Antik nedir, Antik ne demek

Antik; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Heykel, Mimarlık) İlkçağdaki büyük uygarlıkların, özellikle eski Yunan ve Roma'nın klasik yapıtlarına verilen genel ad. Ancak Mısır ya da Mezopotamya antik yapıtları söz konusu ise, Mısır antiki ya da Mezopotamya antiki deyimleri kullanılır.

Almanca'da Antik ne demek?:

antike

Antik hakkında bilgiler

[Bakınız: antik çağ]

Antik ile ilgili Cümleler

  • Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.
  • Ali tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.
  • Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.
  • Ağustosböceği antik çağlardan beri ilgisizliği temsil etmiştir.
  • Sanırım antika sandalyelerinden birini almaya ilgi duyabilirim.
  • Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.
  • Antik yunanlılar Güneşin tanrı Heleius tarafından sürülen dört beyaz at tarafından çekilen bir arabada gökyüzünü boydan boya geçtiğine inanıyorlardı.
  • Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.
  • Antik Çin'in bazı sakinleri için, boynuzlar muhtemelen dünyanın en gizemli ve güzel şeyleri arasındaydı.
  • Tüplü dalgıçlar suyun altında altın paralar, antik kalıntılar, soyu tükenmiş hayvanların kalıntıları dahil birçok ilginç şeyler buldu.
 

Antik anlamı, tanımı:

Antik çağ : Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ.

Antika : Tarihsel bir döneme ait olan. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Antik. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Eski çağlardan kalma eser.

Antika mobilya : Eski dönemlerde imal edilmiş olup ana hatlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan ve belli bir ekole göre adlandırılan mobilya.

Antikacı : Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.

Antikacılık : Antikacının yaptığı iş.

Antikalık : Tuhaflık.

Antikapitalist : Kapitalist rejime karşı olan (kimse).

Antikapitalistlik : Antikapitalist olma durumu.

Antikapitalizm : Kapitalizme karşı olma.

Antikasını bilmek : En iyisini bilmek.

Antikatot : Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak.

Antikite : İlk Çağ. Eskilik.

Antikomünist : Komünizme karşı olan.

Antikomünistlik : Antikomünist olma durumu.

Antikomünizm : Komünizm karşıtlığı.

Antikor : Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.

Uygarlık : Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet. Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik.

 

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Antik komedya : İ Ö 486 yılında başlayan ve aşağı yukarı İ Ö 200 yılına kadar süren bir dönem içindeki Yunan ve Latin komedyaları için kullanılan terim. Yunan komedyasının üç evresi vardır: eski komedya (Aristofanes), orta komedya (Antifanes, Aleksis) ve yeni komedya (Menandros). Latin komedyasının iki ustası ise Plautus ile Terentius'tur. M.Ö. 500 yılına doğru başlayan ve 200 yılına kadar süren en eski Yunan ve Roma komedyası. Yunan Komedyası üç basamakta gelişmiştir: Eski komedya (Aristophanes), Orta Komedya, Yeni Komedya (Menander). Bu yazarların etkisi altında gelişmiş aristocu olmayan tiyatro [46 - 61] Latin Komedyası da, özellikle Plautus ile Terentius (bk. Palyata Komedyası).

Antik tiyatro : Eski Yunan ve Latin tiyatroları için kullanılan terim. Eski Yunan ve Roma tiyatrosuna verilen ad.

Antik tragedya : İÖ VI. yüzyılda Yunanlı Thespis ile başlıyan ve İS I. yüzyılda Latin Seneca ile son bulan yedi yüzyıllık bir dönem içinde yazılmış tragedyalardan her biri. En büyük Yunan tragedya yazarları Aiskhilos, Sofokles ve Öripides'tir. Roma'da ise yapıtları oynanmaya elverişli olmamasına karşın, Seneca'dır.

Antik yunan tiyatrosu : İÖ VI. yüzyıldan, İÖ II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski Yunan tiyatrosu.

Antika taklidi : Çinicilikte büyük yapraklı örnek.

Antikalaşma : Antikalaşmak durumu.

Antikalaşmak : Antika duruma gelmek. mec. Tuhaflaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

Antikarsinojen : Kanser oluşumunu engelleyen veya tümörün büyümesini önleyen madde.

Antikataral : Nezleye karşı kullanılan, nezleyi önleyen.

Antikçağ : Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ.

Diğer dillerde Antik anlamı nedir?

İngilizce'de Antik ne demek? : adj. ancient, very old, antique, archaic; old-fashioned; from another period, hoary

adj. antique; archaic

Fransızca'da Antik : antique

Almanca'da Antik : adj. antik

Rusça'da Antik : adj. античный, древний