Spindle türkçesi Spindle nedir

  • Dingil.
  • Asitmetre.
  • Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır.
  • Mitoz ve mayoz sırasında hücrenin iki kutbu arasında, pozitif uçları birbirine doğru uzanan ve kromozomların hareketini yönlendiren mikrotüpçüklerden oluşan yapı. iğ.
  • Delmek.
  • Mil.
  • Uzamak.
  • Bir iplik uzunluk ölçüsü.
  • Kirmen.
  • Eksen.
  • İğ.
  • Eğirtmeç.
  • Kromozomların bağlandığı lifler (hücre bölünmesi).
  • İş.
  • Yoğunluk ölçer.
  • İğağacı.
  • Eğirmen.
  • İğ iplikleri.

Spindle ingilizcede ne demek, Spindle nerede nasıl kullanılır?

Spindle fibre : İğ lifi.

Spindle for channel tuning : İnce ayarın yapılmasını sağlayan düğme. İnce ayar düğmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Spindle legged : Leylek bacaklı. Çırpı bacaklı. Uzun bacaklı.

Spindle tree : İğağacı.

Bearing spindle : Yatak mili.

Spindled : Kirmen. Uzamak. Bir iplik uzunluk ölçüsü. Eğirtmeç. Yoğunluk ölçer. İğağacı. İş. Eğirmen. Delmek. Asitmetre.

Muscle spindles : Kasın orta bölümleri boyunca ince kas telleri, sıvı dolu ve mekik biçimi bir bağ dokusu kapsülü içerisinde yer alan ve merkeze kasın boyu ve boyundaki değişim hızıyla ilgili bilgileri ileten duysal reseptör, kas mekiği. Kas mekiği. Kas duyu lifi. Kas iğciği.

Shuttle spindle : Mekik iği.

Brake spindle : Fren mili. Eğleç mili.

Clutch spindle : Kavrama mili.

 

İngilizce Spindle Türkçe anlamı, Spindle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spindle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Empierce : İçyüzünü görmek. Sırrını anlamak. Nüfuz etmek. İçine işlemek. Bıçaklamak. Etkilemek. Tesir etmek. Delip geçmek. Delik açmak.

Center line : Eksen çizgisi. Aks. Merkez hattı. Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Michigan eyaletinde şehir. Orta çizgi.

Rachides : Belkemiği. Omurga. Tüy sapı (zooloji terimi). Orta damar (yaprak vb.). Başak ekseni. Rakis.

Flouted : Reddetmek. Küçümsemek. Takmamak. Hor görmek. Saygısızca karşı gelmek. Zıddına gitmek. Alay etmek. Eğlenmek. Uymamak.

Axises : Mihver. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez. Anlaşma. Uyuşma. Gözekseni. Aks.

Draw out : Görevlendirmek. Konuşturmak. Çekmek. Açmak. Hesabından para çekmek. Yaymak. Yerleştirmek. Çıkarmak. Taslağını çizmek.

Be prolonged : Uzatılmak.

Centreline : Pist orta hattı. Merkeze göre. Merkez ekseni. Orta çizgi. İkiye ayıran çizgi. Merkez hattı. Ortadan geçen hat.

Stub axle : Aks mili. Kısa dingil. Aks mafsalı. Dingil füzesi. Ön tekerleği taşıyan kısa metal çubuk. Ölü mil. Aks.

Spindle synonyms : rotating shaft, pintle, spindles, dig into, densitometers, biz, extends, extend, continue, piece, broaches, cannoned, densitometer, businesses, appointment, continueing, fusus, elongating, drag on, bore, axle tree, cannoning, cleaves, pivotal, broaching, shafts, pivot, mandril, drills, flouts, elongate, spindle tree, wood.

Spindle zıt anlamlı kelimeler, Spindle kelime anlamı

Fat : Semirtmek. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler. İçyağı. Şişko. Yağ. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişman. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Katı yağ.

 

Pointless : Anlamsız. Boşuna. Maksatsız. Beyhude. Puansız. Gereksiz. Uçsuz. Etkisiz. Yararsız. Manasızlık.

Spindle ingilizce tanımı, definition of Spindle

Spindle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The long, round, slender rod or pin in spinning wheels by which the thread is twisted, and on which, when twisted, it is wound. To shoot or grow into a long, slender stalk or body. To become disproportionately tall and slender. Also, the pin on which the bobbin is held in a spinning machine, or in the shuttle of a loom.