Antikacılık nedir, Antikacılık ne demek

  • Antikacının yaptığı iş

Antikacılık hakkında bilgiler

Koleksiyon genel olarak ticari açıdan üretilmiş ürünlerde, bir düzeni takip eden sınırlı süre içinde sınırlı üretim adeti olan ve üretimi bittikten sonra aynı kalitede üretimi tekrar etmeyen her türlü satın alınabilir ürünlerin genel adıdır. Çağdaş antika toplayıcılığı olarak da değerlendirilebilir.

Antikacılık kısaca anlamı, tanımı:

Antika : Eski çağlardan kalma eser. Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Antik. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Eser. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

 

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Alet edevat takımı. Dolap, hile. Bez dokuma tezgâhı. Yerleştirme, tertip. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

Takip : Kovuşturma. Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. Ardınca gitme veya gelme. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket. İzinden gitme, uyma, izleme.

Sınırlı : Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet. Az sayıda. Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

İş : Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Sürme.

Diğer dillerde Antikacılık anlamı nedir?

Almanca'da Antikacılık : n. Kunsthandel