Jasmin türkçesi Jasmin nedir

Jasmin ile ilgili cümleler

English: Jasmin is a German girl.
Turkish: Jasmin bir Alman kızıdır.

English: Did you meet Jasmin in Germany?
Turkish: Jasmin ile Almanya'da mı tanıştın?

English: Does Jasmin still live in Germany?
Turkish: Jasmin hala Almanya'da mı yaşıyor?

English: Jasmin was born in Germany.
Turkish: Jasmin Almanya'da doğdu.

English: Is this jasmine tea?
Turkish: Bu yasemin çayı mı?

Jasmin ingilizcede ne demek, Jasmin nerede nasıl kullanılır?

Jasmine : Yasemin. Jasminum. Semen. Zeytingiller (oleaceae) familyasından, beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı jasminum cinsinin türlerine verilen ad. beyaz yasemin (j.officinale) ve sarı yasemin (j.friticans) bilinen en yaygın türleridir. Jasmin.

Jasmine oil : Yasemin yağı.

Jasmine tea : Yasemin çayı.

Jasmines : Semen. Jasminum. Yasemin. Jasmin.

Wild jasmine : Yaban asması. Sarıyasemin. Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, 2 m kadar boylanabilen, tırmanıcı, çok yıllık, tabanda odunsu, meyveleri 7-10 mm boyunda, olgunlaşınca kırmızı renkte, zehirli bir bitki.

Rajas : Raca.

Jasper : Alabama eyaletinde şehir. Yeşim. Donuk akik. Jasp. Balgamtaşı. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Yeşimtaşı. Balgam taşı. Yeşim taşı. Arkansas eyaletinde şehir.

 

Jaspers : Balgamtaşı. Donuk akik. Arkansas eyaletinde şehir. Yeşim. Yeşim taşı. Yeşimtaşı. Balgam taşı. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Jasp. Jasper.

Jaspery : Yeşimtaşı özelliğinde. Yeşimtaşı gibi.

Jason : Soyadı. (yunan mitolojisi) altın postun izini başarılı bir şekilde aramasıyla bilinen argonauts'un efsanevi lideri. Erkek ismi.

İngilizce Jasmin Türkçe anlamı, Jasmin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jasmin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jasmines : Jasminum. Semen. Jasmin.

Stoop : Kamburunu çıkarmak. Eğilmek (öne). Öne eğmek. Tenezzül. Omuzları çökük durmak. Omuzları düşük durmak. Kambur durmak. Eğilmek. Öne doğru eğilmek. Alçalmak.

Baptistry : Kilisenin vaftiz bölümü.

Stoup : Maşrapa. Büyük bardak. Kutsal su kabı. Maşrapa (isk.). Tas.

Bush : Zıvana. Çalıyla örtmek. Bilezik. Kaplamak. Burç (mühendislik terimi). Purinçina. Çepel. Rakor. Çalılık arazi. Çalı.

Washbasin : Lavabo küveti. Leğen (el ve yüz yıkamaya yarayan). El yıkama tası. Lavabo. Küvet. Leğen.

Bidet : Jenital bölgeyi yıkamak için kullanılan leğene benzer küvet. Bide. Ufak at. Tuvalet taharetliği. Bedenin belden aşağı kısımlarını yıkamakta kullanılan bir araç. Perineum'un ucuna batırılabilen tekne şeklinde leğen.

Jasmine : Semen. Jasminum. Jasmin. Zeytingiller (oleaceae) familyasından, beyaz ya da sarı çiçekli çalı ya da tırmanıcı jasminum cinsinin türlerine verilen ad. beyaz yasemin (j.officinale) ve sarı yasemin (j.friticans) bilinen en yaygın türleridir.

Wash hand basin : Lavabo.

Birdbath : İçmeleri ve içinde oynamaları amacıyla kuşlara için hazırlanmış süs çeşmesi veya havuzu. Kuş havuzu. Kuş çeşmesi.

 

Jasmin synonyms : arabian jasmine, jasminum sambac, jasminum nudiflorum, common jasmine, emesis basin, baptismal font, jasminum officinale, jasminum mesnyi, primrose jasmine, winter jasmine, jasminum, genus jasminum, true jasmine, lavabo, jessamine, aspersorium, font, handbasin, shrub, laver, washbowl, vessel, baptistery.

Jasmin zıt anlamlı kelimeler, Jasmin kelime anlamı

Natural elevation : Doğal yükseklik.