Antika nedir, Antika ne demek
Antika; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Tarihsel bir döneme ait olan.
- Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi.
- Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka

- Eski çağlardan kalma eser.
- Antik.
"Antika" ile ilgili cümleler
- "Sofadaki antika yerli saat, ihtiyar göğsü hırlaya hırlaya ağır ölçülü vuruşlarla gece yarısını çaldı." - H. R. Gürpınar
- "Hasılı antika bir herif." - Ö. Seyfettin
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
Eskiden kalma eşya. a. bk. antik.
Almanca'da Antika ne demek?:
antiquität
Antika hakkında bilgiler
Antika, maddi değeri olan eski eşya demektir. Bir eşyanın ya da sanat yapıtının "antika" sayılabilmesi için yaşlı olmasının yanında az bulunur özellikte olması gerekir. Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.
Antikalar ünlü bir kişiye ya da belli bir tarihsel döneme ait olabilir. Yalnızca iyi korunmuş eşyalar da zamanla antika değeri kazabilir. Bunlar resim ya da heykel gibi sanat yapıtları, mobilya ya da kap kacak gibi ev eşyaları olabilir. Bazı insanlar yalnızca güzel buldukları, bazıları ise sonradan değerleneceğini bildikleri için koleksiyonlar oluştururlar. Aradan uzun zamanın geçmesiyle bu koleksiyonun parçaları birer antika özelliği kazanır. Antikalar ender bulundukları için değerlidir.
Antikalar yapıldıkları yer ve zamana göre adlandırılabilir. Bir İngiliz antikası, Kral George ya da Kraliçe Victoria dönemlerinde yapıldığı için onların adıyla anılabilir. Bir Fransız antikası XV. Louis ya da Napolyon dönemiyle ilişkilendirilebilir. 12. yüzyıl Anadolu Selçuklu rahlesi yapıldığı dönem, 16. yüzyıl İznik çinisi yapıldığı yerden dolayı özel değer taşır. Bir eşyanın antika sayılabilmesi için yapıldığı yerin ve zamanın kanıtlanması gerekir. Pek çok eşyada hangi fabrikada yapıldığını ya da hangi ustanın elinden çıktığını belirten bir işaret bulunur ve bu durumda eşyanın antikalığı kuşku götürmez. Üzerinde işaret bulunmayan antikaların nerede ve ne zaman yapıldığını ise, uzmanlar malzemesine, modeline, renklere ve yapımındaki ustalığa bakarak anlayabilirler.
Koleksiyoncuların en çok ilgi gösterdikleri bazı antikalar şunlardır: Cam eşya; saatler; metal eşya; mobilya; seramik ve porselen eşya; halı ve kilim.Eski gümüş , mobilyalar , halı , kilim , işlemeli bez , kadife bezler , yatak örtüleri , bakır eşyalar , avizeler , tablolar , resimler , kartpostallar , efemeralar , pul , eski paralar , radyo , telefon , daktilo , eski mekanik eşyalar , el yazması kitaplar , eski çizgi romanlar , taşplak , eski plak ve pikaplar , askeri kıyafetler , kılıç , kama , eski madalya ve nişanlar.
Antika ile ilgili Cümleler
- Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.
- Ali beni dedesinin antika saatini çalmakla suçladı.
- Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.
- Onun antikalara karşı büyük bir tutkusu var.
- Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.
- Bu antik paraya bir antikacı dükkanında rastladı.
- O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.
- Sanırım antika sandalyelerinden birini almaya ilgi duyabilirim.
- Ali tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.
- Bana en yakın antikacının nerede olduğu söyler misiniz?
Antika kısaca anlamı, tanımı:
Tarihsel : Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.
Dönem : Yarıyıl. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.
Örtü : Örtmek için kullanılan şey, vualet. Yapılarda çatı, dam.
Yatak : Bir şeyin çok bulunduğu yer. Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını.
Antikasını bilmek : En iyisini bilmek.
Antika mobilya : Eski dönemlerde imal edilmiş olup ana hatlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan ve belli bir ekole göre adlandırılan mobilya.
Antikacı : Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.
Antikacılık : Antikacının yaptığı iş.
Antikalık : Tuhaflık.
Antikapitalist : Kapitalist rejime karşı olan (kimse).
Antikapitalistlik : Antikapitalist olma durumu.
Antikapitalizm : Kapitalizme karşı olma.
Antikatot : Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genellikle metal yaprak.
Çağlar : Çağlayan.
Eser : Yayın, kitap, yapıt. İz, işaret, im. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.
Mendil : İçine bazı şeyler konulan kumaş, yağlık. Burun ve ter silmekte, el ve yüz kurulamakta kullanılan küçük, kare biçiminde kumaş veya yumuşak, ince kâğıt.
Çarşaf : Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
Kenar : Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.
Paralel : Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.). Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi.
İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.
Maddi : Mal, para, varlıkla ilgili olan. Maddeden oluşan. Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı. Maddesel.
Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Bir kez. Sadece. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber.
Ait : İlgilendiren, ilişkin, ilişik, ilgili.
Eski : Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey. Geçerli olmayan. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
Kalma : Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan. Kalmak işi.
Antika taklidi : Çinicilikte büyük yapraklı örnek.
Antikalaşma : Antikalaşmak durumu.
Antikalaşmak : Antika duruma gelmek. mec. Tuhaflaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
Antikarsinojen : Kanser oluşumunu engelleyen veya tümörün büyümesini önleyen madde.
Antikataral : Nezleye karşı kullanılan, nezleyi önleyen.
Diğer dillerde Antika anlamı nedir?
İngilizce'de Antika ne demek? : adj. old world, from the past, from former times (especially Europe); antiquarian, antique; queer; eccentric, kooky, quaint; crusted
n. antique, curiosity, curio
Fransızca'da Antika : antique [le]
Almanca'da Antika : n. Antiquität, Kuriosum
Rusça'da Antika : n. антиквариат (M), редкость (F), мережка (F)
adj. антикварный, странный, чудаковатый

Bu kısımda Antika nedir? Antika ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Antika tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Antika hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.