Cylinder türkçesi Cylinder nedir

  • Rulo.
  • İlaç gibi maddeler konulan plastik boru.
  • Tüp.
  • İçinde tokaç devinen boruya benzer yuva.
  • Yuvak.
  • Tambura.
  • Vals.
  • Merdane.
  • Silindir.
  • Kasnak.
  • Yuvgu.
  • İçine krem.
  • Üstüvane.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.

Cylinder ile ilgili cümleler

English: The cylinder head of the car is broken.
Turkish: Arabanın silindir kapağı kırıldı.

English: How do you find the volume of a cylinder?
Turkish: Bir silindirin hacmini nasıl bulursunuz?

English: Water pipes are cylinders.
Turkish: Su boruları silindirdir.

English: A butane cylinder weighs 35 kg.
Turkish: Bir bütan silindiri 35 kg ağırlığındadır.

Cylinder ingilizcede ne demek, Cylinder nerede nasıl kullanılır?

Cylinder barrel : Silindir kovanı. Silindir fıçı. Silindir gömleği.

Cylinder block : Motor bloku. Motor gövdesi. Silindir blok. Silindir bloku. Motor bloğu. Silindir bloğu.

Cylinder blocs : Motor gövdesi. Yuvguları içeren ve öbür öğelerin üzerine bağlandığı en büyük motor parçası.

Cylinder bore : Silindir iççapı. Silindir çapı.

Cylinder chart : Silindirik çizge. Silindir grafiği.

Cylinder drying machine : Silindirli kurutma makinesi.

Cylinder head : Silindir başlığı. Silindir kafası. Yuvgu kapağı. Silindir kapağı. Başlık. Motor gövdesinin üzerini örterek yanma odasını oluşturan bölüm. Klingrit.

 

Cylinder cover : Silindir kapağı.

Cylinder jacket : Silindir gömleği. Silindir ceketi.

Cylinder flange : Silindir flanşı.

İngilizce Cylinder Türkçe anlamı, Cylinder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cylinder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rolling press : Ütü makinesi. Silindirli pres. Baskı makinesi. Merdaneli pres. Hadde tezgahı.

Involutes : Gergi.

Platens : Tambur kağıdın desteği. Merdane (baskı). (baskı makinesi) merdane. Kağıt silindiri. Baskı levhası. Daktiloda harflerin vurduğu silindir. Tutma levhası. Daktilo silindiri.

Tubes : Metro. Tünel. Borular. Boru. Katot lambası. İç lastik. Televizyon. Tüpler.

Mandrel : Fener mili. Malafat. Düzleme sürgüsü. Mil. Kavrayıcı. Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç. Çelik maça. Mandrel. Malafa.

Valse : Üç çeyrek ritimli bir salon dansı. Vals müziği. Waltz.

Hoop : Çembere sokmak. Bağırmak. Çember ile kuşatmak. Çember takmak. Ötmek. Çapı 0.80 m. olan tahtadan yapılmış kasnak biçiminde cimnastik el aracı. Öksürmek (boğmaca). Çığlık atmak. Potaya atmak.

Abbreviate : Sadeleştirmek. Özetlemek. Kırpmak. İhtisar etmek. Kısaltmak.

Pulley : Bir halatla makaradan oluşan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. gırgır teknelerinde pover bloku seren direğine bağlayan ve pover blokun aşağı yukarı hareketini sağlayan donanım. Çark. Bobin. Dönen iki dingil arasında güç aktaran kayışların takıldığı çember. Işıldakların ya da panoların asıldığı çubukların yukarı kaldırılıp aşağı indirilmesinde, kullanılan demir makara. Askı palangası. Halat makarası. Çıkrık. Disk makara.

 

Chamber : Odacık. Lonca. Uğraştırıcı olma. Kamara. Bölme. Komisyon. Büro. Oda vermek. Özel hakim odası. Düşündürücü.

Cylinder synonyms : piston chamber, hydraulic brake cylinder, access key, waltzes, ac adapter, tube, waltzed, tank, absolute device, calenderer, mangles, waltz, intake valve, stretcher, drum, wallower, access mechanism, block, brake cylinder, cylinders, abnormal end, abstract syntax tree, wallowers, calender, pulleys, accent bar, accent char, roller, the tube, belt pulley, valiantly, rim, roll.

Cylinder ingilizce tanımı, definition of Cylinder

Cylinder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A solid body which may be generated by the rotation of a parallelogram round one its sides. Or a body of rollerlike form, of which the longitudinal section is oblong, and the cross section is circular.