Jasmine türkçesi Jasmine nedir

  • Yasemin.
  • Jasminum.
  • Zeytingiller (oleaceae) familyasından, beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı jasminum cinsinin türlerine verilen ad. beyaz yasemin (j.officinale) ve sarı yasemin (j.friticans) bilinen en yaygın türleridir.
  • Jasmin.
  • Semen.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Jasmine ile ilgili cümleler

English: Is this jasmine tea?
Turkish: Bu yasemin çayı mı?

Jasmine ingilizcede ne demek, Jasmine nerede nasıl kullanılır?

Jasmine oil : Yasemin yağı.

Jasmine tea : Yasemin çayı.

Wild jasmine : Yaban asması. Sarıyasemin. Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, 2 m kadar boylanabilen, tırmanıcı, çok yıllık, tabanda odunsu, meyveleri 7-10 mm boyunda, olgunlaşınca kırmızı renkte, zehirli bir bitki.

Jasmines : Semen. Yasemin. Jasminum. Jasmin.

Jasmin : Yasemin.

Jaspery : Yeşimtaşı gibi. Yeşimtaşı özelliğinde.

Jasper johns : (1930 doğumlu) çağdaş amerikalı ressam ve heykeltıraş. Soyut-ekspresyonist ve popüler sanat çalışmaları yaratıcısı.

Jaspe : Jaspe. Çizgi çizgi boyanmış veya noktalı (kumaş hakkında).

Jasp : Jabs. Bulanık, saydamsız, çeşitli renkte bir taş - kadıköytaşı- (sarı ya da yeşiline: yeşm-i mısri, kırmızısına kırmızı yeşim denir.). Yeşimtaşı.

Jaspers : Balgamtaşı. Donuk akik. Jasp. Arkansas eyaletinde şehir. Alabama eyaletinde şehir. Yeşim taşı. Yeşim. Jasper. Balgam taşı. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.

 

İngilizce Jasmine Türkçe anlamı, Jasmine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jasmine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

 

Shrub : Çalı. Funda. Alkollü meyve şurubu. Çepel. Bodur ağaç. Ağaçsı. Şarap. Şurup. Ağaççık.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Bush : Purinçina. Fidan. Burç. Zıvana. Çepel. Çalıyla örtmek. Burç (mühendislik terimi). Rakor. Gür saç. Çalıya benzer şey.

Jasmine synonyms : winter jasmine, jasminum, jasminum sambac, jasminum mesnyi, common jasmine, true jasmine, jasminum nudiflorum, genus jasminum, primrose jasmine, jasminum officinale, arabian jasmine, jasmin, jasmines, a site, jessamine, abacus bodies, acacia, abo blood groups system, abramis zone, abiotic environment, semen, a cells, a protein, a chromosome, a cell.

Jasmine ingilizce tanımı, definition of Jasmine

Jasmine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A shrubby plant of the genus Jasminum, bearing flowers of a peculiarly fragrant odor. The J. officinale, common in the south of Europe, bears white flowers. The Arabian jasmine is J. Sambac, and, with J. angustifolia, comes from the East Indies. The yellow false jasmine in the Gelseminum sempervirens ([Bakınız: Gelsemium]). Several other plants are called jasmine in the West Indies, as species of Calotropis and Faramea.