Margents türkçesi Margents nedir

Margents ingilizcede ne demek, Margents nerede nasıl kullanılır?

Margent : Kenar. Sınır. Bordür.

Marge : Kenar. Margarin.

Margery : Bir bayan ismi (margaret'ın bir şekli).

Marges : Margarin. Kenar.

Lithomarge : Katı kil. Litomarj.

Margaret mitchell : Rüzgar gibi geçti nin yazarı. (1900-1949) amerikalı romancı.

Margarine : Margarin. Sıvı bitkisel yağları hidrojen ile sertleştirerek üretilen yapay , katı yemeklik yağ.

Margaric acid : Margarik asit. Renksiz olan sentetik bir yağ asidi, heptadekanoik asit.

Margarines : Margarin.

Margarins : Margarin. Katıyağ.

İngilizce Margents Türkçe anlamı, Margents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Margents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brows : Alın. Yamaç. Kaş. Kaşlar.

Borderline : Sınır çizgisi. Sınırdaki. Sınırda. Ortada. Kesin olmayan. Sınıra yakın olan. Sınır boyu. Belirsiz. Hudut.

Boundary line : Arazi sınırı. Sınır çizgisi.

Tincture : Hafifçe boyamak. İz. Hafif etkilemek. Renk. Hafif renk. Ruh. Eser. Hafifçe renklendirmek. Tentür. Alkolle karıştırılmış madde.

Bourns : Hedef. Çay. Diyar. Amaç. Dere. Su. Memleket.

Flanges : Flanş. Yaka.

Fringe : Kenar takmak. Kakül. Saçak. Kenarını bastırmak. Kenarında bulunmak. Saçak takmak. Perçem. Şerit. Püskül.

 

Borders : Kenarlıklar. Hudut. Kenar süsü. Kenarlık. Tarh.

Ambit : Etraf. Çevre. Ortam. Çerçeve. Hudut. Saha. Muhit. Şümul. Alan.

Margents synonyms : purplish red, bordure, brow, brinks, brim, kerb, border, brink, extreme, bezel, edge, bourne, boundary, borderlines, bournes, bourn, kerbed, borderland, flange, edging, bounds, bordures, butting, rim, brims, borderlands, margent, border line.

Margents zıt anlamlı kelimeler, Margents kelime anlamı

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız.

Chromatic : Renklerle ilgili. Renklere ait. Renkser. Kromatik. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Renkli. Renksel.