Mandrels türkçesi Mandrels nedir

Mandrels ingilizcede ne demek, Mandrels nerede nasıl kullanılır?

Mandrel test : Malafat deneyi.

Mandrel : Malafa. Kavrayıcı. Çelik maça. Fener mili. Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç. Mandrel. Malafat. Mihver. Düzleme sürgüsü. Merdane.

Demandress : Kadın davacı.

Mandrake : Kankurutan. Adamotu. Abdüsselamotu. Adamkökü. Köpekelması. Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, mavi çiçekli, meyveleri sarı renkli, hoş kokulu, çok yıllık, otsu ve zehirli bir bitki. at elması, ademotu. Hacılarotu.

Mandrakes : Köpekelması. Abdüsselamotu. Hacılarotu. Kankurutan. Adamotu. Adamkökü.

Mandamus : Yüksek mahkeme tarafından verilen emirname. Yüksek mahkemeden verilen emir. Yüksek mahkeme emri.

Salamandrine : Ateşte yaşadığı düşünülen bir ruh. Salamander gibi.

Archimandrite : Başkeşiş. Manastır başkanı.

Mandril : Fener mili. Mandrel. Malafa.

Mand : Talep. İstek.

İngilizce Mandrels Türkçe anlamı, Mandrels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mandrels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shaft : Aks. Gövde. Işın. Mil. Mızrak. Şaft. Ok sapı. Dingil. Araba oku. Atletizm, biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır.

 

Spindle : Mitoz ve mayoz sırasında hücrenin iki kutbu arasında, pozitif uçları birbirine doğru uzanan ve kromozomların hareketini yönlendiren mikrotüpçüklerden oluşan yapı. iğ. Eksen. Dingil. Kromozomların bağlandığı lifler (hücre bölünmesi). Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. İğ. Uzamak. Eğirmen. Yoğunluk ölçer. Eğirtmeç.

Arbor : Çardak. Arbor. Ağaçlandırma. Dingil. Pergole. Gölgelik. Ağaç dikme. Ormanda gölgelik yer. Ağaç.

Drive : Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Dürtü. Saplamak. Kuvvet. Vurmak. Güç sağlamak. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Arabayla götürmek. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Çakmak.

Baboon : Babun. Salak. Şebek. Mankafa. Habeşmaymunu. Köpek maymunu. Habeş maymunu. Babuin.

Mandrel : Düzleme sürgüsü. Çelik maça. Mil. Kavrayıcı. Merdane. Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç. Malafat.

Mandrels synonyms : mandrillus, rotating shaft, mandrillus sphinx, genus mandrillus, mandril.