İnme nedir, İnme ne demek

"İnme" ile ilgili cümleler

  • "Büzülüp kaldığım köşede sabahın bir an evvel olmasını, güneşin bir saat evvel arza inmesini bekliyorum." - E. İ. Benice

Yerel Türkçe anlamı:

Diş nezlesi.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: gidim]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Felç.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Felç.

Tendovaginaların hidropsları.

Fransızca'da İnme ne demek?:

apoplexie, paralysie

Osmanlıca İnme ne demek? İnme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

felç

İnme hakkında bilgiler

İnme, veya iskemik beyin-damar hastalığı, merkezi sinir sistemine giden damarların hastalıkları sonucu gelişen tıkanıklıklar ya da damar dışına kanamaların yol açtığı ani ya da iktal, fokal veya global nörolojik belirti gelişimi olarak tanımlanabilir. Belirtiler 24 saati geçmeden tamamen düzelirse geçici iskemik atak, 24 saati geçip 3 hafta içinde düzelme gösterirse geri dönücü iskemik nörolojik defisit şeklinde adlandırılır. Hafif belirtilerin gözden kaçabildiği ya da beynin nispeten sessiz kalan bir bölgesinin tutulduğu durumlarda tesadüfen görüntülemelerde tespit edilen inmelere sessiz enfarkt ya da sessiz inme denmektedir. İnmenin bu çeşidinde, birçok küçük lezyonun zamanla birikimiyle çeşitli sendrom ve spesifik klinik tablolar da gelişebilmektedir.

 

Ortalama bir yetişkin beynine kan akımı olağan koşullarda dinlenme halinde dakikada 100 gram beyin dokusu başına 50-55 ml, aynı koşullarda oksijen tüketim miktarı da dakikada 100 gram beyin dokusu başına 165 mmol ölçülmüştür. Kan akımı dakikada 100 gram beyin dokusu başına 18 ml’nin altına düşerse beynin elektriksel etkinliği kaybolur. Kan akımı 100 gram beyin dokusu başına dakikada 8 ml’ye düşerse hücre zarı yetmezliği eşiği geçilmiş olur, geri dönüşümsüz hücre hasarı gelişmeye başlar. Beyin kan akımının bu derece bozulması, ilk 12-15 saniye içinde elektriksel aktivitenin baskılanmasına, 2-4 dakika içinde kortikal hücrelerin sinaptik uyarılabilirliklerinin engellenmesine, 4-6 dakika içinde de elektriksel uyarılabilirliğin bütünüyle yitmesine yol açmaktadır. Aerobik glikoliz yapılamayınca hücre içinde sodyum ve kalsiyum iyonları birikir, doku içine eksitotoksik nörotransmiterler salınır, laktat düzeylerinde artmayla giden lokal asidoz, serbest radikal üretimi, hücre şişmesi, lipazların ve proteazların aşırı aktivasyonu ve sonuçta hücre ölümü gerçekleşir. Kan akımı yeniden sağlanır ve sinir hücrelerinin oksijen gereksinimi karşılanırsa, zarar geri çevrilebilir. Enfarkt gelişimi sırasında lokal vazodilasyon, kan sütununun stazıyla beraber eritrositlerin segmentasyonu, ödem ve son olarak da beyin dokusunun nekrozu gözlenir. Enfarkt bir kez gelişince beyin dokusu önce yumuşar, ardından sıvılaşır ve ardından mikroglia hücreleri tarafından artıkların temizlenmesi sonucunda bir boşluk oluşur. Oluşan boşluğu doldurma amaçlı, çevreleyen beyin dokusundaki astrogliya hücreleri çoğalırlar, boşalan alanı doldururlar ve yeni kılcal damar ağı oluşur.,

 

Enfarkt gelişiminde birçok etmen rol oynar. Olağan perfüzyonun şiddetli arteriyel stenoz, ateroskleroz, bunlarla birlikte tromboz gelişimi gibi nedenlerle oluşan tıkanmalar sonucunda azalmasıyla hemodinamik enfarktlar gelişir. Kalp, alt ekstremite venleri gibi kaynaklardan gelen bir trombüs parçasının ilerde bir kafaiçi dalı tıkadığı duruma embolizm adı verilir. Lokal ateroskleroz ya da lipohiyalinoz sonucunda tıkanma oluyorsa küçük damar hastalığı denebilir. Arter diseksiyonu, birincil ya da ikincil vaskülitler, hiperkoagülabilite durumları, vazospazm, sistemik hipotansiyon, hiperviskozite, moyamoya hastalığı, fibromusküler displazi, venöz sinüs tıkanıklığı ya da bir kitlenin damara basısı gibi durumlar ise iskemik inmenin daha nadir görünen nedenleridir.

Yalnız Amerika Birleşik Devletleri’nde yıllık 500.000 kişinin yeni ya da tekrarlayıcı inme nedeniyle hastaneye başvuruda bulunduğu bilinmektedir. Her ne kadar bilhassa gelişmiş ülkelerde yıllar içinde yeni tedavi edici ve önleyici yaklaşımlar geliştirilmesiyle inmeye bağlı ölüm oranlarında düşme izlenmişse de toplumların yaş ortalamalarının artmasından dolayı halen ölüm sebepleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. İnme geliştikten sonraki 5 yıl içinde %45-61 oranında ölüm, %25-37 oranında yeni bir inme gelişmektedir. Mortalite ile sonuçlanmayan vakalarda da inme yüksek bir morbiditeye neden olmaktadır; hastaların yaklaşık %31’i günlük hayatını sürdürmekte yardıma muhtaçken, %20’si yardımsız yürüyememekte, %16’sı bir hastane ya da bakımevine yatırılmaktadır.

İnme ile ilgili Cümleler

  • Senin ipinle kuyuya inmedim ki, seninkiyle kuyudan çıkayım.
  • Arabadan inmelisin.
  • Otobüs durdu, ama hiç kimse inmedi.
  • Bir sonraki durakta inmek istiyorum.
  • Sadece bu otobüsten inmek istiyorum.
  • Araç hareket halindeyken inme.
  • Ali arabadan inmek ve yürümek istedi.

İnme anlamı, tanımı:

İnme inmek : Vücudun bir yerinde hareket ve hissetme kalmamak, felç gelmek, felç inmek, nüzul inmek.

Dağdan inme : Dağ adamı.

Tepeden inme : Serpme. Beklenmedik, şaşırtıcı. Yüksek bir makamdan çıkan (buyruk).

İnmek : Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. İnme gelmek. Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Vurmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Yıkılmak. Uzamak, ulaşmak. Alçalıp eski durumuna dönmek. Konaklamak. Sayısı azalmak. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek.

İnmeli : Bir tarafında inme bulunan, mefluç.

Adı çıkmış dokuza inmez sekize : "birinin bir kere adı çıktıktan sonra onun hakkındaki yaygın inanç artık kolay kolay düzelemez" anlamında kullanılan bir söz.

Ayaklarına kara su inmek : Çok yorulmak, güçsüz, dermansız kalmak.

Ayrıntıya inmek : Bir konuyu en küçük noktasına kadar inceleyip araştırmak.

Boğazı inmek : Bademcikleri şişmek, iltihaplanmak.

Damla inmek : Felç olmak.

Derine inmek : Bir konu üzerinde çok ve ayrıntılı araştırma yapmak.

Dizlerine kara su inmek : Beklemekten veya yorgunluktan güçsüz kalmak.

Düze inmek : Eşkıyalıktan vazgeçmek.

Felç inmek : İnme inmek.

Gözüne karasu inmek : Karasu hastalığı yüzünden gözü görmez olmak. gelmesini çok istediği kimsenin uzun süre yolunu gözlemek.

Halka inmek : Halkın anlayışı ve görüşü düzeyinde olmak.

Kısmet gökten zembille inmez : "çalışmayanın kısmeti olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Nur inmek : Kutsal bir yere gökten ilahi ışık yağmak.

Nüzul inmek : İnme inmek.

Perde inmek : Gizlemek, örtmek. bir tiyatro oyunu bitmek. gözde katarakt olmak.

Sıfıra inmek : Futbol, hentbol vb. oyunlarda hücum oyuncusu rakip alanda bitiş çizgisine kadar gitmek. bitmek, tükenmek, yok olmak.

Tepeden inmeci : Tepeden inme taraftarı, jakoben.

Tepeden inmecilik : Egemen güçlerin, toplumun çıkarına birtakım görüşleri, uygulamaları topluma benimsetmesine dayanan akım, jakobenizm.

Yüreğine inmek : Kötü bir olay dolayısıyla fazlaca etkilenmek.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir.

Hareket : Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma.

Hissetme : Hissetmek işi.

Kalkma : Kalkmak işi.

Felç : İşlemez durumda olma. İnme.

Nüzul : İnme.

Paralizi : İnme.

Beyin : Muhakeme, usa vurma. Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse. Akıl, anlayış. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse.

Diğer dillerde İnme anlamı nedir?

İngilizce'de İnme ne demek? : [InMe] n. descending, going down, landing, fall, paralysis, stroke, apoplexy, palsy, seizure

Fransızca'da İnme : descente [la], abaissement [le], baisse [la], débarquement [le]; (denizde) marée descendante, reflux [le]; paralysie [la]

Almanca'da İnme : Ebbe, Lähmung, Schlag, Schlaganfall

Rusça'da İnme : n. удар (M), паралич (M), спуск (M), снижение (N), понижение (N), спад (M), приземление (N), высаживание (N), отлив (M)