Beyin nedir, Beyin ne demek

Beyin; bir anatomi terimidir.

"Beyin" ile ilgili cümleler

  • "Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli beyinlerden biridir." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Beyin. || gözleri beynine yenmek: açlıktan hâlsiz düşmek

Biyoloji'deki anlamı:

Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi.

Omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. Serebrum.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Omurgalılarda kafatası içindeki merkezî sinir sisteminin bir bölümü.

Omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sinir sisteminin kafatası içerisinde kalan ve büyük beyin, beyincik ve beyin sapı olmak üzere üç kısma ayrılan merkezî bölgesi, ensefalon, dimağ. En dışında adı verilen esmer renkli hücreleri içeren kısım dışta, adı verilen beyaz renkli kısım ise içte yer alır.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: serebrum): Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi; omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki sinir düğümleri.

İngilizce'de Beyin ne demek? Beyin ingilizcesi nedir?:

brain, encephalon, cerebrum

Fransızca'da Beyin ne demek?:

cerveau-cerebrum, cervelle, encéphale

Osmanlıca Beyin ne demek? Beyin Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

dimağ, muh

Beyin hakkında bilgiler

Beyin (Latince'de cerebrum, Antik Yunanca'da ἐγκέφαλος (enkephalos, “baştaki”), from ἐν (en, “içinde”) + κεφαλή (kephalē, “baş”) sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organdır. Bütün omurgalı hayvanlar ve çoğu omurgasız hayvan -bazı süngerler, knidliler, tulumlular ve derisi dikenliler gibi omurgasızlar hariç- beyne sahiptir. Baş kısmında; duyma, tatma, görme, denge, koklama gibi duyulara hizmet eden organlara yakın bir noktada bulunan beyin omurgalıların vücudundaki en karmaşık organdır. Normal bir insanda serebral korteksin (en geniş kısmı) 15-33 milyar nörondan müteşekkil olduğu tahmin edilmektedir. Her biri birkaç bin nöronla sinaps denen bağlantılar yardımıyla bağlıdır. Bu nöronlar birbirleriyle akson denen uzun protoplazmik lifler yardımıyla iletişim kurur. Aksonlar bilgiyi beynin diğer kısımlarına yahut vücudun spesifik alıcı hücrelerine taşır.

 

Fizyolojik olarak, beynin fonksiyonu vücudun diğer organlarının merkezi kontrolünü sağlamaktır. Hormon denen kimyasalların salgılanmasının işletimi ve kas aktivitesinin oluşumu vücudun diğer organları üzerindeki işlevlerindendir. Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar. Bazı temel tepkilerden olan refleksler, omuriliğin ve çevresel gangliyonların aracılığıyla gerçekleşebilir, fakat kompleks duyusal impulslara bağlı bilinçli yapılmış olan komplike davranışlar ise beynin bilgileri bütünleme kabiliyetine ihtiyaç duyar.

Merkezî sinir sisteminin kafa boşluğu içinde yer alan parçası ansefal olarak adlandırılır. Fransızca encéphale tüm beyin demektir. Ansefaldeki merkezlerin en önemlileri omurilik soğanı, beyincik ve beyindir.

Türlerin beyinleri şekil ve boyut açısından muazzam bir fark gösterebilir ve ortak özelliklerini belirlemek genellikle güçtür. Buna rağmen beyin

Beyin ile ilgili Cümleler

  • Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salınımını arttırır.
  • Tom'un bir beyin sarsıntısı var.
  • Beyinsiz olduğumu mu söylüyorsun?
  • Beyin nakli yapmak gerçekten mümkün mü?
  • Beyin bilgiyi nasıl depoluyor?
  • Beyin sadece karmaşık bir makinedir.
  • Beyin nasıl öğreniyor?
  • "Ben bir brokoliyim ve bir ağaç gibi görünüyorum!" "Ben bir cevizim ve bir beyin gibi görünüyorum!" "Ben mantarım ve ben bu oyundan nefret ediyorum!"
  • Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.
  • Beyin yıkama işe yarar.
  • Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.
  • O bir beyinsizdi.
  • Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.
  • Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.

Beyin anlamı, kısaca tanımı:

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Polis karakolu. Bir işin öğretildiği yer. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Bilgi : Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim.

Beyin yıkamak : İnsanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönde düşünür ve davranır duruma getirmek amacıyla çeşitli yollarla etkilemek.

Beyni atmak : Tepesi atmak.

Beyni bulanmak : Sersemlemek, düşünemez olmak. kötü bir şey sezinlemek.

Beyni karıncalanmak : Zihin yorgunluğundan düşünemez olmak.

Beyni kaynamak : Aşırı sıcaktan sersemlemek, bunalmak.

Beyni sıçramak : Aklı başından gitmek.

Beyni sulanmak : Düzgün düşünemez olmak, bunamak.

Beyninde şimşekler çakmak : Çok üzülmek, sarsılmak. zihninde birden bir düşünce doğmak.

Beyninden vurulmuşa dönmek : Beklenmedik bir durum karşısında olağanüstü bir üzüntü ve şaşkınlığa uğramak.

Beynine girmek : Herhangi bir konuda birisini yönlendirmek, ikna etmek.

Beynine vurmak : İçki etkisiyle ne yaptığını bilemez duruma gelmek.

Beynini dağıtmak : Öldürmek.

Beynini kemirmek : Rahatsızlık vermek, huzurunu kaçırmak.

Beyin cerrahı : Beyin ve omurilik ameliyatı konusunda uzmanlaşmış cerrah, nöroşirürjiyen.

Beyin cerrahisi : Beyin ve omurilik konusunda ameliyat yapabilen bölüm, nöroşirürji.

Beyin çizgesi : Elektroensefalogram.

Beyin fırtınası : Kişilerin bir araya gelip herhangi bir konuyla ilgili düşüncelerini tartışmaksızın açıklayarak birbirleriyle fikir alışverişinde bulunmaları.

Beyin göçü : İleri düzeydeki meslek ve bilim adamları ile uzmanların bir başka gelişmiş ülkede yerleşip çalışmak amacı ile kendi ülkelerinden ayrılması.

Beyin gücü : Bir ülkede ileri düzeyde iyi yetişmiş olan meslek ve bilim adamları ile uzmanların fikir gücü.

Beyin jimnastiği : Zihin jimnastiği.

Beyin kabuğu : Beynin gri renkli dış katmanı, korteks.

Beyin kanaması : Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçının hastalık veya darbe sonucu zedelenip kanaması.

Beyin karıncıkları : İçinde beyin omurilik sıvısı bulunan, kafa içinin, dört boşluğundan her biri.

Beyin omurilik sıvısı : Örümceksi zarla ince zar arasındaki boşlukta bulunan beyinle omuriliği çepeçevre saran sıvı.

Beyinorağı : Beynin iki lobu arasındaki zar.

Beyin takımı : Bir kurum veya kuruluşun yönetiminde etkin rol oynayan kimseler.

Beyin üçgeni : Beynin alt tarafındaki üç kıvrımlı yuvarlak çıkıntı.

Beyin yangısı : Genellikle virüslerin yol açtığı ateş, baş ağrısı, kusma ve nöbetle belirgin bir tür hastalık.

Beyin zarı : Beyni üst üste saran zar, korteks.

Elektronik beyin : Bilgisayar.

Kargabeyni : Pekmezle yoğurt karıştırılarak yapılmış olan yiyecek.

Beyin çizgesi yöntemi : Elektroensefalografi.

Beyincik : Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.

Beyinli : Akıllı, düşünceli.

Beyinsel : Beyinle ilgili.

Beyinsi : Beyni andıran, beyne benzeyen, beyin gibi.

Beyinsiz : İçinde beyin olmayan. Akılsız, düşüncesiz.

Beyinsizlik : Beyinsiz olma durumu.

Kuş beyinli : Akılsız, aptal.

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.

Yarım : Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Saatte on iki otuz. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Kütle : Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle. Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın.

Duyum : Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Duyu. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.

Bilinç : Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş. İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Muhakeme : Yargılama. Usa vurma. Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama.

Vurma : Vurmak işi.

Akıl : Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Bellek.

Anlayış : Hoş görme, hâlden anlama. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite. Anlama işi, telakki.

Beyin arağı : (biyoloji)

Beyin atardamar çemberi : Beynin alt yüzünde hipofizin etrafında yer alan ve beynin vaskularizasyonunu üstlenen arteryel damar çemberi, sirkulus arteryozus serebri.

Beyin ayakları : Beynin bazal yüzünde, ponsun hemen önünden öne doğru birbirinden ayrılarak uzanan iki beyin sütunu. Mezensefalonun beynin bazal yüzünden görülebilen kesimi, krus serebri.

Beyin başatlığı : Beden davranımlarının başlatılması ve denetiminde beynin bir diliminin ötekine komut vermesi ve onu yönetmesi.

Beyin boşluğu : bk. kafatası boşluğu.

Beyin büklümü : (biyoloji)

Beyin dalgaları : Özellikle beyin kabuğunun elektrik etkinliğinde kendiliğinden baş gösteren iniş ve çıkışlar.

Beyin dalgaları çizelgesi : Kafatasına ya da açıktaki beyine elektrotlar yerleştirince, beynin elektrik gizilgücündeki dalgaya benzer görüntülerin gösterildiği çizelge.

Beyin debesi :

Beyin fıtkı : Kafatasındaki kusurlu bir oluşumdan veya travma sonucu oluşan aralıktan beynin dışarı doğru fıtık tarzında çıkıntı oluşturması, ensefalosel.

Diğer dillerde Beyin anlamı nedir?

İngilizce'de Beyin ne demek? : adj. cerebral, encephalic, pertaining to the brain

n. brain, cerebrum, sensorium; brains, intelligence; gray matter, grey matter; mastermind

Fransızca'da Beyin : cerveau [le], encéphale [le], cervelle [la]

Almanca'da Beyin : n. Gehirn, Grips, Hirn

Rusça'da Beyin : n. мозг (M)

adj. мозговой