Mandrel türkçesi Mandrel nedir

  • Fener mili.
  • Malafa.
  • Düzleme sürgüsü.
  • Kavrayıcı.
  • Mihver.
  • Malafat.
  • Mandrel.
  • Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç.
  • Mil.
  • Çelik maça.
  • Merdane.

Mandrel ingilizcede ne demek, Mandrel nerede nasıl kullanılır?

Mandrel test : Malafat deneyi.

Mandrels : Fener mili. Mandrel. Malafa.

Demandress : Kadın davacı.

Mandrake : Kankurutan. Adamkökü. Hacılarotu. Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, mavi çiçekli, meyveleri sarı renkli, hoş kokulu, çok yıllık, otsu ve zehirli bir bitki. at elması, ademotu. Adamotu. Köpekelması. Abdüsselamotu.

Mandrakes : Kankurutan. Köpekelması. Adamotu. Hacılarotu. Abdüsselamotu. Adamkökü.

Mandrills : Vahşi afrika maymunu. Mandril.

Salamandrine : Ateşte yaşadığı düşünülen bir ruh. Salamander gibi.

Mandrille : Mandril. Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, 81 cm kadar uzunlukta, 7 cm kadar kuyruğu olan, burnu kırmızı ancak etrafında mavi yivler bulunan, çenesinde mavi sakalları olan, batı afrika'da toplu halde yaşayan yırtıcı bir tür.

Archimandrite : Manastır başkanı. Başkeşiş.

Mandrill : Mandril. Vahşi afrika maymunu.

İngilizce Mandrel Türkçe anlamı, Mandrel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mandrel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wringers : Sıkıp suyunu çıkarmak. Çamaşır mengenesi. Sıkma donamını. Mengene (çamaşır sıkmak için). Sıkmaç.

Grabbers : Yükleme için kepçe benzeri taşıma aracı. Gaspçı. Müşteriyi cezbeden reklam teşhir materyali. Açgözlü. Yağmacı.

Mangle : Korkunç bir şekilde yaralamak. Mengene. Silindirden geçirmek. Parçalamak. Yırtmak. Mengeneden geçirmek. Ezmek. Bozmak. Çamaşır sıkma makinesi.

Platen : Merdane (baskı). Baskı levhası. (baskı makinesi) merdane. Tutma levhası. Daktiloda harflerin vurduğu silindir. Silindir. Kağıt silindiri. Tambur kağıdın desteği. Daktilo silindiri.

Coak : Pim. (marangozluk) birbirine geçmeli bir kalasın yüzünü diğer kalasa birleştiren zıvana türü. Kalasları birbirine birleştiren sert tahta veya demir çivi.

Valiantly : Yiğitçe. Kahramanca. Cesurca.

Rolling press : Merdaneli pres. Baskı makinesi. Hadde tezgahı. Silindirli pres. Ütü makinesi.

Wringer : Sıkmaç. Çamaşır mengenesi. Mengene (çamaşır sıkmak için). Sıkma donamını. Sıkıp suyunu çıkarmak.

Gudgeon : Yem olarak kullanılan kayabalığı. Saf. Pim. Derekayası. Yem balığı. Kanca. Çengel. Enayi.

Roller : Büyük dalga. Vals. Silindir. Baskı silindiri. Sahile çarpan büyük dalga. Gökkuzgun. Gök kuzgun. Üstüvane. Oklava. Sarma çubuğu.

Mandrel synonyms : rotating shaft, axles, axis, rolling pin, axes, grabber, grasper, graspers, cannoning, wallower, arbor, mangles, arbour, cannons, verticle, calenderer, axle, wooden plug, axle tree, drive, arbours, wallowers, spindle, axletree, axletrees, mandril, gudgeons, rollers, axises, platens, arbors, cannon, receptive.

Mandrel ingilizce tanımı, definition of Mandrel

Mandrel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An arbor. A bar of metal inserted in the work to shape it, or to hold it, as in a lathe, during the process of manufacture.