Stoop türkçesi Stoop nedir
- Tenezzül etmek.
- Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.).
- Hafif kambur olmak.
- Öne doğru eğilmek.
- Tenezzül.
- Omuzları çökük durmak.
- Öne eğmek.
- Eğmek.
- Eğilme.
- Kambur durmak.
- Eğilmek.
- Kamburunu çıkarmak.
- Omuzları düşük durmak.
- Eğilmek (öne).
- Alçalma.
- Alçalmak.
- Kambur durma.
Stoop ile ilgili cümleler
English: Ali was sitting on the stoop.
Turkish: Ali verandada oturuyordu.
English: Don't stoop to Tom's level.
Turkish: Tom'un seviyesine düşmeyin.
English: I won't stoop to his level.
Turkish: Onun seviyesine düşmeyeceğim.
Stoop ingilizcede ne demek, Stoop nerede nasıl kullanılır?
Stoop shouldered : Düşük omuzlu.
Stoop to : Tenezzül etmek.
Stooped : Alçalmak. Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.). Eğmek. Tenezzül etmek. Kambur durmak. Kambur. Öne doğru eğilmek. Eğilmek.
Stooping : Alçalma. Omuzları çökük veya düşük.
Stoops : Kambur durmak. Omuzları çökük durmak. Eğilmek. Eğmek. Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.). Omuzları düşük durmak. Öne eğmek. Hafif kambur olmak. Kamburunu çıkarmak. Alçalmak.
Stooge : Şamar oğlanı. Alet olan kimse. Şamaroğlanı. Yardakçı. Piyon veya maşa (alet olan kimse). Maşa. Yamak. İşbirlikçi denek. İkiliden gülünç duruma düşeni. Muhbir.
Stooges : Yardakçı. Şamaroğlanı. İkiliden gülünç duruma düşeni. Piyon veya maşa (alet olan kimse). Alet olan kimse. Maşa. Şamar oğlanı. İşbirlikçi denek. Acemi. Herif.
Stood : Dayanmak. Ayakta. Kanıtlamak. Bulunmak. Dikilmek. Kalmak. Karşı koymak. Katlanmak. Sineye çekmek. Ismarlamak.
Stool softener : Laksatif.
Stool pigeon : Gammaz kimse. İspiyoncu. Çığırtkan güvercin. Lafçı. Laf yetiştiren kimse. Muhbir. Polis casusu.
İngilizce Stoop Türkçe anlamı, Stoop eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stoop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Patronize : Korumak. Müşterisi olmak. Faydası dokunmak. Büyüklük taslamak. Maddi yönden desteklemek. Küçük görmek. Tenezzülen iltifat etmek. Patronluk taslamak. Sürekli müşteri olmak. Himayesine almak.
Please : Hoşnut etmek. Gönlünü hoş etmek. Memnun etmek. Keyif vermek. Gönlünü almak. Hoşuna gitmek. Gönül almak. Lütfen. Gönlünü etmek.
Curvature : Kıvrıklık. Eğim derecesi. Eğrilme. Eğrilik. Eğiliş. Kavislenme. Eğrilik derecesi. Bükülme. Kurvatür.
Bastardizing : Lekelemek. Yozlaşmak. Dejenere etmek. Çarpıtmak saptırmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Değerini düşürmek. Kötüleştirmek. Lekelenmek. Saptırmak. Alçaltmak.
Curvatures : Kavislenme. Kurvatür. Eğim derecesi. Eğrilme. Eğrilik. Kıvrıklık. Bükülme. Eğrilik derecesi. Eğiliş.
Bastardise : Piç ilan etmek. Lekelenmek. Yozlaşmak. Bir dili bozmak. Kötüleştirmek. Lekelemek. Değerini düşürmek. Çarpıtmak saptırmak. Aşağılamak (bastardize olarak da yazılır).
Curve : Kıvırmak. Eğmeç. Kıvrılmak. Bükmek. Eğri. Bükülmek. Kavis çizmek. Kavisleştirmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır.
Patronized : Büyüklük taslamak. Küçük görmek. Faydası dokunmak. Müdavimleri veya gediklileri olan. Korumak. Kendi veya devamlı müşteris(ler)i olan. Desteklemek. Müşterisi olmak.
Condescend : Küçümseme ile davranmak. Küçümsemek. Tepeden bakmak. Lütfetmek. Sözde alçakgönüllülük göstermek. Havalara girmek. Düşmek.
Stoop synonyms : change posture, degrade oneself, diminutions, dip, descends, deigning, bastardize, bend, condescends, huddle, contorting, stoops, inclination, down warping, deflexion, contort, patronage, humiliation, patronizes, stooped, drawdown, flexure, descents, descended, crouch, deflection, arch, slouch along, flection, bend over, degradation, condescension, patronises.
Stoop zıt anlamlı kelimeler, Stoop kelime anlamı
Refrain : Çekinmek. Kendini tutmak. Sakınmak. Frenlemek. Kaçınmak. Geri durmak. Alıkoymak. Nakarat.
Stoop ingilizce tanımı, definition of Stoop
Stoop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The French perron. Hence, any porch, platform, entrance stairway, or small veranda, at a house door. A flagon. To assume habitually a bent position. To bend or lean forward. The Dutch stoep as introduced by the Dutch into New York. Afterward, an out-of-door flight of stairs of from seven to fourteen steps, with platform and parapets, leading to an entrance door some distance above the street. To bend forward and downward. Originally, a covered porch with seats, at a house door. A vessel of liquor. To bow down. The act of stooping, or bending the body forward. A post fixed in the earth. To bend the upper part of the body downward and forward. As, to stoop the body. To incline forward in standing or walking. Also, an habitual bend of the back and shoulders. Inclination forward.

Bu kısımda Stoop kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stoop ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stoop anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stoop ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.