Hurting türkçesi Hurting nedir

  • Rencide etmek.
  • İncitmek.
  • Kalbini kırmak.
  • Kırmak.
  • Zarar vermek.
  • Yaralanmış.
  • Ağrımak.
  • Küstürmek.
  • Zarar görmek.
  • Yaralama.
  • İncinmek.
  • Ziyankar.
  • Canını yakmak.
  • Yaralı.
  • Acıtmak.
  • Acımak.
  • İncitici.
  • Yaralamak.

Hurting ile ilgili cümleler

English: Ali never forgave himself for hurting Mary the way he did.
Turkish: Ali yaptığı tarz Mary'yi incittiği için kendini asla affetmedi.

English: Ali regretted hurting Mary's feelings.
Turkish: Ali Mary'nin duygularını incittiğine üzüldü.

English: Ali is hurting me.
Turkish: Ali beni incitiyor.

English: Ali didn't know how to ask Mary to leave without hurting her feelings.
Turkish: Ali onun hislerini incitmeden Mary'nin terk etmesini nasıl isteyeceğini bilmiyordu.

English: Ali was afraid of hurting Mary's feelings.
Turkish: Ali Mary'nin hislerini incitmekten korkuyordu.

Hurting ingilizcede ne demek, Hurting nerede nasıl kullanılır?

Does it hurt when you chew : Çiğnediğiniz zaman acıyor mu.

Does it hurt when you swallow : Yutkunduğunuz zaman acıyor mu.

Would not hurt a fly : Sineği bile öldürmez. Çok yumuşak. Mülayim. Karıncayı bile incitmez.

Be hurt : İçerlemek. Canı yanmak. Kırılmak. Rencide olmak. İncinmek. Zedelenmek. Gücenmek. Zarar gelmek.

Being hurt : Kırılmış olma. Aşağılanmış olma. Kırılma. Aşağılanma. Kırgın olma. Yaralanma. Yaralanmış olma.

 

Hurtful : Yaralayıcı. Zararlı. Kırıcı. Acıtıcı. Ağır. İncitici. Acı veren. Acıklı.

Feel hurt : Hatırı kalmak.

Kiss away the hurt : Ağrıyı öpücükle geçirmek.

Hurt : Acımak. Kırmak. İncitmek. Gücenmiş. Acıtmak. Kırgın. Ağrımak. Zarar vermek (bir uzva). Rencide etmek. Kalbini kırmak.

Where does it hurt : Neresi acıtyor.

İngilizce Hurting Türkçe anlamı, Hurting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hurting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chafe : Gücendirmek. Ovarak acıtmak. Ovarak aşındırmak. Kızdırmak. Yıpratmak. Ovalamak. Sürterek aşındırmak. Berelenmek. Rahatsız olmak.

Aggrieves : Kederlendirmek. Üzmek. Mağdur duruma düşürmek. Mağdur etmek. Gücendirmek.

Pleurodynia : Plöralji. Plörodini.

Be hurt : Canı yanmak. Kırılmak. Zedelenmek. Rencide olmak. Gücenmek. Zarar gelmek. İçerlemek.

Injurious : Onur kırıcı. Muzır. Aşağılayıcı. Yerici. Haksız. Zararlı. Yaralayıcı. Kırıcı.

Bruising : Hırpalamak. Zedelemek. Yaralanmak. Vurmak. Dövmek. Berelenmek. Berelemek.

Wasteful : Boşuna ziyan eden. İdaresiz. Müsrif. Zarar veren. Savurgan. Tutumsuz.

Bodily injury : Fiziksel sakatlık. Bedeni sakatlık. Bedensel yaralanma. Cismani zarar. Adam yaralama. Bedeni zarar. Fiziksel yaralanma.

Maimed : Sakatlanmış. Sakat. Sakatlamak.

Hurting synonyms : costalgia, soreness, melagra, renal colic, glossodynia, chiralgia, growing pains, intestinal colic, myodynia, sorer, glossalgia, neuralgy, meralgia, orchidalgia, labor pain, photalgia, ulalgia, metralgia, sorest, throb with pain, bodily harm, hemorrhoid, gashes, dissatisfy, bring down, smarted, offends, hurts, symptom, damnific, burn, shocks, gnaws.