Stooping türkçesi Stooping nedir

  • Alçalma.
  • Omuzları çökük veya düşük.

Stooping ingilizcede ne demek, Stooping nerede nasıl kullanılır?

Stoop shouldered : Düşük omuzlu.

Stoop to : Tenezzül etmek.

Stoop : Omuzları düşük durmak. Eğmek. Kamburunu çıkarmak. Omuzları çökük durmak. Tenezzül etmek. Hafif kambur olmak. Kambur durma. Tenezzül. Alçalma. Eğilme.

Stooped : Kambur durmak. Alçalmak. Kambur. Tenezzül etmek. Öne doğru eğilmek. Eğilmek. Eğmek. Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.).

Stoops : Alçalmak. Eğilmek (öne). Kambur durmak. Hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.). Omuzları çökük durmak. Kamburunu çıkarmak. Omuzları düşük durmak. Tenezzül etmek. Eğmek. Eğilmek.

Stood : Kalmak. Ayakta durmak. Dayanmak. Ismarlamak. Dikilmek. Katlanmak. Üstlenmek. Karşı koymak. Bulunmak. Devam etmek.

Stool pigeon : Çığırtkan güvercin. Muhbir. İspiyoncu. Laf yetiştiren kimse. Lafçı. Gammaz kimse. Polis casusu.

Stool softener : Laksatif.

Stool : Kök sürgünü. Büyük aptes. Lazımlık. Tabure. Filizlenen kütük. Büyük abdest. Yeni budanmış dal. Gaita. Sekmen. İskemle.

Stoolies : Muhbir. İspiyoncu.

İngilizce Stooping Türkçe anlamı, Stooping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stooping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Debasedness : Utanma. Küçük düşürme. Utandırma.

Humiliation : Küçük düşürme. Bozum. Küçük düşme. Rezil etme. Aşağılama. Utandırma. Kibrini kırma.

Diminutions : Eksiltme. Eksiklik. İnme. Azaltma. Küçülme. Küçültme. Eksilme. Tenakus. Azalma. Fire verme.

Ebb : İnmek. Alçalmak. Çekilmek (deniz). Çekilmek. Düşmek. (deniz) çekilmek. Deniz çekilmesi. Bozulmak. Tükenip gitmek.

Decline : Gerileme. Eğmek. Çökmek. İnişe geçmek. Düşüş. Reddetmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Çürümek. Kabul etmemek.

Abasement : Hürmetten salma. Zillet. Aşağılama. Alçaltma. Küçülme. Gururunu kırma. Aşağılanma. Kibrini kırma. Küçük düşürme.

Down warping : Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması.

Ebbtide : Cezir. Çekilme sürecinde olan dalga. Çekilme. Kabarmış dalga ile dalganın geri çekilmesi arasındaki zaman. Alçalan dalga.

Ebb tide : Cezir hali. Gel-gitin çekilme fazı. Kötüye gitme. İnme. Cezir. Denizin çekilmesi. Gelgit sırasında suların çekilmesi. Düşüş. İnik deniz.

Abasements : Kibrini kırma. Gururunu kırma. Zillet. Küçük düşürme. Aşağılanma. Alçaltma. Küçülme. Aşağılama.

Stooping synonyms : round backed, unerect, stooped, crooked, hunched, round shouldered, descents, descent, diminution, degradation, degradations, drawdown.

Stooping zıt anlamlı kelimeler, Stooping kelime anlamı

Erect : Dikilmek. Yükseltmek. İnşa etmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Dik. Diken diken. Tesis etmek. Kalkık. Kurmak. İkame etmek.