Jasp türkçesi Jasp nedir

  • Bulanık, saydamsız, çeşitli renkte bir taş - kadıköytaşı- (sarı ya da yeşiline: yeşm-i mısri, kırmızısına kırmızı yeşim denir.).
  • Yeşimtaşı.
  • Jabs.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Jasp ingilizcede ne demek, Jasp nerede nasıl kullanılır?

Jaspe : Çizgi çizgi boyanmış veya noktalı (kumaş hakkında). Jaspe.

Jasper : Yeşim. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Balgamtaşı. Yeşimtaşı. Balgam taşı. Arkansas eyaletinde şehir. Donuk akik. Jasp. Alabama eyaletinde şehir. Yeşim taşı.

Jasper johns : (1930 doğumlu) çağdaş amerikalı ressam ve heykeltıraş. Soyut-ekspresyonist ve popüler sanat çalışmaları yaratıcısı.

Jaspers : Yeşim. Jasper. Yeşim taşı. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Arkansas eyaletinde şehir. Balgam taşı. Balgamtaşı. Jasp. Donuk akik.

Jaspery : Yeşimtaşı gibi. Yeşimtaşı özelliğinde.

Rajas : Raca.

Jasmin : Yasemin.

Rajasthan : Hindistan'ın kuzeybatısında bir eyalet. Rajastan. Racaların yurdu anlamına gelen hindistan'ın kuzeybatısında yer alan eyalet. Racasthan.

Jasmine : Jasminum. Jasmin. Zeytingiller (oleaceae) familyasından, beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı jasminum cinsinin türlerine verilen ad. beyaz yasemin (j.officinale) ve sarı yasemin (j.friticans) bilinen en yaygın türleridir. Semen. Yasemin.

 

Jasmines : Semen. Yasemin. Jasminum. Jasmin.

İngilizce Jasp Türkçe anlamı, Jasp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jasp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jaspers : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Balgam taşı. Yeşim. Donuk akik. Jasp. Balgamtaşı. Jasper. Alabama eyaletinde şehir. Arkansas eyaletinde şehir.

Puff : Solumak. Puflamak. Soluğunu kesmek. Öve öve bitirememek. Kabartmak. Soluğu tükenmek. Nefes nefese olmak. Üflemek. Kabarmak. Şişirmek.

Jadestone : Yeşim. Kuyumculukta ve süslemede kullanılan yeşil mineral.

Absolute age : Kesin yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Mutlak yaş.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet.

Adventive cone : Parazitik koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Ek koni.

Nip : Büyümesini engellemek. Kırağı çalmak. Kesmek. Dondurmak. Budamak. Kırpmak. Yudumlamak. Soğuktan kavrulmak. Azıcık içki içmek. Bir koşu gitmek.

 

Pant : Hızlı hızlı solumak. Hasret kalmak. Sık sık nefes almak. Solumak. Nefes nefese söylemek. Özlemek. Şiddetle çarpmak (kalp). Hızla atmak. Kısa ve çabuk soluk. Soluma.

Jasp synonyms : abyss, abysal environment, blow, adjacent rock, nipponese, japanese, after shock, heave, advance of aglacier, jades, jasper, aggregats, acid fumarole, algonkian, jade, agricultural geology, alkali rocks, acrozone.

Jasp ingilizce tanımı, definition of Jasp

Jasp kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Jasper.