Stool türkçesi Stool nedir
- Sekmen.
- Lazımlık.
- Kök sürgünü.
- Gaita.
- Tabure.
- Filizlenen kütük.
- İskemle.
- Oturak.
- Büyük aptes.
- Büyük abdest.
- Kaka.
- Yeni budanmış dal.
- Dışkı.
Stool ile ilgili cümleler
English: Ali was sitting on a stool by the stove.
Turkish: Ali sobanın yanındaki taburede oturuyordu.
English: A man came in and sat on the stool next to her.
Turkish: Bir adam içeri geldi ve onun yanındaki tabureye oturdu.
English: Ali sat on a stool in the corner.
Turkish: Ali köşedeki bir tabureye oturdu.
English: Ali sat on a stool at the counter.
Turkish: Ali tezgahtaki bir tabureye oturdu.
English: Ali entered the bar and sat on the stool next to Mary.
Turkish: Ali bara girdi ve Mary'nin yanındaki tabureye oturdu.
Stool ingilizcede ne demek, Stool nerede nasıl kullanılır?
Stool pigeon : Gammaz kimse. Çığırtkan güvercin. İspiyoncu. Laf yetiştiren kimse. Lafçı. Muhbir. Polis casusu.
Stool softener : Laksatif.
Bar stool : Bar taburesi.
Close stool : Lazımlık (hasta veya engelliler için kullanılan). İhtiyaç taburesi.
Had stool : Dışkı boşalttı. Büyük abdestini yaptı. Dışkı yaptı.
Music stool : Piyano iskemlesi. Piyano sandalyesi. Piyano taburesi.
Stoolie : İspiyoncu. Muhbir.
Milking stool : Üç ayaklı alçak tabure.
Three legged stool : Üç ayaklı tabure.
Stoolies : Muhbir. İspiyoncu.
İngilizce Stool Türkçe anlamı, Stool eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stool ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Taboret : Kasnak. Arkalıksız sandalye.
Dejection : Hüzün. Dejeksiyon. Bok. Neşesizlik. Üzüntü. Keyifsizlik. Keder.
Chamber pot : Sürgü. Küvet. Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet.
Commode : Şifoniyer. Çekmeceli dolap. Klozet. Komodin. Konsol. Oturaklı iskemle. Şifonyer. Lazımlık iskemlesi.
Bedpans : Yatak lazımlığı. Sürgü (yatakta kullanılan). Sürgü.
Jerries : Alman askeri. Almanlar. Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Alman.
Bowel movement : Dışkı çıkarma. Bok. Vücut dışkısı. İnsan dışkısı. Dışkı düzeni. Bağırsak hareketi.
Tuffet : Küçük oturak.
Dejecta : Dejekta. Vücut atığı. Atık.
Stool synonyms : step stool, cutty stool, piano stool, stools, stooling, evacuation, tabourets, ordures, polers, faeces, milking stool, footstool, ordure, jordans, seat, excrements, chamberpots, commodes, footrest, fecal matter, potty, tree stump, chamberpot, excrement, stump, tabouret, hockers, gaita, footrests, ottoman, excretion, feces, rejectamenta.
Stool ingilizce tanımı, definition of Stool
Stool kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To ramfy. To tiller, as grain. To shoot out suckers. A single seat with three or four legs and without a back, made in various forms for various uses. A plant from which layers are propagated by bending its branches into the soil.

Bu kısımda Stool kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stool ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stool anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stool ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.