Ordure türkçesi Ordure nedir
Ordure ingilizcede ne demek, Ordure nerede nasıl kullanılır?
Ordures : Bok. Gübre. Pislik. Dışkı. Kaka.
Bordure : Bordür.
Bordures : Bordür.
Ordurous : Süprüntüyle ilgili. Dışkı ile ilgili. Atıkla ilgili. Çöple ilgili.
Corduroy : Ç.fitilli kadife pantolon. Fitilli kadife kumaş. Fitilli kadifeden yapılmış. Kadife (fitilli). Fitilli kumaş. Fitilli kadife. Kumaş pantolon.
Ordeal : Zorlu sınama. Güçsınav. İnsana çok sıkıntı çektiren iş. Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (bu yargılamalar sırasında, tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. krş. kutbakı, büyü, simge. Çetin sınav. Ateşten gömlek. Çile. İşkence ile sorgulama.
Ordain : Atamak (papaz). Buyurmak. Papaz. Takdir etmek (tanrı). Mukadder kılmak. Törenle papaz unvanını vermek. Nasip etmek. Emretmek. Takdir etmek. Atamak.
Corduroy road : Kütüklerden yapılmış yol. Ağaç yol. Ağaç gövdelerinin bataklık vb riskli zeminlere yanyana yatırılmasıyla oluşturulan yol.
Ordained rabbi : Hahamlık eğitimini tamamlamış ve resmi olarak atanmış olan kimse.
Ord : Kuzeybatı avustralya'da bir nehir. Nebraska eyaletinde şehir.
İngilizce Ordure Türkçe anlamı, Ordure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ordure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dirtiness : Aşağılıklık. Adilik. Pasak. Kirlilik.
Fertilisers : Suni gübre. Toprağı zenginleştirmek için eklenen organik veya kimyasal madde (ör. gübre). Hamile bırakan veya dölleyen kimse veya şey. Dölleyici. Gübreler.
Excretion : Salgı. Radyoaktif çıkarım. Terleme yoluyla dışarı atmak. Radyoaktif maddenin doğal yollarla organizmadan dışarı atılması. Hayvan ve bitkilerde metabolizma artığı olan zararlı maddelerin organizmadan dışarı atılması. ekskresyon. Sindirilemeyen maddelerle, metabolizma atıklarının anüs, idrar kanalı, solungaçlar ve deri gibi çeşitli yollarla katı, sıvı ve gaz formlarında atılması olayı. Salgılama. Vücut dışkısı. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Turd : Adi herif. Herifçioğlu. Adi. Tezek. Rezil. Bok herif.
Dirt : Çer çöp. Çamur. Kir. Toprak. Müstehcen söz. Maden içeren toprak. Dedikodu. Toz. Alçaklık.
Dunged : Gübrelemek. Hayvan tersi. Ters. Fışkı. Fışkılık. Kemre.
Cocksucker : Adi şerefsiz. Edepsiz kimse. Oral çeken kimse. Sakso çeken kimse. Adi veya ahlaksız kimse. Sakso yapan kimse. Lavuk. Erkek cinsel organını yalayan kimse. Saksocu.
Asshole : Dangalak. Göt deliği. Puşt. Kıç deliği. Anüs. Büzük. Aşağılık herif. İt herif. Salak.
Blighters : Boş herif. Herif. Sinir bozucu tip. Gıcık herif. Gıcık tip. Genç adam. Delikanlı.
Dejections : Dejeksiyon. Moral bozukluğu. Keyifsizlik. Keder. Hüzün. Üzüntü.
Ordure synonyms : shite, dog do, excretory product, dog turd, dog shit, body waste, doggy do, melaena, dropping, contaminations, mucks, droppings, melena, dung, faecal matter, manure, excrements, fertiliser, blighter, dungs, crapped, stooling, meconium, cowpat, cockhead, crap, chuffer, dressing, fecal matter, dejecta, bm, bowel movement, excreta.
Ordure ingilizce tanımı, definition of Ordure
Ordure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dung. Fæces. Excrement.

Bu kısımda Ordure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ordure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ordure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ordure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.