Stools türkçesi Stools nedir

Stools ile ilgili cümleler

English: Ali was sitting at the bar three stools away, drinking beer.
Turkish: Ali barda üç tabure ötede oturuyordu, bira içiyordu.

English: Ali was sitting at the bar three stools away from Mary.
Turkish: Ali barda Mary'den üç tabure ötede oturuyordu.

Stools ingilizcede ne demek, Stools nerede nasıl kullanılır?

Fall between two stools : İki cami arasında kalmış beynamaza dönmek. İki fırsat arasında tereddüt etmekten dolayı başarısız olmak. İki işi birden yapmaya çalışırken hiçbirini başaramamak. İki cami arasında binamaz (namazsız) kalmak. Unutulup gitmek. İki şeye aynı anda teşebbüs etmek ve ikisinde birden başarısız olmak. İhmal edilmek. Yabana atılmak. İki cami arasında beynamaz kalmak. Önündeki iki fırsatı da değerlendiremeyip başarısız olmak.

Barstools : Bar taburesi. Barlarda kullanılan yüksek tabure.

Campstools : Küçük portatif katlanabilir sandalye. Açılıp kapanan kamp iskemlesi.

Footstools : Ayak iskemlesi. Ayak dayayacak yer. Tabure. Ayak taburesi.

Toadstools : Zehirli mantar. Zehirli şapkalı mantarlar.

Necessary stool : İçine lazımlık yerleştirilen deliği olan oturak (hasta ve özürlü insanlar için kullanılan).

 

Stool softener : Laksatif.

Music stool : Piyano taburesi. Piyano iskemlesi. Piyano sandalyesi.

Milking stool : Üç ayaklı alçak tabure.

Bar stool : Bar taburesi.

İngilizce Stools Türkçe anlamı, Stools eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stools ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upset : Sinirli. Yenmek (favori rakibi). Üzgün. Alabora etmek. Başaşağı çevirmek. Şişirmek. Bulanmış. Altüst etmek. Bulandırmak. Altüst olmuş.

Dejecta : Vücut atığı. Dejekta. Atık.

Ordure : Bok. Pislik. Gübre.

Bowel movement : Bağırsak hareketi. İnsan dışkısı. Büyük abdest. Dışkı düzeni. Vücut dışkısı. Bok. Dışkı çıkarma.

Potty : Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Basit. Çocuk dilinde klozet. Çocuk dilinde lazımlık. Çatlak. Deli. Solak. Ahmak.

Ordures : Pislik. Bok. Gübre.

Cower : Sinmek (korku vb nedeniyle). Suspus olmak. Çökmek. Büzülmek. Sinmek. Çömelmek. Korkudan sinmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Korkup çekilmek.

Clincher : Son nokta. Düğüm noktası. Kenetlenmek. Perçin makinesi. Sorunu kökünden çözen tartışma. Perçinleme çivisi.

Bow : Boyun eğmek. Reverans yapmak. Baş eğmek. Başla selamlama. Pruva. Yay. Başıyla selamlamak. Çekilmek. Eğmek. Eğilmek.

Stools synonyms : jaws of life, cutting implement, change posture, grappling hook, tamping bar, gaita, footboards, hack, huddle, style, swage, commodes, flex, abrader, tabourets, jordan, grapple, drill, faeces, comb, dejection, abradant, taboret, tamper, evacuation, commode, garden tool, faecal matter, implement, crouch, grappler, bender, excretions.

Stools zıt anlamlı kelimeler, Stools kelime anlamı

Ride : Kafa bulmak. Binmek. Yüzmek. Üst üste binmek. Sürüklenmek. Geçmek (yol). Sataşmak. Binmek (at veya bisiklet). Taşımak (omuzunda vb). Gezinti.