Taboret türkçesi Taboret nedir
Taboret ingilizcede ne demek, Taboret nerede nasıl kullanılır?
Taborets : Kasnak. Arkalıksız sandalye. İskemle. Tabure.
Taborer : Dümbelek çalan kişi.
Tabor : Dümbelek çalmak. Dümbelek. İowa eyaletinde şehir. Zilli def. Darbuka. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.
Taborine : Küçük dümbelek. Dümbelek. Darbuka.
Tabors : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Darbuka. İowa eyaletinde şehir. Dümbelek. Zilli def. Dümbelek çalmak.
Taboo fictive : Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni. Kutyasak yapıntı.
Taboo : Kutyasak. Dokunulmaz. Yasaklamak. Tabu olan. Konuşulamaz. Tabu. Tekinsiz. Yasak. Memnu. Tabulaştırmak.
Tabooed : Yasaklamak. Konuşulmasını yasaklamak. Tabulaştırmak. Tabulaştırılmış.
Metaboric acid : Metaborik asit.
Taboo fict : Kutyasak yapıntı. Yasaklara uyulmadığında oluşacak sonuçları anlatan yapıntı türü. bk. yapıntı, krş. masal, söylen, söyleni.
İngilizce Taboret Türkçe anlamı, Taboret eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Taboret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seat : Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Oturtmak. Mevki. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Koltuk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yuvasına oturtmak. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer.
Tuffets : Küçük oturak. Oturak.
Balancing wheel : Avara kasnak.
Belt pulley : Kayış kasnağı.
Footboards : Ayakucundaki tahta (karyolanın). Marşpiye. Ayak tahtası. (karyolanın) ayakucundaki tahta. Ayaklık. Basamak. Ayak iskemlesi. Ayak dayanacak yer.
Stretcher : Hatıl. Oturak (kayık). Gerici. Teskere. Sedye. Teskere (inşaat). Gerdirme tertibatı. Ayakkabı kalıbı. Gergi.
Footrest : Ayak dayayacak yer. Ayak iskemlesi.
Footstools : Ayak iskemlesi. Ayak dayayacak yer. Ayak taburesi.
Cylinder : Yuvgu. İçine krem. Tüp. Yuvak. Merdane. Vals. Üstüvane. Silindir. İçinde tokaç devinen boruya benzer yuva.
Footstool : Ayak dayayacak yer. Ayak taburesi. Ayak iskemlesi.
Taboret synonyms : stools, hockers, involutes, hocker, stooling, hoop, sheave, footrests, taborets, pulley, cylinders, pulleys, stretchers, rims, rim, tuffet, balance wheel, tabourets, stool, creature, tabouret, drum.
Taboret ingilizce tanımı, definition of Taboret
Taboret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small tabor.

Bu kısımda Taboret kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Taboret ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Taboret anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Taboret ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.