hanağzı : Gaziantep şehri, İslâhiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Hanah : Hamur tahtası.

Hanahmet : Erzurum ili, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Hanalp : Yiğit, cesur hükümdar.

Hanar etmek : Bağırarak yardım istemek.

 

Hanav : Tohumun bitmesine elverişli nemli toprak.

Hanayı : Tahıl ölçü birimleri.

Hanayı hanay : Bir çeşit oyun, horan.

Hanaylı : Ufak buğday. Önünde çardak bulunan ev.

Hanaylık : Sofa, hol, koridor.

Hanazir : Aktinomikozis.

Hanak : Ardahan iline bağlı ilçelerden biri.

Hanay : İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.

Dokuma tezgahı : Dokuma işinin yapıldığı makine veya araç.

Namazlağa : Üstünde namaz kılınan kilim, post ve benzerleri şeylerden yapılmış seccade. Üstünde namaz kılınan örtü, halı, kilim.

Bölükbaşı : Yeniçeri ordusunda üst rütbeli bir görevli.

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

Yeşilova : Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

Bölükbaş : Kars ilinde, Selim belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Hamus anlamı nedir?

İngilizce'de Hamus ne demek ? : hamus