Bordures türkçesi Bordures nedir

Bordures ingilizcede ne demek, Bordures nerede nasıl kullanılır?

Bordure : Bordür.

Bord : Yarılma düzlemine paralel olarak uzanan kömür yüzeyi (madencilik). Pano. Uzun ve düz tahta. Bir maden ocağında sert kömürle kaplı geçit (madencilik). Masa.

Bordage : Borda kaplama.

Bordeaux : Bordo şarabı. Bordo (fransız şehri).

Bordeaux wine : Bordo şarabı.

Bordello : Randevu evi. Genelev.

Border check : Sınır kontrolü.

Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.

Border checkpoint : Polis sınır kontrol noktası. Sınır kontrol noktası.

Bordels : Genelev.

İngilizce Bordures Türkçe anlamı, Bordures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bordures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirt : Müstehcen söz. Toprak. Çer çöp. Toz. Çerçöp. Çamur. Dedikodu. Pislik. Kir. Maden içeren toprak.

Edged : Ağızlı. Keskin. Uçlu. Sivri. Sivri bilenmiş. Kenarlı.

Meconium : Yeni doğanın kalın bağırsağı içindeki ilk dışkı. Embriyonun ya da pupanın dışkısı. yeni doğmuş memelilerde bağırsak içeriği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlkdışkı. Mekonyum.

Faecal matter : Bok. Kaka. Atık. Pislik. Dışkı.

Kerb : Kaldırım taşı. Bordür taşları. Kaldırım kenarı. Suluk. Bordür (yol kenarındaki). Kaldırımın kenar taşı. Yaya kaldırımının kenar taşı. Kontrol. Kaldırım kenar taşı.

 

Deckled : Kenarları pürüzlü olan. (kağıt hakkında) pürüzlü kenarları olan. El yapımı kağıt gibi tüylü kenarları olan.

Margents : Sınır. Kenar.

Excretion : İfrazat. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dışkı. Radyoaktif çıkarım. Radyoaktif maddenin doğal yollarla organizmadan dışarı atılması. Vücut dışkısı. Hayvan ve bitkilerde metabolizma artığı olan zararlı maddelerin organizmadan dışarı atılması. ekskresyon. Sindirilemeyen maddelerle, metabolizma atıklarının anüs, idrar kanalı, solungaçlar ve deri gibi çeşitli yollarla katı, sıvı ve gaz formlarında atılması olayı. Boşaltma. Boşaltım.

Poop : Kakasını yapmak. Yormak. Kıç. Pupa. Boru çalmak. Tüm başkalaşım gösteren böceklerde, larvayla ergin evre arasındaki hareketsiz evre, nimf, nimfa. geminin arkası, kıç. Osurmak. Gaz yapmak. (büyük) tuvaletini yapmak. Pupadan çarpmak (dalga).

Bordures synonyms : spiny edged, excretory product, white edged, shite, doggy do, melaena, sawtoothed edged, dog do, dog turd, dog shit, body waste, bordure, margent, lined, droppings, deckle edged, fringed, bm, melena, excreta, finite, boxed, dung, rim, stool, fecal matter, muck, dejection, crap, faeces, featheredged, shit, excrement.

Bordures zıt anlamlı kelimeler, Bordures kelime anlamı

Infinite : Sonsuz olan şey. Muazzam bir. Sayısız. Sınırsız. Mutlak. Hudutsuz. Sonsuzluk. Tükenmez. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Sonsuz.

Bordures antonyms : unbordered.