Hodden türkçesi Hodden nedir

  • Şayak.
  • Kalın yünlü kumaş.
  • İskoçya'da üretilen boyasız kaba bir yünlü kumaş.
  • Sayak.
  • Aba.

Hodden ingilizcede ne demek, Hodden nerede nasıl kullanılır?

Shodden : Ayakkabı giymiş. Nallanmış.

Shoddier : Sahte. Adi. Daha değersiz. Daha kibarlık taslayan. Değersiz. Daha kalitesiz. Daha bayağı. Artık iplerle örülmüş. Kibarlık taslayan. Çaputlardan yapılmış.

Shoddies : Pespayelik. Çaput. Kumaş artığı. Züppelik. Artık. Şişirme. Bayağılık. Süprüntü. İp söküğü. Değersiz şey.

Shoddiest : Kalitesiz. Sahte. Değersiz. Adi. Kibarlık taslayan. Artık iplerle örülmüş. Değersiz olan. Çaputlardan yapılmış. En bayağı. Artık kumaşlardan yapılmış.

Shoddily : Eksik bir şekilde. Sefil bir şekilde. Bayağıca. Ucuz bir şekilde. Değersizce. Acınacak bir şekilde. Değersiz bir şekilde. Adice. Kalitesizce.

Shoddiness : Astlık. Ucuz olma durumu. Sahtelik. Kalitesizlik. Bayağılık. Adilik. Ucuzluk. Yalan. Aşağılık. Değersizlik.

Hodads : Sörfçüleri kızdıran yüzücü.

Hodgkins disease : Hodkinhastalığı. Lenfoid dokunun temel unsuru olan ilkel retikülüm hücrelerinden kök alan, insanlara özgü, özellikle boyun ve göğüs bölgesindeki lenf yumrularında gelişen kötücül bir tümöral hastalık. hayvanlarda da hodgkin hastalığı benzeri tümörlere rastlanır.

 

Shoddy : Çaput. Artık iplerle örülmüş. Kaba yünlü kumaş. Çaputlardan yapılmış. Uydurma. Kibarlık taslayan. Bayağı. Adi. Sahte. Şişirme.

Coal hod : Kömür taşımak için kullanılan kova.

İngilizce Hodden Türkçe anlamı, Hodden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hodden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sharp : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yarım ton inceltilmiş ses. Kurt. Seri. Bir konunun duyarkat ya da almaç görüntülüğü üzerindeki görüntüsünün bulanıklıktan uzak, her noktasının görüntüde bir nokta oluşturacak arılıkta olması. Ani. Net. Keskin. Diyez. Açık seçik.

Jerky : Salak. Düzensiz. Aptal. Jerki. Kuru et. Genellikle dilimlenmiş yağsız sığır ve geyik etinin, tuz ve değişik baharatlarla marine edildikten sonra, kurutulması ve dumanlanmasıyla elde edilen et ürünü. Sarsak. İnişli çıkışlı. Spazmodik.

Explosive : Patlayıcı. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Parlayıcı. Patlamaya ait. Tartışmalı. Çileden çıkaran. Bozunması sırasında, çok hızla ve büyük niceliklerde ısı veren, tutuşturma, vurma ve başka etkilere karşı duyarlı bileşik. Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Patlayıcı madde.

Fulminant : Şimşek çakma. Gürleyen. Aniden ortaya çıkan hastalık. Şiddetli. Ani gelişen. Fulminan. Alevlenme. Ateş püskürten. Birden gelen ve ciddi seyreden hastalık. Birden gelişen (medikal tıp terimi).

 

Dreadnought : Zırhlı ingiliz savaş gemisi. Gemi kasa. İri kasadan ufak ve hatları daha az kıvrımlı akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar. Zırhlı gemi. Dretnot. Korkusuz kimse. Yün palto.

Gaberdines : Cüppe. Gabardin. Palto.

Emergent : Boy gösteren. Gelişmekte olan. Çıkan. Beliren. Yeni. Yeni bağımsızlık kazanmış. Meydana çıkan. Gelişen. Ortaya çıkan. Doğmakta olan.

Gaberdine : Gabardin. Cüppe. Palto.

Abrupt : Ters. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı). Dik. Baş aşağı. Tutarsız. Kesik. Beklenmedik. Ani. Sarp. Kaba.

Caddis : Yünden yapılan kurdela veya şerit türü. Kaba kumaş türü.

Hodden synonyms : choppy, aba, kerseys, dreadnoughts, serge, friezed, abas, serges, kersey, fast, woody, frieze, petersham, friezes.

Hodden zıt anlamlı kelimeler, Hodden kelime anlamı

Gradual : Kademeli. Aşamalı. Yavaş. Derece derece. Yavaş yavaş olan. Derece derece olan. Yavaş yavaş. Tedrici.

Slow : Yavaşlatmak. Zor anlayan. Geç olan. Ağır. Geç. Geri kalmış. Sıkıcı. Geri. Uzun süren.

Hodden antonyms : nonwoody.