Poop türkçesi Poop nedir

  • Pupa.
  • Kıç.
  • (büyük) tuvaletini yapmak.
  • Gaz yapmak.
  • Tüm başkalaşım gösteren böceklerde, larvayla ergin evre arasındaki hareketsiz evre, nimf, nimfa. geminin arkası, kıç.
  • Yormak.
  • Zarta.
  • Pupadan çarpmak (dalga).
  • Çocuk dilinde kaka.
  • Çocuk dilinde kaka yapmak.
  • Yorgun düşürmek.
  • Boru çalmak.
  • Kakasını yapmak.
  • Osurmak.

Poop ile ilgili cümleler

English: He almost pooped his pants when he saw that spider.
Turkish: O, örümceği gördüğünde neredeyse pantolonuna kaçırıyordu.

English: I do not want to clean up dog poop.
Turkish: Köpek pisliği temizlemek istemiyorum.

English: In my world everyone’s a pony and they all eat rainbows and poop butterflies.
Turkish: Benim dünyamdaki herkes birer midilli, onlar gökkuşağı yiyorlar kakaları da kelebek.

English: I'm pooped.
Turkish: Yorgunum.

English: Ali is pooped.
Turkish: Ali bitkin.

Poop ingilizcede ne demek, Poop nerede nasıl kullanılır?

Poop deck : Kıç güvertesi. Kıç kasarası. Kıç güverte. Kıçüstü.

The poop : Çocuk dilinde kaka yapmak. Osurmak. Gaz yapmak. Boru çalmak. (argo) bilgi. Çocuk dilinde kaka. Dedikodu (ör. britney spears hakkındaki dedikodular nedir?). Kakasını yapmak. Zarta. Yormak.

Pooped : Yorgun. Bir dalganın tekneyi aşması ve içini suyla doldurup batırması. Bitap. Takati kesilmiş. Bitkin.

 

Pooping : (büyük) tuvaletini yapmak. Çocuk dilinde kaka. Çocuk dilinde kaka yapmak. Boru çalmak. Zarta. Osurmak. Gaz yapmak. Kakasını yapmak. Yormak. Pupadan çarpmak (dalga).

Poops : Pupadan çarpmak (dalga). Çocuk dilinde kaka. (büyük) tuvaletini yapmak. Yorgun düşürmek. Osurmak. Gaz yapmak. Yormak. Zarta. Boru çalmak. Kakasını yapmak.

Be pooped : Hali olmamak. Kıç taraftan dalga yemek. Yorgun olmak. Dalgayı pupadan almak. Bitkin olmak. Kolunu kaldıracak hali olmamak.

Nincompoops : Dangalak. Kuş beyinli. Salak. Sersem. Alık. Geri zekalı. Avanak.

Pooch : İndirmek (bir düşmanı). İt. Köpek (amerikan ingilizcesi). İt (amerikan ingilizcesi). Köpek.

Poo poo : Kaka yapmak. Çocuk dilinde kaka. Çocuk dilinde kaka yapmak.

Epoophoron : Ovaryum üzerinde oluşan rudimenter bir oluşum. Epooforon.

İngilizce Poop Türkçe anlamı, Poop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broken wind : Soluğan hastalığı. İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom. atların göğüs şişkinliği, gürültülü ve güç solunumla yaygın kronik bronşiolit, epitel hiperplazisi, goblet hücre metaplazisi, peribronşioler fibrozis ve amfizemle belirgin solunum sistemi hastalığı, atların soluğan hastalığı, koah, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, hlk. güç nefes.

Batty : Deli. Çatlak. Üşütük (argo terim). Üşütük. Kaçık. Bir tahtası eksik. Popo.

Guff : Boş laf. Yellenmek. Saçmalık. Gaz çıkarmak.

Battiest : Üşütük. Bir tahtası eksik. Popo. Kaçık. Çatlak. Deli. Üşütük (argo terim).

 

Quarter : Dört parçaya bölmek. Ay ya da benzeri gökcisimleri tekerlerinin yarısının aydınlık olduğu evre. Yerleştirmek (bir kimseyi bir yere veya birinin yanına). Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asker yerleştirmek. Yerleştirmek. Konaklatmak. Dörde bölmek. Mahalle. Dörde ayırmak.

Ascribe : -e yormak. Hamletmek. Yüklemek. Üstüne atmak. Vermek. Atfetmek. İsnat etmek. Ayırmak. Yakıştırmak.

Pupa : Böceklerde larva ve imago arasındaki ikinci gelişim evresi. tam başkalaşım görülen böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otolizle yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, ergin sineğin kılıfından çıktığı evre, krizalit. Pupa (böceklerde). Başkalaşan böceklerde lavradan sonraki devre. Tüm başkalaşım (holometabol) gösteren böceklerin hayat devresinde larva evresinden sonra gelen ve larvanın koruyucu bir kılıf (koza) içinde muhafaza edildiği, hareketsiz göründükleri, larvaya ait organların otoliz ile yok edildiği, ergin organlar geliştiğinde, süreç tamamlanınca ergin hayvanın kılıfından çıktığı evre. krizalit. Tırtıllar kelebek olma zamanlarında girdikleri koza. Krizalit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Back : Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Art. Geçmişe. Arka çıkmak. Alt tahta. Arkalık. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Ters. Geriye. Arka.

After part : Geminin kıç tarafı. Arka bölüm (örneğin, gemideki gibi). Arkada kısım. Kıç taraf.

Poop synonyms : pipe, piped, poops, battier, creaming, backsides, bugled, bugling, breech, arse, creamed, poo poo, butted, behind, chop, botty, stern, nymph, boff, pupas, arses, sterns, do in, ascribe to, defecate, guffs, bugles, rear, ship, break wind, butt, defecates, tootler.

Poop zıt anlamlı kelimeler, Poop kelime anlamı

Front : Önyüz. Önderlik etmek. Tavır. Davranış. Hareket. Yol göstermek. İle karşı karşıya olmak. Dönmek. Yönelmek. En ön yer.

Poop ingilizce tanımı, definition of Poop

Poop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : See 2d Poppy. To pop. The hindmost or after part of a vessel`s hull. To break over the poop or stern, as a wave. Also, a cabin covered by such a deck. [Bakınız: Poop deck] See also Roundhouse. To make a noise. A deck raised above the after part of a vessel. Also, to break wind.