Have the nerve to do türkçesi Have the nerve to do nedir

  • Cesareti olmak.

Have the nerve to do ile ilgili cümleler

English: Ali didn't have the nerve to do it again.
Turkish: Ali onu tekrar yapmaya cüret etmedi.

Have the nerve to do ingilizcede ne demek, Have the nerve to do nerede nasıl kullanılır?

Have : Dolandırmak. Bulunmak. Zorunda olmak. Yaptırmak. Olmak. -si olmak. Almak. Sahip olmak. Malik olmak. Kabul etmek.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Nerve : Metanet. Yüzsüzlük. Cesaret. Kuvvet. Cesaret vermek. Asap. Sinirlere hakim olma. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Küstahlık. Soğukkanlılık.

To : -e göre. Arasında. Ya. -mek -mak (mastar). E doğru. E. Kadar. Oranla. İle. -e kadar.

Do : Başarmak. Meydana getirmek. Düzenlemek. Etmek. Ayağını kaydırmak. Dolandırmak (argo terim). Yetmek. Büyük toplantı. Rolünü üstlenmek. Tamamlamak.

Have the best of it : Üstün olmak. Galip gelmek.

Aim to do : Bir şey yapmak için esinlenmek. Bir şey gayesinde olmak.

Be accustomed to doing : Yapmaya alışık olmak.

Be accustomed to do something : Alışkın olmak.

Have the advantage of somebody : Hakkında daha çok şey bilmek. Daha iyi tanımak. Avantajlı olmak.

 

İngilizce Have the nerve to do Türkçe anlamı, Have the nerve to do eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have the nerve to do ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Have the nerve to do synonyms : have the guts to do, have the courage to do.