Margarine türkçesi Margarine nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Sıvı bitkisel yağları hidrojen ile sertleştirerek üretilen yapay , katı yemeklik yağ.
  • Margarin.

Margarine ile ilgili cümleler

English: Did you mistake the margarine for butter?
Turkish: Margarini tereyağı ile karıştırdın mı?

English: She used margarine instead of butter.
Turkish: O tereyağ yerine margarin kullandı.

English: You can use margarine as a substitute for butter.
Turkish: Bir alternatif olarak tereyağı yerine margarin kullanabilirsiniz.

English: We should substitute margarine for butter for our health.
Turkish: Sağlığımız için margarin yerine tereyağı kullanmalıyız.

English: She substituted margarine for butter.
Turkish: O, tereyağ yerine margarin sürdü.

Margarine ingilizcede ne demek, Margarine nerede nasıl kullanılır?

Salt free margarine : Tuzsuz margarin. Tuz içermeyen margarin (pişirme kızartma ve yiyeceklerin üzerine sürmekte kullanılan).

Margarines : Margarin.

Oleomargarine : Margarin.

Margarin : Katıyağ.

Margarins : Katıyağ. Margarin.

Margaric acid : Margarik asit. Renksiz olan sentetik bir yağ asidi, heptadekanoik asit.

Margaret : Kadın ismi. Bir bayan ismi.

Margarodite : Margarodit.

Margaritana : Irmak inci midyesi. Yumuşakçalar (mollusca) dalının, yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından derelerde bulunan, incisi makbul sayılmayan bir tür.

 

Margaric : Margarik.

İngilizce Margarine Türkçe anlamı, Margarine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Margarine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid salt : Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuz. Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit.

Activated coal : Aktif kömür. Etkin kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür.

Margarin : Katıyağ.

Stick : Sokmak. Ardarda atılan bombalar. Asa. Direk. Engel (yarış). Çubuk. Baston. Sırık. Hödük. Vites kolu.

Butter : Tereyağı sürmek. Yağ sürmek. Tereyağı. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı. Sadeyağ. Dalkavukluk. Krek kokain. Yağcılık. Tereyağ.

Active metals : Etkin metaller. Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller.

Acidimetry : Asidimetre. Asit ölçme. Asitölçüm. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçümü. Asitimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asidimetri.

Alabaster : Su mermeri. Akmermer. Kaymaktaşından yapılan. Su mermerinden yapılan. Kaymaktaşı. Albatr. Alçı taşı. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Sumermeri.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

 

Margarine synonyms : margarines, oleo oil, margarins, oleomargarine, vegetable oil, acier inoxydable, oil, marge, aliphatic compounds, acid radical, additive, marges, aldehydes, trans fatty acid, alcohols, oleomargarin, additive properties, paste, oleos, alcoholometry, active passive metal, oleo, spread, alicyclic compounds.

Margarine ingilizce tanımı, definition of Margarine

Margarine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Artificial butter. Oleomargarine.